'Akil adamların' ilginç Doğan cevabı
MEHMET NEDİM ASLAN/LONDRA
Türkiye’nin demokrasi konusunda son 10 yılda hayal edilemeyecek derecede önemli başarılar gerçekleştirdiğini söyleyen Avusturya eski Dışişleri Bakanı ve Bağımsız Türkiye Komisyonu Raportörü Albert Rohan ve Komisyon Başkanı Finlandiya eski Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari, Doğan Grubu’na verilen vergi kaçırma cezasının basın özgürlüğüne darbe vurup vurmadığına ilişkin Hürriyet gazetesinin sorularına ilgisiz kaldı. Rohan, Türkiye’nin genel anlamda hem ifade özgürlüğü hem de basın özgürlüğü konusunda önemli adımlar attığını kaydederek, basın özgürlüğü konusunda Avrupa Birliği Komisyonu’nun görüşünün net olduğunu söyledi. Rohan’ın iki cümleyle geçiştirdiği soruyu Ahtisaari ise cevaplandırmadı.
AB, TÜRKİYE’YE ADİL DAVRANMIYOR
İngiltere Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Chatham House'da "Türkiye'nin Sonraki Adımları" konulu bir panel düzenlendi. David Logan’ın yönettiği panelde Finlandiya eski Cumhurbaşkanı ve kamuoyunda “Akil Adamlar” olarak bilinen Bağımsız Türkiye Komisyonu Başkanı Martti Ahtisaari ile Avusturya eski Dışişleri Bakanı ve Bağımsız Komisyonu’nun Raportörü Albert Rohan konuştu. Ahtisaari ve Rohan konuşmalarında, Türkiye’nin demokrasi alanında büyük atılımlar gerçekleştirdiğini belirterek, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı haksızlık yaptığına vurgu yaptı.
AHTISAARI’DEN TÜRKİYE’YE ÖVGÜ
Komisyon Başkanı Ahtisaari, Bağımsız Türkiye Komisyonu’nun 5 yıl aradan sonra hazırlamış olduğu ikinci rapor hakkında bilgi verirken, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda önemli başarılara imza attığını kaydetti. Ahtisaari, Türkiye’nin Kürt sorununun çözümü, komşularıyla olan ilişkilerini geliştirmesi, Alevilerin sorunlarını görüşmesi, askeri unsurların sivil mahkemelerde yargılanabilme gibi birçok konuda Avrupa standartlarını yakaladığını ifade ederek, hem Avrupa hem de Türkiye için AB üyeliğinin büyük bir yarar getireceğini söyledi.
TÜRKİYE BÖLGESEL GÜÇ OLUYOR
Bağımsız Türkiye Komisyonu Raportörü Albert Rohan da, Türkiye’nin Ermenistan ile başlattığı diplomatik ilişkilerin bölgenin barışı açısından önemli olduğunu ve 10 yıl öncesine Türkiye’nin büyük başarılara imza atarak bölgesinde önemli bir güç olduğunu kaydetti. Rohan, AB’nin komşularıyla iyi ilişkileri olan ve bölgesel bir güç haline gelen Türkiye’ye muhtaç olduğunu söyledi.
TÜRKİYE VE İSRAİL…
Paneldeki konuşmaların ardından soruları cevaplandıran Ahtisaari ve Rohan, daha çok Türkiye’nin son dönemde İsrail olan ilişkilerine yönelik sorulara muhatap oldu. Türkiye’nin İsrail ile diplomatik gerginliğinin AB üyelik sürecini etkileyip etkilemeyeceği konusundaki bir soruya Ahtisaari, Türkiye’nin İsrail-Suriye ve Pakistan-Afganistan, Suriye-Irak arasında arabuluculuk yaparak, bölgesinde barış istediğini gösterdiğini belirterek, İsrail-Filistin sorununun çözülmesi için de çaba gösterdiğini söyledi. Ahtisaari, tatbikatın iptaliyle başlayan gerginliğin Komisyon’un çalışmalarıyla ilişik olmadığını kaydetti.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE TÜRKİYE
Türkiye’nin yaptığı reform çalışmalarının övüldüğü panelde Ahtisaari ve Rohan, vergi kaçırdığı gerekçesiyle Aydın Doğan Grubu’na kesilen cezanın Türkiye’deki basın özgürlüğüne vurulmuş bir darbe olup olmadığına dair Hürriyet gazetesinin sorduğu bir soruya ilgisiz kaldı. Rohan, Türkiye’nin genel anlamda hem ifade özgürlüğü hem de basın özgürlüğü konusunda önemli adımlar attığını kaydederek, basın özgürlüğü konusunda Avrupa Birliği Komisyonu’nun görüşünün net olduğunu söyledi. Rohan’ın iki cümleyle geçiştirdiği soruyu Ahtisaari ise cevaplandırmadı.
