Erdoğan 'üçkağıt' lobisine ABD'de sert çıktı
SERDAR ARSEVEN / WASHINGTON
Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Obama ile görüşmesinde ve Washington’daki diğer platformlarda, başta PKK terörüyle mücadele olmak üzere son derece kritik meseleler konusunda Türkiye’nin görüş ve taleplerini dile getirmeye çalışırken, diğer yandan da aldığı vergi cezalarından dolayı sıkıntı yaşayan Doğan Grubu’nun “karalama lobisiyle” uğraştı. ABD seyahati boyunca Ermeni lobisinin sözde “soykırım” iddialarına yönelik “itham yüklü soruları”nın yanısıra, Doğan Grubu kaynaklı kara propagandayla da uğraşmak zorunda bırakılan Başbakan’la beraberindeki bakanların, bu duruma tepkisi sert oldu.
DOĞAN GRUBU’NDAN “KARA LOBİ!..”
PKK’nın, Tokat Reşadiye’de meydana gelen ve 1 Uzman Jandarma Çavuş, 1 Jandarma Onbaşı, 5 Jandarma Er olmak üzere 7 güvenlik görevlimizin şehid olmasına, 1 Uzman Jandarma Çavuş ile 2 Jandarma Erimizin de yaralanmasına sebep olan saldırısına odaklandığı bir ortamda gerçekleşen ABD programında, Ermenilerle Doğan Grubu’nun kara propagandalarının, heyetin moralini hayli olumsuz etkilediği gözlendi. Doğan Grubu, Avrupa Birliği platformlarındaki kara propagandasına, Yahudilerin etkin olduğu ABD Kongresi’ne bağlı Tom Lantos İnsan Hakları Komisyonu’nun düzenlediği toplantıda Türkiye’yi şikâyet ederek devam etmişti. Doğan Grubu, bu faaliyetlerini Erdoağan’ın ABD ziyareti boyunca da sürdürdü.
ERDOĞAN: TÜRKİYE’DEKİ BASIN ABD’DEKİ BASINDAN DAHA ÖZGÜRDÜR
Willard Otel’de, Obama ile görüşmesinde “bazı medya kuruluşlarına uygulanan baskının ve Türkiye’deki basın özgürlüğünün gündeme gelip gelmediğine ilişkin” soruya “Bu konu gündeme gelmedi. Türkiye’de basın özgürlüğü sorunu diye bir şey yok. Bu konu, bu görüşmede neden gündeme gelsin? Yoksa Türkiye’den buraya gelip, Türkiye’yi şikâyet edenler mi var?” karşılığını veren Erdoğan, aynı konuyla John Hopkins Üniversitesi'ndeki “21. Yüzyılda Diplomasi Yoluyla Barışı Tesis Eden Türkiye” konulu konuşmasının sonrasında da karşılaştı. Başbakan, konuşmasının ardından, sorular bölümünde, “Doğan Grubu’na baskılar ve Türkiye’deki basın özgürlüğü meselesine nasıl bakıyorsunuz? ABD’den basın özgürlüğü konusunda tavsiye geldi mi?” muhtevalı bir dizi yazılı soruya muhatap oldu. Erdoğan “kara propaganda”ya şu ifadelerle karşılık verdi: “Birilerinin buralarda lobiler oluşturduğunu görüyorum. Türkiye’deki basın, ABD’deki basından daha özgürdür. Bizde o kadar ileri gidiyorlar ki; Sayın Cumhurbaşkanımıza, bana, ailelerimizi de işin içine katarak... Yerden yere vurmakla kalmıyor, hakaretler ediyorlar. Eleştirinin başımın üzerinde yeri var ama ABD’de birtakım çevreler, hakaretleri de basın özgürlüğü içinde görüyorlarsa, bu konuları tartışalım...”
AL CAPONE İMASI
Bir süre önce, ABD’de 1930’lu yıllarda yaşanan Gangster Al Capone olayını hatırlatarak, “ABD'de de vergi kaçırılması ile ilgili sorunları olan kişiler var. Akla Al Capone geliyor. Çok zengin idi; ancak hayatının geri kalan bölümünü cezaevinde geçirmek zorunda kaldı. Bu olaylar olduğu zaman hiç kimse sesini çıkartmadı” diyen Erdoğan, üniversitedeki konferans sonrasında gelen sorular üzerine, yine Al Copene olayına atıfta bulundu. Erdoğan, “Daha önce ABD’nin vergi olayları konusundaki hassasiyetini bir örnekle ifade etmiştim. ABD’nin bu konuda ne kadar hassas olduğunu biliyoruz” dedi.
