Baykal ve Bahçeli'ye klavuz uyarısı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşması şöyle:
ABD'de 32 ülkenin liderleriyle görüştüm. İstanbul, IMF Toplantısı'na ev sahipliği yaptı. Dünyanın en büyük kongre saraylarından birini 13 ayda tamamladık. Burada ana toplantı salonundan diğer toplantı salonlarına varıncaya kadar tüm toplantı türlerine uygun bir kongre merkezi. İstanbul bir kongre şehri olma unvanını diğer unvanlarına dahil etmiş oldu. İstanbul otelleriyle ihtiyaçlara cevap veremiyor. Yenileri gündemimizde.
6 Ekim'de yıllık toplantı yapıldı, 200 ülkeden 15 bin ziyaretçi ağırladık. Dünyanın ekonomi nabzı İstanbul'dan attı. Önemli kararlar İstanbul Kararları olarak tarihe geçti. 1500 gazeteci bu toplantıyı takip etti. Başarılı ve alnımızın akıyla bu organizasyonu tamamladık. Altını çiziyorum: Bugün Türkiye başta Ekonomisi ve politikası olmak üzere tarihin hiçbir dönemi ile kıyaslanmayacak noktada bulunuyor. Türkiye, dünya genelinde bölgesel ve küreasel bir rol oynuyor artık.
Bizim Türkiye olarak artık küçük meselelere takılıp kalmak gibi bir lüksümüz yok. Çözümsüzlüğü ilelebet sürdürmek gibi politik bir anlayışımız olamaz. Türkiye'nin bölgesinde barış ve istikrar amacı bulunmaktadır. Büyük bir Türkiye'ye yakışacak tavır "Yurtta sulh, cihanda sulh" politikası olmalıdır. Biz düşman değil dost kazanmaya çalışıyoruz. Bunun faydalarını gördük. Ancak düşman kazanmayı seven politikacılar da var. Geçmişte bunun Türkiye'ye ne kadar zarar verdiğini gördük.
IRAK VE İRAN ZİYARETİ
Önümüzdeki Perşembe Irak'a ziyaret yapacağım. Başta terör örgütünün Kuzey Irak'taki faaliyeti olmak üzere önemli konular görüşülecek. Buradaki görüşmelerimiz özellikle terörle etkin işbirliği açısından büyük önem arz ediyor. Ay sonunda Pakistan, daha sonra İran'a seferimiz olacak. Ülkemizi bölgemizi ilgilendiren tüm konuları konuşacağız. Çözüm yönünde ortak bir iradenin oluşumu için uğraşıyoruz. Ermenistan'la aramızda yeni bir süreç başladı. B uyeni bir süreç de değildir. Tüm komşularımızla ilişkilerimizi güçlendirirken Ermenistan'la aramızı düzeltmek için en başından beri gayret ettik.
MİNKS GRUBU (ABD-RUSYA-FRANSA) 20 YILDIR ÇÖZEMEDİ
Erivan'dan kalkan uçaklar Türkiye'ye gelebiliyor. Ülkemizde çok fazla kaçak Ermeni vatandaşı var. Her zaman insani hassasiyetle hareket ettik. Türkiye'ye çalışmak için kaçak gelen Ermenilere karşı merhametli olduk. Bir ortak tarih komisyonu kuralım dedik. Bilim adamları uğraşsın dedik. Arşivlere baksınlar. tarihin gerçeklerini ortaya koysunlar. Milyonlarca belge var bizim arşivlerimizde. Başka ülkelerin arşivlerine baksınlar ve önümüze getirsinler kendi elde edecekleri sonucu... Parlametnomuz bunu oy birliği ile destekledi. Diplomatik tüm yollar açıktı. Ve işte bizim çabalarımız neticesinde dostça ve barışçı yaklaşım neticesinde son derece olumlu safhaya geldik. Dışişleri Bakanımız, Ermenistan Dış İşleri Bakanı ile birlikte protokol imzaladılar. Biz hükümet olarak böyle bir yolun önünü açtık. tabii ki son söz TBMM'ye aittir. Bunu da açıkça söylemek durumundayım. Azerbaycan ve Ermenistan arasında Karabağ ve işgal edilmiş topraklar sorununda aynı şyekilde çözüm yoluna girmesini temenni ediyoruz ve bu yönde