Dağdan dönüş: Arınç'tan flaş açıklama

Dağdan dönüş: Arınç'tan flaş açıklama
Bülent Arınç Kasım ayında dönüşlerin devam edeceğini açıkladı.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, NTV'de katıldığı programda dağdan dönüşlerin Kasım ayında devam edeceğini bildiğini açıkladı. Dağdan dönüş çerçevesinde yurt dışından da bir grubun gelmesi beklenmiş ancak Kandil ve Mahmur'dan gelen 34 PKK'lı için düzenlenen karşılama töreninin provokasyona dönüşmesi nedeniyle ertelenmişti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın karşılama provokasyonuna ilişkin yaptığı "Böyle devam ederse açılım biter" meyanındaki açıklaması "dağdan dönüş" konusunun çıkmaza girmesine ve bir süre siyasi arenada tartışılmasına neden olmuştu.

Bülent Arınç ayrıca MHP ve CHP'nin tutumuna da üzüldüğünü belirterek, süreci olumsuz etkileyebilecekleri kaygısını ifade etti.

SÜREÇTEN VAZGEÇME SÖZ KONUSU DEĞİLDİR

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Dağdan iniş sürecinin yani Türkiye'ye gelmeleri konusunun, bundan sonra devam edip en son noktaya yani terörün sona erdirilmesi, silahlı eylem yapmama noktasına gelebileceklerini söylüyoruz. Burada bir inkıta, bir ara verme söz konusudur. Süreçten tamamen vazgeçme söz konusu değildir'' dedi.

NTV'de canlı yayına katılan Bülent Arınç, ''demokratik açılım sürecinin askıya alınması veya sil baştan yapılmasının söz konusu olup olmadığının'' sorulması üzerine, sürecin askıya alındığı veya sil baştan yapılacağı görüşüne katılmadığını söyledi.

Bu işin içerisinde olan bir kişi olarak, ''sürecin devam edeceğini'' vurgulayan Bakan Arınç, ''Devam etmeye de mecbur'' diye konuştu.

Arınç, terör örgütü üyelerinin Türkiye'ye dönüşü sırasında yaşananların ''örgüt, Öcalan propagandasına dönüştüğüne'' dikkati çekerek, ''Bu hepimizi üzmüş, derinden etkilemiştir'' dedi. Bu karşılama törenlerinden, giysilerden, konuşmalardan rahatsız olduklarını ifade ettiklerini kaydeden Arınç, gelişlerin devam etmesini ümit ettiklerini bildirdi.

''Hükümete göre ne olursa dönüşler yeniden başlayacak?'' sorusu üzerine Arınç, bu tür olayların tekrarlanmaması gerektiğini, bu konuda herkese sorumluluk düştüğünü dile getirerek, ''Bu sorumluluğu bir kez daha düşünmeleri açısından böyle bir ara toplama herhalde ihtiyaç duyuldu'' diye konuştu.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün bugün yaptığı açıklamaların hatırlatılması üzerine Arınç, Türk'ün AK Partiye yönelttiği ithamlarda haklı olmadığını belirterek, şunları söyledi:

''Biz böyle olmasını arzu etmedik, inisiyatifimiz dışında gelişti. Olaylar daha da büyümesin, çatışmaya dönüşmesin diye belki bir takım gösterilere fiilen müdahale edilmedi. Ama cesaretli olmamak gibi bir ithamı ben kabul edemem. Hükümet sil baştan yapmak niyetinde değil. (Sil baştan dendikten sonra tekrar eski günlere döneceğiz), bu bir yorumdur, düşüncedir. Ama bunun sorumlusu herhalde hükümetimiz olmayacak.''
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''terör örgütü üyelerinin karşılanması konusunda devletin hazırlıksız yakalanmasının söz konusu olup olmadığının'' sorulmasına karşılık, ''Belki düş kırıklığı demek lazım. Çünkü dönüşlerin bir gün mutlaka olacağı bekleniyordu'' dedi.

Bülent Arınç, bir başka soru üzerine de, şunları söyledi:

''DTP bu konuda üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmedi. Hatta normal olarak bir siyasal partinin, bu etnik kökenin temsilcisi olduğunu kabul eden bir siyasi partinin bu vatandaşlar üzerinde bir etki de bulunduğunu söyleyemeyiz. Ya bu konuda dirayetsiz ve iktidarsız bir noktadalar veya kendi içlerinde bu işin böyle olmasını arzu eden önemli bir kitle var.''

