Flaş: Bakanlar Kurulu'ndan sonra açıklama
Çiçek, Bakanlar Kurulu'nda görüşülen konularla ilgili açıklamada bulundu. Çiçek, milli birlik ve beraberliğin daha güçlenmesi için yürüttükleri bir demokratik açılım süreci bulunduğunu belirterek, "Bu süreçle ilgili olarak TBMM'de bir değerlendirme, bilgilendirme yapılacağı ifade edilmişti. Eğer mümkün olursa bunu önümüzdeki salı günü gündeme getirmiş olabileceğiz. Hükümet olarak böyle bir talebimiz var." dedi.
Çiçek, Bakanlar Kurulu'nda Avrupa Birliği İlerleme Raporu ile ilgili değerlendirme yapıldığını söyledi.
UZMANLARA DÜZENLEME GELİYOR
Çiçek, Bakanlar Kurulu'nda, bakanlıklarda uzman istihdamının ele alındığını söyledi. Çiçek, birçok bakanlıkta uzmanların görev aldıkları ve maaşlarında çok ciddi farklılıklar olduğunu belirtti. Çiçek, bununla ilgili bir çalışma başlattıklarını kaydetti. Çiçek, memur sicillerinin memurların kalitesini belirlemediğini belirterek, bununla ilgili yeni bir düzenlemeye gidileceğini ifade etti.
Mahmur kampı ile ilgili bir soruya ise Çiçek, bu tür konuların konuşulacağı yerin TBMM olduğunu, bir kısım düzenlemeler yapılması gerekiyorsa orada yapılacağını kaydetti. Çiçek, Mahmur Kampı meselesinin bugünün meselesi olmadığını, 17 yıldır Türkiye'nin gündeminde olduğunu kaydetti.
Çiçek, Mahmur Kampı konusunun BM boyutu ve başka boyutlarının olduğuna işaret ederek, "Bunların belli bir süreden beri Türkiye müzakere ediyor. Bizden öncede yapıldı. Bunun belli bir noktaya getirilmesi gerekiyor. Bu kampın orada nihayetlendirilmesi gerekiyor. Bu kampın değişik sıkıntıları ve sorunları var, bunları biliyoruz. Bunu bir şekilde sonlandırmak gibi bir durum var. TBMM'de konuşacağımız konu eşittir, Mahmur kampı değil. Onun dışında düşüncelerimizi ve kanaatlerimizi ifade edeceğiz." dedi.
"Meclis'e açılım somut olarak gündeme gelecek mi ?" yönündeki soruya Bakan Çiçek, bugünden ne konuşulacağını söylemenin doğru olmadığını, doğru olanın Meclis'te konuşulması olduğunu kaydetti.
Teröristbaşı Öcalan'ın kaldığı cezaevinde yapılan düzenlemeyle ilgili bir soruya ise Çiçek, böyle bir dönemde bilgi teyit edilmeden yazılmasının doğru olmadığını kaydetti. Çiçek, böyle bir önemli konuda toplumun her kesiminde farklı yansımaları olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin AİHM'nin yargı yetkisini kabul etmiş bir ülke olduğunu vurguladı. Çiçek, Türkiye'nin AİHM'den çıkan kararları uygulamak zorunda olduğuna dikkat çekerek, İmralı'ya gidecek hükümlü meselesinin doğrudan bu açılımla alakalı olmadığını, AHİM ve İşkence Önleme Komitesi'nin değerlendirmenin bunda etkisi olduğunu ifade etti.
"İrtica ile mücadele eylem planı' ile ilgili olarak sivil yargıda askeri yargıda süreç devam ediyor. Hangi yargı kararını bekleyeceksiniz ?" yönündeki soruya Çiçek, "Biz konuda ayrım yapmayız. Yargı kararı yargı kararıdır. Anayasa'daki o hükümler, 139 madde ve ceza kanunundaki ilgili hükümler konulurken askeri yargıyı beklemeden konuşabilirsiniz, sivil yargının kararını bekleyeceksiniz diye bir ayrım söz konusu değil. Bu tür konuları bana değil, hukukun bizatihi kendisine sormanız gerekir. Hukuk ne cevap veriyorsa doğru olanı odur. Onun dışındaki yorumlar doğru olmaz. Bizatihi hukukun kendisini zora sokar. Yargı kararlarının beklenmesi sağlıklı karar verebilmek için şarttır. Çünkü karar verilinceye kadar kimin ne konumda olduğu, suçlu mu suçsuz mu olduğu ayırt edemezsiniz. Yargı karar vermeden insanları bu şekilde nitelemek doğru olmaz. Hukuk hepimize lazım. Hukuka hepimizin azami titizliği göstermesi gerekir. Yargıya intikal etmiş bir konu varsa, yargının hangi kademesinde, hangi derecesinde sonucun beklemek bence çok doğru bir şey olur." dedi.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.