girişimlerimiz sürüyor. O günkü imza törenine üç ülke, ABD-Rusya-Fransa Dışişleri Bakanı da gözlemci olarak katıldılar. Bu üçlü 20 yıl önce kuruldu ve 20 yıldır malesef bir neticeye henüz varamadı. İki ülke devamlı bir araya getiriliyor. Henüz netice alınamadı Ermenistan ile Azerbaycan arasında. Zaman zaman biz de Aliyev'le bu konuları görüşüyoruz. Bir çok şeyler zaten paralel yürüdü. Fakat bu süreci olumsuz etkileme gayreti içerisinde olan bazı tipler var. Devamlı olarak 'Ermenistan'a şöyle kazandırmışız, böyle kazandırmışız' saçma sapan şeyler söylüyorlar. Bunların Ermeni liderlerle otellerde yaptıkları gizli toplantıları düşünsünler ve bizi ondan sonra itham etsinler. Bize kimse iftirada bulunamaz. Biz ne yaptığımız ı gayet iyi biliyoruz. Gerek Türkiye'nin gerekse Azerbaycan'ın olumsuzlukla karşı karşıya kalmayacağını biliyoruz. Ya bunlar sağır ya da anlamıyor. Azerbaycan parlamentosunda ne dediysek biz o çerçevede iş yaparız dedik. Sayın Baykal ve Bahçeli ile avanesi farklı yerlerde dolaşıyor. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunlar çözülürse kamuoyumuz bunu çok daha iyi benimseyecektir. TBMM'nin protokolleri onaylaması çok daha kolaylaşacaktır. Ama Parlamentonun bunu onaylamak için bu sorundaki gelişmeleri nazara alacaktır. Bahçeli 'takvime bağlandı' diyor. Ya takvimin tanımından ya da metinden bihabersiziniz. Onayı takiben iki aydan bahsediyor. Bu onay parlamento onayıdır. Bunları iyi okuyun iyi anlayın. Klavuzlarınızı iyi seçin. Yanlış seçerseniz başınız her zaman derde girer.
DAVUTOĞLU KONUŞACAK
Biz hiçbir şey saklamıyoruz, Dışişleri Bakanımız bu konuda parlamentoda konuşma yapacak. Aramızda hala Ermeni ustaların yetiştirdiği ustalar, sanatkarlar, zanaatkarlar var. Bir ortak geleceği de birlikte şekillendirmek, refah ve istikrar için, bölgede barışı tesis etmek bizlerin elinde. Azerilere mi, Ermenilere mi, Türklere mi ait? Bunların önemi yok. Çok gereksiz tartışma. sarıgelin türküsünü dinlediğimizde gözlerimiz yaşarıyor. Sözleri farklı olsa da ezgisiyle hepmizi aynı manayı duyuyoruz. biz diasporanın hasmane yaklaşımı karşısında Ermeni halkının faturayı ödemesini doğru bulmuyoruz.
DİASPORANIN TUZU KURU
Hariçten gazel okuyan Diaspora halkın sıkıntılarını dikkate almayabilir, gerginlik üzerinden yararlanabilir. Ancak biz makul ve sağduyulu davranan bir Ermenistan yönetimiyle dostluk geliştirebileceğimize inanıyoruz. Her türlü olumsuz girişime karşı etkili bir mücadele verdik. Belli gruplar yüzünden toplumları suçlayan yaklaşım içine girmedik.
BURSALI TARAFTARA SAĞDUYU ÇAĞRISI
Çarşamba günü yarın Bursa'da Türkiye ile Ermenistan Millî takımlarımız karşı karşıya gelecek. Türkiye'deki karşılaşmanın barış yönünde etkisi olacağına inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız Ermenistan'daki maçta misafirperverlik görmüş çok iyi karşılanmıştır. Türkiye'nin de Sayın Sarkisyan'ı türk misafirperverliğine yakışır şekilde karşılayıp, ağırlayıp uğurlamalıyız. Bursa'daki bu maça geleceklerin vakar içinde, Türkiye'ye yakışır davranacaklarına inanıyorum. Bu süreçte kendilerine siyasi çıkar devşirmek isteyenler olabilir. Bursalı kardeşlerimizin buna prim vermeyeceklerine tüm kalbimle inanıyorum.
