Ergenekoncu Apo, katlettirdiği Kürt çocuklarının hesabını versin
Bölücü başı Abdullah Öcalan, sık sık Kürt haklarından bahsederken Türkiye Cumhuriyeti Devletinden de “Faili meçhul şekilde öldürülen Kürtlerin” faillerinin bulunmasını istemekte.
Ve Terörist başı Apo, Ergenekon çetesinin de PKK içinde uzantıları olduğunu geçenlerde Avukatlarına itiraf etmişti. Bunların başında ise Sakık’ları ilan etmişti.
Bir zamanlar Bölücü başı Apo’nun yakınlarında olan fakat şimdi iç muhalefet çizgisinde bulunan yazar H.A..Apo’nun bu “Günahsız” rollerine dayanamayıp, o’nun ne kadar katil olduğunu ve Kürt çocuklarını nerede- ne zaman ve ne şekiller de katlettiğini isimleri ile anlattı.
İşte Kürtçü yaza H.A.’nın dehşet verici açıklamaları
“İmralı mukiminin defalarca ifade ettiği gibi PKK içinde oluşmuş “çetelerin” suçları teşhir edilir ammaaa..
1986- 1994 arası Zele’de, Bekaa’da. Şam’da katledilen, binkevir edilen, tecavüz edilen, naylon yakma ve akıtma işkencelerine tabii tutulan Kürd çocuklarının katilleri açığa çıkarılacak mı.?
Örneğin güney çatışması sürecinde hastane olarak kullanılan bir mağarada yaralı 17 Kürd gencini kurşunlayıp katledenler.
Parti hapishanesi olarak kullanılan mağaralarda işkenceye tabii tutulan işkence sonucu ajan olmadıkları halde bunu kabul etmek zorunda bırakılan yüzlerce Kürd gencinin katili.
Önderliği bilince çıkaramaz dolayısıyla ajan faaliyeti içindedir gibi iddialarla infaz edilenler.
Katledildikten sonra sözüm ona itibari iade edilmiş olanlar!
Bunlar ve daha birçoklarını açığa çıkarıp „ulu önderinizi ve tabii kurmaylarını“ yargılayabilecek mi?
Biz üzerimize düşeni yapıp hatırlatalım kım bilir belki Cemil ‘’Heval’’ hatırlayamaz!
Bizzat Öcalan’ın emriyle infaz edilenlerden bir kaçı:
Ali Doğan Yıldırım
Mehmet Turan-
Mehmet Uzun-Ali Yaylacık-Ahmet Ballı
Abdullah Kumral (Yusuf hoca)
Şükrü Karakuş (Şoreş)
Cemile Merkit (Seher)
Murat Bayraklı
Enver Ata
Resul Altınok (Davut)
İzzettin Evcil (Serdar)
Zülfü Gök
Çetin Güngör (Semir)
Lamia Baksi (Dr. Jîyan)
Mustafa Ömürcan (Sarı Ömer)
Mahmut Bilgili
Mehmet Tunç
Dilaver Yıldırım (Haydar)
Halil Kaya (Kör Cemal)
Mustafa Çimen (Teyfik)
Şahin Baliç (Metin)
Zeki Yılmaz
Mehmet Şener (Ahmet)
Cemil Işık (Hogır)
Ali Ömürcan (Terzi Cemal)
Engizek İnfazları
Osman TİM
Mehmet Çimen (Ali Rıza)
Yıldırım Merkit
Hidayet Bozyiğit
Nazime Aktürk
Faruk Bozkurt (Dr. Nasır)
Faysal Dunlayıcı (Kani Yılmaz)
Ramazan Topbaş(Sarı İbrahim)
Suriyeli Çekdar
Hıkmet Fıdan
Ali Doğan Yıldırım; 1976 yılında Ankara'da öldürüldü, intihar etti diye lanse edildi. 2 Eylül 1979 tarihli Aydınlık Gazetesi’nde tekoşin adına yayınlanan bir bildiri olayın intihar olmadığı şu cümlelerle belirtiliyor. “Ortaya çıkışlarıyla birlikte, 1976 da kendi arkadaşları Ali Doğan Yıldırım’ ı kaldığı evde adeta polis adına beynine tek kurşun sıkarak öldürdüler. Cesedini bir sokağa bırakarak ‘arkadaşımızı çelik yelekli polis timleri vurdu’ yaygarasını kopardılar. Daha sonra olay öğrenilince, kaza olduğunu söyleyerek geçiştirdiler. Ali Doğan’ın öldürülmesinde kullanılan tabanca daha sonra K.P’in üzerinde yakalandı…”
Mehmet Turan; İnfaz edilen ilk PKK-MK yedek üyesidir. 27 Kaşım 1978 de, Diyarbakır’ın Lice İlçesi’ne bağlı Fis Köyü’nde gerçekleşen, PKK’nın 1. Kuruluş Kongresi’ne katılan kadrolardan ve ilk oluşum safhasında örgütün önde gelen eylem adamlarından biridir. Birçok eyleme katılmış, MİT ajanı olarak bilinen Pilot Necati ile Öcalan’ın ilişkisini derinlemesine bilen, derin devletle olan ilişkisine ve birçok karanlık olaya şahit olan Mehmet Turan, Ajan-provokatörlükle suçlanır, 1979 yılında Mardin’de infaz edilir.
