'Provokasyonlara dikkat!'
Türk Diyanet Vakıf-Sen İzmir Şube Başkanı Mehmet Tellioğlu, son zamanlarda üniversitelerde eğitim hakkının önünde engel teşkil eden başörtüsü yasağıyla ilgili olarak kamuoyunda lehte ve aleyhte değişik yorumlar yapıldığını belirtti. Tellioğlu, "Sağduyu sahibi Türk milleti, bu tür provokasyonlara asla kapılmayacaktır." dedi.
Konuyla ilgili bir açıklaması yapan Tellioğlu, yorumcuların bir kısmının en temel hak ve özgürlüklerden birisi kabul edilen eğitim hakkını görmezlikten geldiğini, bir kısmının ise söyleminde aşırıya kaçtığını kaydetti. Din ve vicdan hürriyetinin doğuştan var olan temel bir insan hakkı ve demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğunun, bu sebeple İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi başta olmak üzere bütün beynelmilel belgelerde yer aldığının altını çizen Tellioğlu, Anayasa'nın 24. maddesinde, "Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir." denildiğini de hatırlattı. Din ve vicdan hürriyetinin herkesin istediği dini serbestçe seçebilmesi, seçtiği dinin kendisine yüklediği mükellefiyetleri herhangi bir engelle karşılaşmadan rahatlıkla yerine getirebilmesi olduğunu belirten Tellioğlu, dini sadece bir vicdani kanaatten ibaret saymanın yanlış olduğunu söyledi.
"Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, başörtüsünün sonradan ortaya çıkmış bir âdet değil, yüce İslâm dininin bir hükmü olduğunu kararlarında belirtmiştir." şeklindeki Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'nun açıklamalarına da değinen Mehmet Tellioğlu, "üniversitelerimizdeki başörtüsü yasağı, 40 yıla yakın süredir günlük hayatımızı meşgul etmektedir. Bu sürede mesele tartışmalarla genişlemiş ve derinleşmiş, sosyal bir problem haline dönüştürülmüştür. Maddi imkanı olan birçok kız öğrenci, başta Avrupa olmak üzere dünyanın çeşitli üniversitelerinde öğrenim görmektedir. ülkemizde üniversite tahsili yapmak isteyenlerse ya başını istemeyerek açıp okuluna devam etmek veya bırakmak tercihiyle karşılaşmıştır. Kanayan bir yara olarak devam eden bu mesele, TBMM tarafından Anayasa'da değişiklik yapılarak çözüme kavuşturulmuştur. 21. yüzyıl dünyası hızla gelişim süreci yaşamaktadır. Toplum da hayatını bu gelişime ayak uydurarak devam ettirmek durumundadır. Demokratikleşme yolunda hızla ilerleme sağlarken, üniversite öğrencilerinin eğitim hakkının başörtüsü sebebiyle engellenmesi, bu gelişime tek yanlı olarak bakılması anlamına gelmektedir. Başörtüsü yasağının kaldırılmasının altında da başka şeyler aranmamalıdır." şeklinde konuştu.
Geleceğin Türkiye'sini yönetecek nesiller yetiştiren üniversite yönetici ve öğretim görevlilerini sağduyuya davet eden Tellioğlu, "Her türlü saygı ve güzelliğe layık olan milletimiz, bu yorumcuları ibret ve dikkatle takip etmektedir. Devletine sonsuz sadakati olan bu milletin evlatlarının bir kısmını rejim ve devlet muhalifi gibi göstermek, bir kısmını ise aksi olarak takdim etmek insaf ve izan ölçülerine sığmaz. Toplumu geren davranışlardan kaçınılmasını tavsiye ediyoruz. Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak, üniversite öğrencilerimizin eğitim hakkının önünde engel teşkil eden başörtüsü yasağının kaldırılmasını sağlayan siyasi parti yöneticileri ve milletvekillerini yürekten kutluyor, bu gayretlerinden dolayı tebrik ediyoruz." dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.