TÜM MESELELERİ BİRDEN HALLETMEYE ÇALIŞIYORUZ
Milli birlik sürecinde geldiğimiz noktaya değinmek istiyorum. İki aya yakın süredir devam eden çalışmalarımız, ülkemiz adına son derece umut dolu bir tablo ortaya koymuştur. gerek içerde gerekse dışarda hakikaten bunun olumlu etkilerini görüyoruz. Sürecin içeriğine ilişkin bir sabırsızlık sergilendiğine de şahit oluyorum. Milli birlik sürecinin kapsadığı alanlar birkaç günlük meseleler değil . Son derece girift karmaşık bir hal almış kronikleşmiş sorunların üzerine gidiyoruz. Terörden, azınlık meselelerine varıncaya kadar çok geniş bir alanda bir bütün olarak masaya yatırıyoruz. Hedefimiz bu sorun alanlarını asgariye indirmek. Gönül ister ki bir anda bu meselelir çözelim. Kısa vaadede, orta ve uzun olmak üzere çözüme kavuşturmaya çalışıyoruz. Yasalarla yapacağımız değişiklikler olacak. Uzun vaadede anayasal değişiklik gerekiyor.
'SORUN YOK' DİYORLAR, GEÇMİŞTE KİTAPÇIK HAZIRLADILAR
Bunu da saptıranlar var. Anayasal değişiklik yapılamaz mı? Hemen neden hedef göstermeye başlıyorsun? O değişiklikler yine bir ortak akılla yapılsın istiyorum. Sorunların yapısı zaten mümkün kılanı ne ise bunu yapacağız. Ama engelleniyorsa yapılabilecek bir şey yok. Tabii bu son süreçte bir kez daha gördük ki mesele artık inkar edilemeyecek boyut kazanmıştır. Bakınız. Bu sorunu dile getirdiğimiz, çözüm arayışları içine girdiğimiz için bizi ayrımcılıkla ithem edenler oldu. Bu söylemi, bu iftiraları dikkatinize sunuyorum. Bu söylemler işte bu sorunları kronikleştirmiştir. Madem ortada böyle bir sorun yok, bundan 20 yıl önce kitapçıklar yazdırıp komisyonlar kurdurdunuz da bu çalışmaları yaptırdınız. demek ki bir sorun var. Kendi kendilerine çelişkiye düşüyorlar. Bugün bu çözüme direnenler bu sorunun bu hale getirenlerdir: Bugün çözüm iradesini suçlayanlar onlarca yıldır yaşanan sıkıntıları bu hale getiren siyasetçilerdir: AK Parti olarak bu sorunu görmezden gelebilirdik. Hiçbir risk almadan yolumuza devam edebilirdik. Ama gelecek nesillere hesabını veremezdik. Milletimizin huzuruna alnımız ak çıkamazdık. Çözüm için hiçbir çaba sarf etmeyen geçmiş siyasiler zor durumdadır ve eziktir. Bir nifak kampanyası var. Tüm vücuda sirayet etmese de etkilemektedir.
SİNKÂFLI KÜFÜRLER EKSİK
Bunların bir tek sin-kaflı küfür etmedikleri kaldı. Kamuoyu karşısında bu ifadeleri sarfedenler kendi gizli toplantılarında zaten bunu yapıyordur. Hakaretlerle süreci eleştirenler ahlak dersi almalı. Biz bu üslubu siyasete fgetirmeyeceğiz. Ayrıştırıcı ve çözümü getiren taraf olacağız. Aralarında hep şunu konuşuyorlar. Engelleyeceğiz çözdürmeyeceğiz. Kuliste farklı Meclis'ta farklı konuşuyorlar. Haklısınız ama... Böyle siyaset anlayışımnı olur. Kavga ve şiddet görüntülerin içinde oılmayacağız. Yeni yasama yılı için tüm partilere çağrı yapıyorum. Demokrasinin diyaloğun ve birlikteliğin yılı olsun. Demokrasi diyalog ve müzakere zeminidir. Siyaset uzlaşı aramak ortak aklı harekete geçirmektir. Azemi müştereğin yakalanmasıdır aslolan. Sıkılı yumrulkların tokalaşması olamaz. Az dinleyerek bağırarak siyaset olmaz. Siyasetin amacı milletin sorunlarına çözüm bulmaktır. Siayset yapılanı yıkmak değildir.
