İşte Türkiye'yi sarsan mektup
Skandal belgenin orijinali savcılara ulaştıran subay:
TSK cuntaya sahip çıktığı için itibar kaybediyor
TSK Çiçek’in bilgisayarın 35 kez sildi
Savcılara İrtica ile Mücadele Eylem Planı”nın orijinalini gönderen Subayın ihbar mektubunda TSK’da yapılanan cunta hakkında önemli bilgiler verdiği ortaya çıktı. Kendisinin de Psikolojik Harekât Daire başkanlığında görevli olduğunu itiraf eden subay, skandal belgede imzası bulunan Albay Dursun Çiçek’e ait bilgisayarların özel programlarla tam 35 kez silindiğini belirtiyor.
İhbar mektubunun devamında TSK’da yaşananları anlatan subay, “Sayın savcım İrtica ile Mücadele Eylem Planı Basında yer alır almaz erken davranarak söz konu evrakın aslını gizlice dosyalandığı klasörden aldım. Belgenin aslının yerinde olmadığı anlaşılınca önce bir kriz yaşandı. Ancak daha sonra belgenin ele geçirilmesinden korkan bir cunta mensubu tarafından imha edildiği görüşü benimsendi. Nitekim İlker Başbuğ belgenin aslının imha edildiğine kanaat getirdikten sonra açıklama yaptı. Albay Çiçek'in bilgisayarı ilgili şubedeki tüm bilgisayarlar ve ilgili serverler dâhil hiç bir şey alınmamıştır. Alınan tüm bilgisayarlar özel programlarla 35 kez geri getirilemeyecek şekilde silinmiştir. bu işlemler 19-20-21 Haziran tarihinde gizli bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bilgisayar ve Hard diskleri savcılığa tüm temizleme işlemleri gerçekleştirildikten sonra gönderilmiştir” diyor.
KEMAL GÜMÜŞ'ÜN HABERİ
İhbar mektubunu gönderen subay kuşaklar boyu Türk Silahlı Kuvvetlerine Hizmet eden bir aileye mensup olduğunu son aylarda yalanan olaylarda TSK'nın itibar kaybına uğramasının kendisini ve silah arkadaşlarını rahatsız ettiğini belirtiyor. İhbar mektubunu gönderen subay kuşaklar boyu Türk Silahlı Kuvvetlerine Hizmet eden bir aileye mensup olduğunu son aylarda yalanan olaylarda TSK'nın itibar kaybına uğramasının kendisini ve silah arkadaşlarını rahatsız ettiğini belirtiyor.
İŞTE O MEKTUP
"Kendi Milletine karşı psikolojik harp yapan, toplumu bölen ve toplumun değerlerini karşısına alan bir TSK'nın hayal edilmesi mümkün olmadığı nasıl bir gerçekse, TSK'nın yamamının böyle olmadığı da bir gerçektir." diyen subay önceleri doğru ve gerekli olduğuna inandığı için, benzeri üçüncü dünya ülkelerinde olabilecek, kendi vatandaşlarına "psikolojik harp" uygulayan bir cunta faaliyetinin içinde yer aldığını belirtiyor. Şuan içinde bulunmaktan büyük pişmanlık duyduğunu belirten subay oluşumun Psikolojik Harekât Daire Başkanlığını kendine maşa olarak kullandığını belirtiyor. Psikolojik Harekât Daire Başkanlığının imkânlardan faydalanılarak, Vali, Kaymakam, savcı ve hâkim gibi önemli kadrolarda bulunan birçok kişi hakkında bilgi fişi hazırlandığı belirtilen mektupta tüm bunları cunta yapılanmasının yaptığı ancak yapılanların kamuoyuna yansıması ile Psikolojik Harekât Daire Başkanlığının yıprandığını anlatılıyor. Kurumun adının Bilgi Destek Daire Başkanlığı olarak değiştirilmek zorunda kalınan kurumun Bilgi des
tek taburlarının sayısının bire indirildiği aktarılan mektupta cuntanın bu tek taburda da örtülü faaliyetlerine devam ettiği belirtiliyor.
Mektupta cunta örgütlenmesinin yıllardır işgal ettiği makamlar, kilit pozisyonlar ve sivil uzantıları ile ülkenin gündemini elinde tuttuğu faaliyetlerini de tüm TSK'nın ortak görüşü gibi yansıttığı ifade ediliyor. Cunta örgütlenmesi ve faaliyetlerinden rahatsız olan subayların da "TSK'yı yıpratmak istiyorlar, Silah Arkadaşıyız. Biz bir aileyiz" gibi sözlerle baskı altına alındığı, cuntanın pisliklerini içerde saklamak zorunda kalan TSK'nın da sürekli itibar kaybettiği ifade ediliyor. Mektubu kaleme alan subay, PKK'ya yardım uyuşturucu, fişleme, suikast ve örtülü operasyonlar gibi toplumun geneli tarafından kulaktan kulağa yayınlan birçok olayın medya aracılığı ile öğrenildiğini ancak kendisi ve kendisi gibi Bilgi destek Daire Başkanlığında görev yapan birçok subayın toplumun bilmediği birçok konuyu yakından bildiklerini ifade ediyor. Bilgi Destek taburu olarak bizzat olayların içinde yer aldıklarını anlatan subay Aktüten'de, Dağlıca'da, Poyrazköy'de Çukurca'da ve daha birçok yer olan olayları bizzat yaşadıklarını kaydediyor.
