'Laikçi psiko-terör'
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Sekreteri Yalçın Topçu, başörtüsünü yükseköğretimde serbest bırakan Anayasa değişikliğine yönelik tepkilerle ilgili olarak, “TBMM iradesinde gerçekleşen Anayasa değişiklikleri sürecinde ve sonrasında yaşadığımız toplumsal psikoloji maalesef üzüntü ve endişe verici bir hal almıştır. Demokratik olgunluktan uzak, malum çevrelerin tepkileri bir nevi laikçi psiko-teröre dönüşmüştür. Laiklik adına ortaya çıkanların manevi değerlerimize fütursuzca saldırmasını anlamak ve başörtüsü üzerinden mütedeyyin kesimlere yönelik nefretlerini kusmalarına hoşgörü göstermek artık sabır taşımızı çatlatacak bir seviyeye gelmiştir” dedi.
“SİMGE YA DA İNAT MESELESİ DEĞİL”
“Başörtüsü, inat değil, inanç meselesidir” diyen Topçu, yaptığı açıklamada “Bunun dışındaki bütün bakış açılarını reddediyoruz. İnançlara hürriyet ise, demokratik her sistemde geçerli olan en temel haklardan biridir. Başörtüsünü simge haline getirenler, kızlarımız değil, onların inanç hürriyetine müdahale eden baskıcı zihniyettir. Bu tahammülsüz kesimlerin dışlayıcı tavırlarıyla bilinçli olarak kızlarımız bu noktaya itilmiştir. Simge ya da inat meselesi olarak değil, inançları gereği başörtüsü taktıklarını ifade eden bu kızlarımızın sesi ise, duvara çarpıp dönen biçare çığlıklar gibidir” ifadelerini kullandı.
“SUç İŞLİYORLAR”
Sosyal huzur ortamını bozacak keskin açıklamalar yapmaktan imtina etmeyen çevreleri de uyarmak istediğini belirten Topçu, “Kendi siyasi çıkarları için toplumu keskin kamplara ayıranlar, en basit değerlendirme ile suç işlemektedirler” dedi.
“ŞAPKA DüŞTü KEL GöRüNDü”
Topçu, talihsiz açıklamaları nedeniyle Süleyman Demirel’e de şu tepkiyi gösterdi: “‘Laikçi Koro Şefi’ gibi davranan 9. Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel’in geçtiğimiz günlerde yaptığı talihsiz açıklamalar sosyal huzurumuza fayda yerine zarar veren bir şekilde cereyan etmiştir. 28 Şubat dönemindeki rolüne dönüş yapan Demirel, milletimizin maşeri vicdanında pragmatist siyasetin duayeni olarak ibretli bir örnek sergilemektedir. 1970’li yıllarda elinde Kur’an, göğsünde iman, geliyor Muhteşem Süleyman gibi sloganlarla seçim meydanlarında coşan Demirel’in bugün manevi değerlerle kavgalı anti-demokrat bir görüntü vermesi bizim ülkemize özgü bir çelişkidir. Demokrasi dışı çevreleri tahrik edici bir üslup içinde hareket eden Demirel’in demokratlığındaki samimiyet ise, siyaseten emekliye ayrılıp, şapka düşüp kel görününce ortaya çıkmıştır. Başta eski Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel olmak üzere laikçi tutumlarını psiko-terör boyutuna getirenleri milletine karşı Fransız olmamaya çağırıyorum…”
(Engin Kaşdaş-habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.