Mehmet Uzun
Ali Yaylacık
Ahmet Ballı ;
Her üç isimde Siverek sürecinde etkin görevlerde bulunmuş ve Öcalan’in yardımcıları olarak nitelendirilmişlerdir. düşmanla işbirliği yapmışlar, diyerek suçlanırlar.
İnfazlar sonrası Öcalan her zamanki gibi „Az daha örgütü tasfiye edip yerime geçeceklerdi ama onları erken tespit ettim, erken davranıp çeteyi ortaya çıkardım, bu büyük tehlikeyi zamanında bertaraf ettim.“oysa gerçek bu değildir.
Bu insanlar Öcalan’ın bir yığın ilişkisinin tanığıdır ve Öcalan’in bir anlamda korkulu rüyasıdır. Bertaraf edilmelidir. İşkenceyle alınan ifadeleri uzun süre örgüt iç eğitiminde kullanılmıştır.
Abdullah Kumral (Yusuf hoca); 1979–1980 tarihlerinde, PKK’nın Gaziantep İl Sekreterliği yapan, 1980 sonrasında ise Urfa Bölge Sekreterliği’ne getirilen ve PKK-MK üyesi olan Kumral, Öcalan’ın izlemiş olduğu politikalara karşı çıktığından dolayı, göz hapsine alındı, kaçtı, ama Suriye istihbaratı tarafından yakalanarak PKK ye teslim edildi. Bekaa Kampı’nda, kulaklarına tüfek harbisi sokularak ve bin bir çeşit işkenceye maruz bırakılarak öldürüldü.
Şükrü Karakuş (Şoreş): İlk Kadrolardan savaş kaçkını olduğu iddia edildi. İnfazı üzerindeki sır perdesi aralanamadı. Karakuş Parti içinde Çetin Güngör (Semir ) yanlısı olarak bilinirdi. Öcalan Şoreşi Komutan Egıd'ın öldürdüğünü söyler. „Bir de Şoreş vardı. Bir delikanlı, ilk eylemimizi yapan adam! 1977 de kendi eliyle yaptığı eylemle üç yüz bin lira getirmişti. Bize o parayı teslim eden gençti. Onun da bir kızla ilişki durumu vardı. Ben ülkeye gitmem, diyordu. Dayattı kendini, yere attı. Bir sürü hastalık numarası yaptı. En son sanırım Egîd sınıra geliyor. Bü, ben ölsem de sınırın içine adım atmam, diyor. Orada, Egîd arkadaş onu tarıyor ve çok iyi bir karar…”
Murat Bayraklı; 1982 yılında, PKK 2. Kongresi sonrasında, örgüt içi temizlik hareketinin kurbanlarından biri de Murat Bayraklıdır. Bu süreçte Avrupa’ya sığınan Murat Bayraklı, 5 Haziran 1984 günü, Batı Berlin’de, bir çöp bidonunda yakılarak öldürülür.”
Göktürk Tunçtürk
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.