İŞTE SUBAYIN YAZDIĞI MEKTUPTAN İLGİNÇ BÖLÜMLER
"Devletin kurumlarını bir birbirine düşüren, İrtica ile Mücadele Eylem Planına bakıldığında her olayda olduğu gibi bu olayda da cuntanın kendi bekası için ülkemizin tüm değerlerini param parça etmeye çalıştığı görülmektedir."
"TSK'da psikolojik harekât birimlerinin kuruluş safhasından bu yana aktif bir şekilde görev alan ve 2009 atamalarında Bilgi Destek Okul Komutanlığında görev alan Hv. Öğ. Bnb. H.B. bahse konu belge hakkında 'Bu belgeyi biz hazırlamıştık nasıl sızdı anlayamadım?' demiştir."
"Sayın savcım İrtica ile Mücadele Eylem Planı basında yer alır almaz erken davranarak söz konu evrakın aslını gizlice dosyalandığı klasörden aldım. Belgenin aslının yerinde olmadığı anlaşılınca önce bir kriz yaşandı. Ancak daha sonra belgenin ele geçirilmesinden korkan bir cunta mensubu tarafından imha edildiği görüşü benimsendi. Nitekim İlker Başbuğ belgenin aslının imha edildiğine kanaat getirdikten sonra açıklama yaptı. Mensubu bulunduğum TSK'ya uzun yıllar hizmeti bulunmuş bir subay olarak bir hizmetim daha bulunsun istiyorum. Özverili çalışmalarınıza katkıda bulunmak adına bu belgeyi size gönderiyorum"
CHPLİLERİN DESTEĞİ İLE BAŞKA BELGELERDE HAZIRLANDI
Mektub da ayrıca 2007 yılı Eylül ayında dönemin Genelkurmay ikinci Başkanı Org. Ergin Saygun'un emri gereği bir kısım akademisyen ile CHP'li bazı politikacıların desteği ile Genel Kurmay Harekat Başkanı Korg. H. Nusret Taşteler himayesinde Bilgi Destek Şube Müdürü olan Dursun Çiçek, S.Ö., İ. Z. G. ve F. S. tarafından toplumu yönlendirme maksatlı bazı belgeler hazırlandığına şahit olduğu anlatılıyor. Mektubu kaleme alan subay bu çalışmalardan bir örneği de mektupla birlikte savcılara gönderdi. Org. H.I. tarafından doğrudan netice alabilecek bir eylem planı hazırlanması için emir verdi. Bunun üzerine Korg. M.Ö. ve tümg. M. B.'nin katkılarıyla gerekli çalışmaların başlatıldığı ve söz konusu eylem planının bizzat Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı da mektupta anlatılan olaylar arasında.
GENELKURMAY ANDICI KABUL ETTİ
"Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlanan çeşitli sivil toplum kuruluşlarının fişlendiği andıcın medyaya yansımasının ardından soruşturma başlatıldığı soruşturma sonucunda hazırlanan bilgi notunda söz konusu andıcın 29 Temmuz 2004 tarihinde başlatıldığı, Nisan 2006 tarihinde ilgili makamlara arz edildiği ifade edilmektedir. Yani Genel Kurmay Başkanlığı adı geçen andıcı kabul etmektedir. Albay Dursun Çiçek hakkında hiç bir işlem yapılmamıştır."
"İrtica ile Mücadele Eylem Planının basına yansımasının ardından belgenin hazırlanmasında kullanılan tüm bilgisayarlar temizlenmiş ilgili evraklar imha edilerek kamuoyuna Genelkurmay Başkanlığı'nın böyle bir çalışmasının olmadığı yönünde açıklama yapılmıştır. İmha süreci Kurmay Albay U.B. tarafından takip edilmiş, kendisi bilgisayarların harddisklerinin geri getirilemeyecek şekilde silinmesine nezaret etmiştir. Bu işlemde Alb. Ş.K. Ütğm. E.S., Ütğm. K.B., Bçvş. M.T. ve Svl. Me. R.S. görev almıştır."
İrtica ile Mücadele Eylem Planının basına yansımasının ardından Genelkurmay Başkanlığında yaşanan diğer gelişmeler şunlardır:
1) Genelkurmay Başkanlığı olaydan, söz konusu belgenin basına yansıdığı gün sabah saat 04:30 sıralarında Genelkurmay İletişim Daire Başkanlığı vasıtasıyla haberdar olmuştur.