AB LİDERLERİ TÜRKİYE KARŞITI SÖZLERİNE SON VERMELİ
Öte yandan başkanlığını Martti Ahtisaari ve raportörlüğünü Albert Rohan’ın yaptığı Bağımsız Komisyon’un hazırlamış olduğu ikinci raporda Türkiye’nin demokratik çabaları övülürken, Avrupa Birliği liderlerine eleştiriler yer alıyor. “Avrupa’da Türkiye: Kısır Döngüyü Kırmak” başlığını taşıyan raporda, Türkiye’nin Kürt sorunu konusunda ve Alevilerle ilgili önemli çabalar ortaya koyduğunu, Ceza Kanunu’nun 301. Maddesini değiştirdiği belirtilerek, genel olarak AK Parti Hükümeti’nin özgürlükler konusunda önemli reformlar gerçekleştirdiği belirtiliyor. Raporda Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin Türkiye’ye yönelik yaptığı olumsuz konuşmaların her iki tarafın kamuoyunun birbiri hakkında negatif bakmasına yardımcı olduğu belirtilerek, AB liderlerinin kendi kamuoylarına Türkiye karşıtı açıklamalar yapmaması çağrısı yapıldı.
CHP, ORDU VE YARGI REFORMLARI ENGELLİYOR
Raporda, AK Parti’nin bir yandan demokrasi konusunda çalışmalar yaparken, öte taraftan 2007 yılından bu yana içerideki muhalefetle uğraşmak zorunda kaldığı ve bunun da reformları geciktirdiği ifade edilerek, “Hükümet 2007 yılından asker, yargı ve CHP’den oluşan bir koalisyonla mücadele etmek zorunda kaldı. AKP’ye yönelik bu saldırılar, Genelkurmay Başkanlığı’nın açık bir şekilde müdahale edebileceği ve parti hakkında açılan kapatma davası ile hükümeti yıkmak için kurulan Ergenekon örgütüyle devam etti. Bu saldırılar, Türkiye’deki reform çalışmalarını yavaşlattı” denildi.
AVRUPA BİRLİĞİ, KIBRISLI TÜRKLERİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTI
Kıbrıs konusunda da Avrupa Birliği’ne yönelik eleştirilerin yer aldığı raporda, Kıbrıslı Türklerin Annan Planı’na evet oyu vererek adada barış istediğini gösterdiği ancak Avrupa Birliği tarafından sonradan hayal kırıklığına uğratıldığı belirtilen raporda, sorunun çözülmeden Rum kesiminin AB’ye alınmasının bir hata olduğu da vurgulandı. Avrupa Birliği’nin Kıbrıs sorununun çözümü için daha çok çaba göstermesi gerektiği kaydedilen raporda, hayal kırıklığına uğramış ve izole edilmiş Türk tarafının çözüm istemeyen bir kişiyi 2010’da başa getirebileceği uyarısında bulunuldu.
KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN EN FAZLA BU HÜKÜMET ÇABA GÖSTERDİ
Kürt sorunu konusunda hükümetin önceki hükümetlerden çok daha fazla atılım gerçekleştirdiği vurgulanan raporda, TRT-6’nın açılmasından, Kürt dilinin üniversitelerde öğretilmesine kadar bir dizi çalışma yapıldığı ve yapılacağı kaydedildi. Bazı Kürtlerin otonomi isterken, çok azının bağımsızlık istediği kaydedilen raporda, bunun ters tepeceği kaydedildi. Otonominin Batı’da yaşayan Kürtler için büyük bir problem olacağı kaydedilen raporda, DTP dışındaki partilerde çok sayıda Kürt milletvekilinin bulunduğuna dikkat çekildi.
KOMİSYONDA KİMLER BULUNUYOR?
İlki 2004 yılında yayınlanan Bağımsız Türkiye Komisyonu’nin ikinci raporu 50 sayfadan oluşuyor. Türkiye-AB ilişkileri, Türkiye’deki reform çalışmaları, Kürt Sorunu, Kıbrıs, İslam ve Ermeni konularının yer aldığı raporu Finlandiya eski Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari, Almanya’ın Sakson bölgesi eski Başbakanı Kurt Biedenkopf, İtalya eski Uluslar arası Ticaret Bakanı Emma Bonino, Hollanda eski Dışişleri Bakanı Hans van den Broek, Polonya eski Dışişleri Bakanı Bronislax Geremek, London School of Economics (LSE) eski Direktörü Profesör Antony Giddens, İspanya eski Dışişleri Bakanı Marcelino Oreja Aguirre, Fransa eski Başbakanı Michel Rocard, Avusturya eski Dışişleri Bakanı Albert Rohan hazırladı.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.