10 yılda 580 kişi mayın kurbanı oldu

10 yılda 580 kişi mayın kurbanı oldu
Türkiye'de resmi verilere göre 1993-2003 yılları arasında 580 kişinin mayın patlaması sonucu öldüğü, 2 bin 500 kişinin yaralandığı bildirildi. Bunun, sadece 10 yıllık döneme ilişkin olduğu, son 25 yıllık çatışmalı dönemde ise binlerce insanın yaşamını yit

Bombaatar mühimmatın patlaması sonucu öldüğü iddia edilen 12 yaşındaki Ceylan Önkol olayı gündemdeki sıcaklığını korurken, Diyarbakır'da mayın ve patlamamış savaş atıklarıyla ilgili konferans düzenlendi. 

Diyarbakır Barosu, Mayınsız Bir Türkiye Girişimi ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenen 'Mayın Yasaklama Anlaşması 1. Ulusal Gözden Geçirme Konferansı', Bağlar Belediyesi Konferans Salonu'nda başladı.

Konferansın açılışında konuşan Diyarbakır Baro Başkanı Emin Aktar, Türkiye'de 1993-2003 yılları arasında 580 kişinin mayın ve patlamamış savaş atıkları patlaması sonucu hayatını kaybettiğini söyledi. Türkiye'nin 'Mayın Yasaklama Anlaşması' olarak bilinen Ottowa Sözleşmesi'ni 2003 yılında imzaladığını ve Mart 2004'te taraf olduğunu hatırlatan Aktar, geçen 5 yıllık sürede Türkiye'nin, stoklarındaki bütün mayınları imha etmesi gerektiğini belirtti. Önümüzdeki 5 yılda da toprağa gömülü mayınların çıkarılıp imha edilmesi gerektiğini söyleyen Aktar, şöyle devam etti:

"Yanımız başımızda bizimle birlikte yaşayan, kimisi kolunu, kimisi bacağını kaybetmiş insanları çoğu zaman fark etmiyoruz bile. Acılarını, ne hissettiklerini de. Bir güne giden, yaylaya çıkan insanlar bir patlama sesi duyuyor ve kendinden geçiyor. Kendine geldiğinde de kolu, bacağı veya bir başka organının olmağını görüyor. Bunun yaratacağı travmayı, insanın ruhsal dünyasında oluşturacağı depremi anlamak çok güçtür. Türkiye'de resmi verilere göre 1993-2003 yılları arasında 580 kişi mayın patlaması sonucu ölmüş. 2 bin 500 kişi yaralanmıştır. Bu, sadece 10 yıllık döneme ilişkin. Son 25 yıllık çatışmalı dönemde binlerce insanın yaşamını yitirdiği, 10 binlercesinin de yaralandığını, sakat kaldığını biliniyoruz. Bu yüzden tarafı olduğumuz sözleşmenin gereği olarak ülkemizin bir an önce mayınlardan temizlememiz gerekmektedir."

Açılış konuşmasından sonra Mayınsız Bir Türkiye Girişimi Sözcüsü Muteber Öğreten, 'Mayın Yasaklama Anlaşması ve Türkiye'deki Uygulamalar' konusunu anlattı. Öğreten, mayın deyince Türkiye'de akla Doğu ve Güneydoğu'nun geldiğini söyledi. Öğreten, yetkilileri imzalanan ve tarafı olunan sözleşmenin gereğini bir an önce yapmaya çağırdı. Dünyada bütün mayınların imha edilmesini ve insanların bu yüzden hayatını kaybetmemesi gerektiğini dile getiren Öğreten, bunun sağlanması için mücadele verdiklerini kaydetti.

Mayın patlaması sonucunda vücudunun çeşitli yerlerinden sakat kalanların da katıldığı konferansta daha sonra 'Uluslararası Başarılar ve Deneyimler', 'Mayın Yasaklama Anlaşması, insan Hakları, İnsancıl Hukuk İlişkisi ve Türkiye', 'Mayın Yasaklama Anlaşması ve Ulusal Mevzuat', 'Türkiye'de Sağlık Sistemi ve Mayın Kurbanı Çocuklar' ve 'Mayın Yasaklama Anlaşması, Mayın Kurbanlarının Hayatlarını Nasıl Değiştirdi' konuları tartışıldı. (CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.