Haberal'ın raporu nerede?
Savcılık “hasta-doktor tezgâhı”nı bozmak için Haberal’ı Adli Tıp’a sevketti... Sonuç, birkaç gün içinde belli olacak.
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandığı gün hastaneye kaldırılan ve 181 gün İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nde yatan Başkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal’ın sağlık durumu tam bir muamma oldu. Haberal’ın sağlık sorunu ile ilgili kamuoyuna herhangi bir rapor açıklanmaması, kayırıldığı iddialarını doruğa çıkardı.
SÜREÇ NASIL GELİŞTİ?
Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal, Ergenekon soruşturması kapsamında 13 Nisan 2009'da gözaltına alındı. Tutuklanma kararı ise 17 Nisan'da çıktı. Aynı gün rahatsızlanarak İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü'ne kaldırıldı. Haberal 181 gündür burada ‘tedavi’ görüyor. Bu zamana kadar ‘kalp ritmi her an düzensiz hale gelebilir, ciddi bir rahatsızlıkla karşı karşıya kalabilir’ şeklindeki gerekçelerle taburcu edilmiyor. Haberal’ın hastanede korunduğu iddiaları üzerine savcılık yazı yazarak sağlık durumu ile ilgili bilgi istedi. Sanığın hastalığının ne olduğu, onun durumunda olan başka hastaların olup olmadığı soruldu. Mahkemeden gelen cevap, üçüncü iddianamenin ek klasörlerinde yer aldı. Buna göre, Mehmet Haberal'ın hastalığı ‘şahsına münhasır’dı. Hastaneden gelen yazıda ‘Haberal gibi bir başka hasta bulmanın mümkün olmadığı’ aktarılıyordu. Bunun üzerine savcılık Haberal’ı Ağustos ayında Adli Tıp Kurumu'na sevketti. Adli Tıp’ın hazırlayacağı rapora göre cezaevine alınıp alınmayacağı belirlenecekti. Adli Tıp, teşhis ve tedavi için birtakım işlemler talep etti. Hatta sanık geçtiğimiz ay Adli Tıp’a bile getirildi. Kesin karar için Haberal'ın 24 saat bağımsız bir hastanede kalp ritmini ölçmek için EKG Holter'in çekilmesine karar verildi. Ayrıca Haberal'a tedaviye yönelik elektrofizyoloji yapılması talep edildi. Ancak Haberal bunların hiçbirini kabul etmedi. Sanığın ‘olumsuz’ cevap vermesi üzerine oluşturulan Sağlık Kurulu, mevcut duruma göre bir rapor hazırlamaya başladı.
Bu raporun Haberal’ın başka bir hastanede 1 haftada iyileşebilecek bir hasta olduğuna yönelik bir sonuçla çıktığının basında haber olması üzerine Haberal’ın avukatları büyük bir pişkinliğe girişti. Avukat Serdar Özersin büyük bir pişkinlik örneği sergileyerek raporun nasıl basına sızdırıldığının peşine düştü. Müvekkilinin kalp ritim bozukluğu sebebiyle 7 aydır hastanede tutulmasına rağmen sağlık raporlarını kamuoyuna açıklamayan avukat, basının kamuoyunu bilgilendirme hakkını “kurumları yıpratmaya çalışıyorlar” gerekçesinin arkasına sığınarak engellemeye kalkıştı.
RİTİM BOZUKLUĞUNUN GEREKÇESİNİ BİLE BULAMAMIŞLAR
7 aydır İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nde bulunan Mehmet Haberal’ın, henüz kalbindeki ritim bozukluğunun gerekçesinin bile bulunamadığı belirlendi. Bu durum Kardiyoloji Enstitüsü Müdürü Erhan Kansız tarafından da açıklandı. Vakit’e konuşan Kansız, tetkiklerin sürdüğünü ve ritim bozukluğunun gerekçesine ulaşılamadığını dile getirdi. Kansız, Haberal’ın 3. servisteki tedavisinin sürdüğünü, Adli Tıp’ın hazırlayacağı raporun kendileri ile ilgisi olmadığını, savcılık ile Adli Tıp Kurumu arasındaki bir durum olduğunu kaydetti.
HAKAN GÜNDÜZ / VAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.