2) Tümg. M.M.A. bir binbaşı ile olayı incelemek üzere Bilgi Destek Daire Başkanlığına geldiğinde Albay Dursun Çiçek dışındaki iki şube müdürünün mesai saatleri başlamadan önce Dursun Çiçek'İn ofisinde bilgi ve belge temizliği yaptıklarına şahit olmuşlardır.
3) aynı gün mesai başladıktan sonra, Tümg. M.M.A. tarafından Dursun Çiçek'e "Bunu sizmi hazırladınız?" diye sorulmuş, Albay Çiçek panik içinde inkar ederek "bunu biz yapmadık. Bizin şubenin işi değil." deyince Tümg. M.M.A. "Sen onu bırak. Ben sana bu şekilde hazırlanan yüzlerce belge gösteririm. Sen bana bu belgenin nereden sızdığını sözle" diyerek tepki göstermiştir.
4) bu olay anında hiç bir mahkeme kararı alınmamıştır. Hiç bir gözaltı gerçekleşmemiştir ve hiç bir ifadeye başvurulmamıştır.
BİLGİSYARLAR 35 KEZ SİLİNDİ
5) Sivil Savcılığın olaya el koyma hususu gündeme gelince, Albay Çiçek'in bilgisayarı ilgili şubedeki tüm bilgisayarlar ve ilgili serverler dâhil hiç bir şey alınmamıştır. Alınan tüm bilgisayarlar özel programlarla 35 kez geri getirilemeyecek şekilde silinmiştir. bu işlemler 19-20-21 Haziran tarihinde gizli bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bilgisayar ve Hard diskleri savcılığa tüm temizleme işlemleri gerçekleştirildikten sonra gönderilmiştir.
6) Albay Çiçek'in ve ilgili şubenin bilgisayarlarını inceleme ve temizleme işlemince Genel Kurmay MEBS Başkanlığında görevli Ütğm. F.K. ve Deniz kuvvetleri MEBS Başkanlığında görevli Ütğm. B.Ş. görev almıştır.
BİZ PERSONELİMİZİ BÖYLE KORURUZ
7) Albay Çiçekin evinin aranma işlemi olay basına sızdıktan 5 gün sonra göstermelik bir şekilde gerçekleşmiştir. Aramalara bilgisayarların silinmesinde bulunan Deniz kuvvetleri MEBS Başkanlığında görevli Ütğm. B.Ş.'nin eşi Genelkurmay Askeri Savcı Yardımcısı As. Hak. Yzb. İ. V.Ş. katılmış ve aramalara ciddiyet kazandırmak için evde 5-6 saat vakit harcamış, hiç bir arama yapmamış ve hiçbir şey bulamadan geri dönmüştür. Yavuz hırsız misali Sayın Askeri Savcımız, Bilgi Destek Komutanlığına geldiğinde "Biz personelimizi böyle koruruz" diyerek tavrını açık açık göstermiştir.
40 TORBA EVRAK İMHA EDİLDİ
8) Aynı şekilde Genelkurmay Başkanlığındaki tüm kâğıt imha makineleri bir araya toplanarak hukuki açıdan sıkıntıya yol açacak 40 torba evrak bu makinelerle kırpılarak ve akabinde yakılarak deliller yok edilmiştir. Bahse konu işlemlerde görev alan tüm erbaş ve erler uygun biçimde uyarılmıştır.
SIKINTILI EVRAKLARDA TSK İBARESİ BULUNMAZ
9) Albay Dursun Çiçek ve ekibi tarafından hazırlanan "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" belgesinin TSK'ya ait olmadığının raporlanmak ve belgenin yazım teknikleri açısından sahte olduğunu ispata yönelik; bilgi destek harekâtı ve Gayri Nizami Harp Teknikleri hakkında deneyimli akademik eğitim ve karar tecrübesine sahip bir personel başkalığında bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve kamuyoyunun belgenin sahte olduğunu algılamasına yönelik göstermelik bir rapor hazırlamıştır. Gnkur. İsth. Bşk.lığında olduğu gibi Gen. Kur. Destek Daire Başkanlığındaki mevcut uygulamada: özel içeriği bulunan evrakların ( Hükümet, İrtica, şahıslar, STÖ. Vb. hukuki açıdan sıkıntılı evraklar) üzerinde TSK'ya ait olduğunda dair hiç bir ibare bulunmaz.
10) irtica ile Mücadele Eylem Planı'nın sızmasının ardından hemen sonra benzer belgelerin sızmasını önlemek üzere özellikle Alb. Dursun Çiçek'in E. Org. Hurşit Tolon' gönderdiği iletinin basında yer almasına müteakip bilgi güvenliği konusunda Org. H.I. imzasıyla bir emir yayınlanmış ve bilgisayar ortamındaki yazışmalarda kesinlikle yazı bittikten sonra arz ederim ad soyad, görev gibi ifadelerin olmaması istenmiştir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.