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''dönüşlerin tekrar ne zaman başlayacağı konusunda hükümetin önünde net bir takvim olmadığını'' dile getirerek, ancak prensip olarak dönüşlerin devam edeceğini, Kasım ayı içinde dönüşlerin olabileceğini kaydetti.

Bülent Arınç, bir başka soru üzerine, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, ''sürecin artık devam edemeyeceğine'' ilişkin sözlerini değerlendirerek, şunları kaydetti:

''Sayın Baykal tam felaket tellalı. Bu davranışları, bu sözleri, Türkiye'de gerginliği azaltmaya veya bu süreci en iyi şekilde götürmeye yönelik değil. Zaten karşı çıktığı, bunu ağır sözlerle, en ciddi ithamlarla, en korkunç davranışlarla ortaya koyduğu için bir negatif enerji dinamosu gibi çalışıyor. Yaptığı çok yanlıştır. Bu toplumda kavgaya ve karmaşaya yol açar.''

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de Baykal'dan çok farklı olmadığını vurgulayan Arınç, Bahçeli'nin, ''İstanbul Silopi'ye benzemez'' sözlerinin, ayrımcılığı körüklediğini bildirdi.

Arınç, ''kamuoyunda irtica belgesi olarak bilinen belgenin tekrar gündeme geldiğinin belirtilmesi ve ''Bu belge giderek Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) prestijine, görünüşüne zarar veren bir hal aldığı yorumları yapılıyor. Siz buna katılıyor musunuz?'' sorusu üzerine, TSK'yı doğrudan ilgilendiren bir konu üzerinde her şeyi konuşmasının mümkün olmadığını söyledi.

TSK'nın, bir gelenek olarak da Türkiye'de en güçlü kurumlardan birisi olduğunu belirten Arınç, bu kurumun yıpranmasını kesinlikle istemediklerini ve buna izin verecek, yol açacak bir davranışın da içinde olmayacaklarını kaydetti.

Arınç, ''Eğer Türkiye'de bu kurumu yıpratmak isteyen, psikolojik bir harekat yaparak, bu güçlü kurum üzerinde şüphe gölgeleri veya eleştiri veya kendi içinde birbirine düşürmek isteyenler varsa öncelikle Silahlı Kuvvetlere inanırız'' dedi.

Bahsedilen olayın 3-4 ay önce ortaya çıktığını ifade eden Arınç, ''Şimdi Türkiye'nin bir gerçeği var. Eskiden böyle bir belge yayınlansaydı ve bu Silahlı Kuvvetlere mal edilseydi, kimse buna karşı çıkmazdı. 'Cumhuriyeti koruma kollama vazifesi yok mu, onlar da bunu yapıyorlar. Batı Çalışma Grubu, bir başkası bunu yapmamış mıydı' diyebilirlerdi. Ama Türkiye demokratikleşti. Artık hiç kimse bu belgeye sahip çıkmıyor, Baykal bile...'' diye konuştu.

Söz konusu belgenin fotokopi olduğunun, aslının olmadığının açıklandığını hatta ''kağıt parçası'' ifadesi kullanıldığını söyleyen Arınç, şunları söyledi:

''Ama sayın Genelkurmay Başkanımız, çok doğru bir iş daha yaptı, 'Eğer aksi ispat edilirse bu soruşturulabilir' dedi. Şimdi aksini ispata yarayacak bir şey ortaya çıktıysa, bunu savcı bilir ben bilmiyorum ama bugün gazetelerde hepimiz gördük ki, bunu ihbar eden kişi ki, -içerden birisi olduğu söyleniyor-, eğer doğruysa o, isimler vererek, hatta bunu kimlerin hazırladığını söylüyor. O zaman sayın Genelkurmay Başkanımıza, yani benim nasihat etmem, tavsiyede bulunmam kesinlikle söz konusu değil, ama hem bir hukukçu olarak hem kişisel olarak böyle olaylara yaklaşım tarzım da bilindiğine göre, kesinlikle bu soruşturmanın en iyi imkanlarla yapılması ve gerçekten bu işe dahli olanlar varsa bunların öncelikle silahlı kuvvetler dışına çıkarılması ve sonra da yargılanması, haklarında da bir karar verilmesi lazım.''

''Belge doğruysa hükümetin tutumu ne olacak?'' sorusu üzerine Arınç, konunun yargının işi olduğunu, yargının işine karışmaya niyetleri olmadığını söyledi.
AA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.