Yalçındağ kutuplaşma görüyormuş
Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TüSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, ülke olarak yenilenen meclisten ve yeni kurulan hükümetten beklentilerinini, geçmiş dönemin tecrübesiyle reform sürecine hız kazandırması ve toplumun kenetlenmesinin sağlamak olduğunu belirterek, ''Oysa bugün itibariyle reform sürecinde ciddi bir atalet, toplumda ise maalesef kutuplaşma görüyoruz'' dedi.
Yalçındağ, Isparta Girişimci Sanayici İş Adamları Derneği (IGSİAD) tarafından düzenlenen ''KOBİ'lerin finans sorunları ve Basel 2'' konulu toplantıda yaptğı konuşmada, ekonomide yaşanan bu olumlu gelişmelerin ardından 2007 yılında dünya piyasalarında dengelerin değiştiğini ve ABD'de yaşanan krizin, piyasaları olumsuz etkilediğini söyledi.
Yalçındağ şöyle konuştu:
''Bu yıl bütçede öngördüğümüz yüzde 4 enflasyon oranı ve aslında mevcut sorunlarımızı çözmekte yetersiz olan yüzde 5 büyüme hızını yakalamamız, ekonomimizin geldiği noktada ve bu küresel konjonktürde kolay olmayacak. Hedeflenen yüzde 4'lük enflasyona ulaşmak için para politikasında bir gevşeme olmaması gerekecek. Daralan uluslararası likidite karşısında Türkiye'nin yurt dışından fon çekebilmesi için yüksel reel faiz politikasına devam etmesi kaçınılmaz olacak. Kısacası Merkez Bankası'nın gelecek dönemde faiz politikasında temkini elden bırakmayacaklar.''
TüSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Türkiye'nin başarıyı yakalayabilmesi için çalkantısız, istikrarlı bir siyasi ortama sahip olması gerektiğinin, gelişmiş ülkeler ligindeki yerini tereddütlere yer bırakmayacak şekilde, net bir biçimde ortaya koyabilmesi gerektiğinin altını çizdi. Yalçındağ, şunları kaydetti:
''İçinde yaşadığımız günlerin, bu koşulları yerine getirmekten çok uzak bir görünüm sergilediğini düşünüyoruz. ülke olarak yenilenen Meclis'ten ve yeni kurulan hükümetten beklentimiz, geçmiş dönemin tecrübesiyle reform sürecine hız kazandırması ve toplumumuzu kenetlemesiydi.
Oysa bugün itibariyle reform sürecinde ciddi bir atalet, toplumda ise maalesef kutuplaşma görüyoruz. Bugün itibariyle siyasi gündemimizi dalgalandıran konu, özünde üniversite camiasını, öğretim üyeleri ve öğrencileri ilgilendiren bir konudur. Zaman içinde yüksek öğretim kuralları çerçevesinde yumuşak bir geçiş ile halledilebilecek iken, bugün siyasi istikrarsızlık nedeni haline gelmiştir. Konunun iki kısa anayasa maddesi değişikliğine indirgenmesi ve bu şekliyle Meclis'e getirilmesi yanlış bir adım olmuştur. Kaldı ki bu anayasa değişikliklerinin karşı karşıya kalacağı muhtemel hukuki engellerin de iyi hesap edilmediğini açıklıkla görüyoruz.
Ayrıca bu konudaki söylemlerin gerginliğe ve tedirginliğe neden olacak şekilde genişlediğine şahit oluyoruz. Adeta süreç kontrolden çıktığı izlemini veriyor. Dolayısıyla bu konunun sadece üniversitelerimizle sınırlı kalmasını sağlayacak, kamu kesimi ve orta öğrenime genişlememesi için mevcut hukuki güvencelerin güçlendirilmesine ihtiyaç olduğu görüşündeyiz.''
Konuşmasının son bölümünde, ülkenin içerisinde bulunduğu zor dönemi aşabilmek için doğru gündeme odaklanmak gerektiğini vurgulayan TüSİAD Başkanı Yalçındağ, siyasi istikrar ve kararlı liderlikle bunun mümkün olabileceğini savundu.
Yalçındağ, ''Duraklamaya uğrattığımız reformları yeniden devreye sokarak, AB sürecini iyi yöneterek kalıcı bir yapısal dönüşüm sağlayabiliriz. Bunun için öncelikle gündemi yerli yerine oturtmak zorundayız. Türkiye dar gündemde ve kutuplaştırıcı siyasetler yüzünden çok zaman kaybetti. Bugün artık kutuplaşma ve gerginlik içine girmek yerine ülkemizin ve tüm bireylerin refahını artıracak ekonomik ve sosyal politikalar çerçevesinde kenetlenmekteyiz'' dedi.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.