Bu mektup kime yazıldı?
MEKTUP
"Bilmiyorum, sana vurgun olduğumdan mıdır her şeyinin her hareketinin bana dünyadaki her şeyden daha sevimli gelişi. Ne zamandır hayallerim sadece seninle süslü, her şey seninle anlamlı. Mesaiye ayaklarım senin varlığın sayesinde koşar adım geliyor. Bir o kadar zor oluyor her gün iş çıkışı. Her an göremesem de varlığının yakınlığını hissetmek bana tarifsiz bir mutluluk veriyor.
Yazılarını okuyorum, şiirlerine dalıyorum satır satır. Yüreğine giden yollarda koşmak istiyorum ama ancak satır aralarına sığdırdığım hayallerde kesişiyor yollarımız. Senin elinden çıkıyor oluşuna mest oluyorum okuduklarımın, dahası o tertemiz yüreğinden dökülen incilerin.
Gün içerisinde bir defa tesadüf etmek sana, beni ne kadar mutlu ediyor bilemezsin. Bir uzaktan görüşüm seni dünyalara bedel. Kaç defadır topla kendini diyorum, ama bütün yüreğinle ve bütün engellere rağmen git diyorum kendime, kendim gelemiyorum sana ama her gün yüreğim seni ziyarete gidiyor, saçlarına dokunmak istiyor ruhum. Ne çare olmuyor, engellere takılıp kalıyorum, olmuyor.
Aslında herkes farkında neler yaptığını herkesin. Gizlediğin kendin, hiç de o kadar gizli değil başkaları için. Kaç defa şahit oldum, senin hakkında evli bir adamın yuvasına kastetmek niye tartışmalarına.
Herkes kendince ahkâm kesiyor Pervin. Kimi bu kadar güzel bir kadın nasıl metreslik yapabiliyor diye faturayı sana kesiyor, köpürüyorum. Belki sana yakın olduğumuzdandır; kimi de suçu o sürekli bağıran Koçum Ömer’e yıkıyor. Kimi de Koçum Ömer’in karısına üzülüyor, her şey bu kadar aşikârken o maymun herifi midesi nasıl kaldırıyor diye, kimi de Koçum Ömer’in çocuğu var mı biliyor musunuz diye soruyor.
Bense bu tartışmaların içinde kalıp eziliyorum, söylenen her şey gittikçe artan bir gürültü gibi beynimi tırmalıyor. Neredeyse 10 aydır seni konuşuyoruz Pervin, Koçum Ömer’le internete düşen fotoğrafların konuşuluyor. İnan çok üzülüyorum. İçimden herkesi susturmak geliyor, haykırmak geliyor, ama seni koruyabilmek için elimden bir şey gelmiyor.
Ben bir sana üzülüyorum Pervin, bir de bunca zaman dibinde olmama rağmen, sanki çok uzağındaymışım gibi oluşumuza.
Bu Koçum Ömer seni kesinlikle hak etmiyor Pervin. Ya gerçekten seviyorsan diyorum, dünya başıma yıkılıyor. Sevmiyorsa neden hala birlikteler diyorum diğer taraftan.
Ne zaman arkadaşlardan birisi seni savunsa bir an rahatlıyorum, ne zaman biri suçlasa sanki her şeyin suçlusu benmişim gibi geliyor. Geçen bir bayan arkadaş söylüyordu- ismi bende kalsın, kadın özgür evli değil barklı değil istediğini yapar, asıl sorun o utanmaz herifte, karısını tüm Türkiye’nin gözü önünde aldatmaya utanmıyor.
Öylesine öyle de. Benim derdim sensin Pervin. Sadece sana üzülüyorum. Bu Koçum Ömer seni resmen kullanıyor Pervin. Hem de her türlü kullanıyor, sömürüyor seni, adeta kanını emiyor, senin saygınlığını, hanımefendiliğini, itibarını yok ediyor. Onun yanında kendini iyi hissettiğini düşünmek, sana dokunduğunu düşünmek beni adeta çıldırtıyor. Daha fazla o Koçum Ömer’in seni kullanmasına izin verme Pervin, inan bunları düşünmek beni de yiyip bitiriyor.
O cumhurbaşkanı dosyasında çok korktum başına bir şey gelecek diye, Allah’tan sana sahip çıktılar. Sen ne kadar inkar etsen de Koçum Ömer’e dosyayı senin verdiğini buradaki herkes biliyor Pervin. Bu da aslında seni ne kadar sevdiğini de gösteriyor Koçum Ömer’in, insan sevdiğinin zor durumda kalmasını ister mi, göze alabilir mi, riske atar mı?
Yazdığın şiirleri yazıları sanki Koçum Ömer’e yazmışsın gibi okuyor herkes, kimse Pervin’in edebiyatı iyidir demiyor, iyi yazardır, tertemiz bir yüreği, safiyane hisleri var demiyor. Herkesi kendin sanma Pervin, herkes yüzüne gülüp arkandan mutlaka bir şeyler söylüyor. Sigara muhabbetlerinde, geyik muhabbetlerinde, yazdığın şiirlerle dalga geçiliyor. Ulan bunları o maymun herife mi yazmış, Koçum Ömer’e yazmış diye tiye alıyorlar seni.
Dalga geçmek için mesaj çekiyorlar birbirlerine şiirlerini. Daha 29 Ekim’de –adı bende kalsın mesaj aldım bir arkadaşımızdan, senin internetteki şiirinden bir mısra koymuş; “Yaşamak lazım ihanetleri, ihanetlerin acı tadını duyumsayarak. Ağlamak lazım, ihanetin bedelsiz kalışına… Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun (Koçum Ömer’in Karısı)” diye. Hınçlanıyorum, ama bir şey diyemiyorum kimseye.
Ben sana olan sevgimi düşünüyorum, sadece seni düşünüyorum. Sana artık zarar gelmemesini istiyorum. Bilmesen de, sana olan sevgimi hayranlığımı, özlemimi, umudumu kimse yok edemez. Koçum Ömer yüzünden insanların seni küçük gördüğüne şahit olmak beni derinden yaralıyor, insanların seni hafif meşrep görmelerine tahammül edemiyorum. Bu kamburu sırtından at artık Pervin, aradığın sevgi belki çok yakınındadır.
Bu maili yazıyorum... Belki, bu kâbustan uyanırsın, yakınına bakarsın, yakınında olup seni gerçekten seveni, yananı, tutuşanı fark edersin! Ben seni gerçekten çok seviyorum."
HABERVAKTİM.COM/ÖZEL
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.