Doğan Grubu meselesinin birtakım çevrelerce lanse edilmek istendiği gibi basın özgürlüğü meselesi olmadığını hatırlatan Erdoğan, “Burada vergi noktasında bir sıkıntı olmuştur. Maliye, rutin çalışmasını yapmıştır. ABD bundan dolayı bir tavsiye yapacaksa, kongrenin bundan dolayı bir çalışması olacaksa, anlatsınlar görelim...” diye konuştu.
VE ERMENİ İDDİALARI
Erdoğan, ABD’deki programlarında Doğan Grubu’yla birlikte Ermeni lobisinin de provokatif soruları ile karşılaştı. Sözde soykırım ve Ermenistan’la ilişkiler hakkındaki sorulara cevap veren Erdoğan, Türkiye’nin soykırım iddiaları konusunda, bütün arşivlerini açma ve tarihi gerçeklerin tarihçilerden oluşacak uluslararası bir komisyon aracılığıyla ortaya çıkartılmasına hazır olduğunu ilan ettiğini hatırlattı. “Benim atalarım hiçbir zaman soykırım yapmamıştır. Orada birtakım sıkıntılardan dolayı bir tehcir, göç hareketi olmuştur. O dönemde her türlü güvenlik tedbirinin alındığına dair belgeler vardır, ben bunları gördüm. Gerçekler ortadayken bu meseleyi politik olarak ele almak, doğru bir tavır olmasa gerek” diyen Erdoğan, Ermenistan’la protokol meselesinin de parlamentoların inisiyatifine bağlı olduğunu belirtti. Erdoğan, “Zaman zaman çok farklı durumlar ortaya çıkıyor. 1 Mart tezkeresinde gördük, hem bizim grubumuzdan, hem de muhalefetten bizim getirdiğimiz tezkereye karşı çıkışlar oldu. Protokolün önce Meclisimizdeki ilgili komisyonun gündemine gelip gelmemesi söz konusu. Bu konu tamamen Komisyon üyelerinin inisiyatifindedir. Komisyon gündemine gelir, görüşülür, kabul edilirse Genel Kurul aşamasında da milletvekillerimiz özgür iradeleriyle karar vereceklerdir” dedi.
İSRAİL’E TEPKİ: “GAZZE’DE İNSANLIK YARA ALDI”
Başbakan Erdoğan, üniversitedeki konferansının soru-cevap bölümünde, İsrail’in Gazze’deki vahşetine sert tepki gösterdi. “Adaleti gözardı ederek, milletlerin vicdanını yaralayarak” güvenliğin sağlanamayacağını söyleyen Erdoğan, “Gazze'ye saldırı, terörle mücadeleyle açıklanamaz. TV’de ölü çocuklar gördük. Ben de bir babayım. Emzikli çocuklar, yaşlı insanlar, kadınlar, erkekler. Sayı 1500'ü aşkın. Trajedi yaşandı. Gazze'de insanlık yara almıştır. Bana hep (Niye sürekli Gazze'yi konuşuyorsun) diyorlar. Ben, Gürcistan'ı da konuşuyorum. Bunları, bir Müslüman olduğum için değil, insan olduğum için söylüyorum”
“GAZZE, AÇIK HAVA HAPİSHANESİNE DÖNDÜ”
Gazze'nin bir “açık hava hapishanesine döndüğünü” belirten Erdoğan, burada altyapı hizmetlerinin, okul ile hastanenin olmadığını hatırlattı ve “Bunlar niçin olmuyor. Bunları konuşmayacak mıyız? Dil bu bedende varsa, konuşmak zorundayım. Haksızlığı nerede görüyorsam söylemem lazım. Bunu yapmak için kişinin şu dinden, bu dinden olması gerekmiyor, insan olması yeterlidir” dedi. Erdoğan, İran'ın nükleer problemi, Suriye-İsrail süreci, Filistin-İsrail sorunu gibi konularda Türkiye'nin aktif rol oynadığına da işaret etti. Erdoğan, “Biz gizli gündemi olan, takiyye yapan, içeride başka, dışarıda başka konuşan yaklaşımı doğru bulmuyoruz” diye konuştu.![]()
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.