BAYKAL MEKTUBA MEDYA ÜZERİNDEN CEVAP VERİYOR
CHP lideri ile görüşerek hem gelinen noktayı görmek hem de görüş alışverişinde bulunmak istedim. Bu konuyu siyaset malzemesi olarak düşünmedim. Bu mektubu Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı olarak gönderdim. Görüşme talebimiz bir siyasi hamle değildir. Sayın Baykal bize mesajı keşke medya üzerinden vermeseydi. Dolmabahçe benzetmesini keşke yapmasaydı. O görüşme farklı kendisiyle yapacağım görüşme farklıdır. Randevu talebimize olumlu yanıt verdiği için teşekkür ederim. Bana göre bu olumlu bir adımdır. Konuyu değerlendirdikten sonra gerekli olan cevabı (kendisine) aktaracağız.
Bu süreç içerisinde hiç bir şekilde gizli kapaklı bir durum olmayacaktır. Her şey milletimizin önünde yaşanacaktır. Niyetimizin ne kadar halis olduğunu milletimizle paylaşacağız. Milletvekili arkadaşlarımızla 81 ilde seferberlik ilan edeceğiz. Allah'ın izniye milletimizin dualarıyla hayırlı bir sonuca ulaşacağımıza inanıyorum. Ben bu kadronun tarih yazacağını düşünüyorum.
ERDOĞAN'DAN BAYKAL'A TEŞEKKÜR
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, randevu talebine olumlu yanıt veren CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a teşekkür ederek, ''Bana göre bu olumlu bir adımdır. Konuyu değerlendirdikten sonra gerekli olan cevabı (kendisine) aktaracağız'' dedi.
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Baykal'ın, dün, mektubuna cevap verdiğini hatırlattı. Baykal'ın önümüzdeki hafta içinde ikisi için de uygun bir zamanda görüşebileceklerini kendilerine bildirdiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
''Mektubun içeriğini asla şu anda değerlendirecek değilim. Onu bir araya geldiğimizde kendileriyle değerlendireceğiz. Ancak daha önce de ifade ettim: 'Gönderdiği mektupla ilgili medya üzerinden konuşmak istemem' dedim. Temenni ederdim ki Sayın Baykal da gönderdikleri mektupla birlikte medya üzerinden bana mesaj göndermeseydi, yani bu görüşmenin Dolmabahçe gibi olmaması için... İşte oradaki bazı ifadelerin kullanılmasına dair... Bana göre bu çok yanlış bir söz. Dolmabahçe'de bizim Sayın Büyükanıt ile yaptığımız görüşme başka bir görüşmedir, ki ona benzer görüşmeleri bu mevkilerde olan liderler bugüne kadar hep yapmışlardır, tarih boyunca. Bugün de yaparlar, yarın da yaparlar.
Bu ise farklı bir şeydir. Ben şu anda bir şey konuşmuyorum. Ama kendileriyle görüştükten sonra bazı şeyleri açıklayacaklardır. O zaman ben de gerekli olan açıklamaları yapacağım. Randevu talebimize olumlu yanıt verdiği için kendisine teşekkür ediyorum. Bana göre bu olumlu bir adımdır. Konuyu değerlendirdikten sonra gerekli cevabı aktaracağız. Ayrıca TBMM'de de açık oturum şeklinde gerçekleşecek görüşmede, açılım süreciyle ilgili gelişmeleri milletvekillerimizle ve milletimizle paylaşmış olacağız. Her adımı milletimizin bilgisi dahilinde kamuoyunun gözleri dahilinde yürüteceğiz. Gizli kapaklı bir süreç işletmiyoruz, işletmeyeceğiz. Çünkü bu olay, bu konu gizli kapaklı olacak bir konu değil...'
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.