Yeraltı olaylarının 'hızır acili' Tahlisiye Ekipleri
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)'nun ocaklarında olası kazalarda kurtarma çalışmalarını yürütmek için 1938'de kurulan Tahlisiye (kurtarma) İstasyonu, yerin altındaki her türlü iş kazasına etkin şekilde müdahale edebiliyor. İzmit depreminde etkin rol üstlenen ekipler, maden ocaklarındaki iş kazalarında gerekli donanım ve deneyimli ekipleri sayesinde en tehlikeli koşullarda arama-kurtarma işlevini yerine getiriyor. Bundan 4 yıl önce Kütahya'nın Gediz ilçesindeki grizu patlamasında da uzman ekiplerin ocağa girmesiyle 17 işçinin cesedine ulaşılmıştı.
Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte, bütün gözlerin çevrildiği Tahlisiye Ekipleri, helikopterin hava muhalefeti nedeniyle gelememesi üzerine yaklaşık 2 saatlik beklemenin ardından karayoluyla Bursa'ya hareket edebildi. Mustafakemalpaşa'daki maden ocağına sevk edilen Tahlisiye Ekibi, biri başmühendis olmak üzere 4 tahlisiye mühendisi, 4 maden teknikeri ve 10 özel yetiştirilmiş pano üretim işçisinden oluşuyor. 3 kişi de Denizli'deki eğitim uygulamasını bırakıp bölgeye sevk edildi.
Olay yerinde cesetleri çıkarmaya çalışan ekiplerin yaptığı ilk belirlemelere göre, ocakta dinamit patlatılması sırasında ölçümü yapılmayan metan gazı yoğunluğu, grizu faciasına neden oldu. TTK yetkilileri ekiplerin, ilk etapta boşta görünen 7 işçinin cesedi ve diğer işçilerin cesedinin alınmasının ardından metan gazının ölçülüp ölçülmediği, cihazların yeterli olup olmadığı, arızalı olup olmadığı veya grizuyu tetikleyen başka bir unsurun olup olmadığı gibi detayları araştıracağını kaydetti.
TTK yetkilileri, toplam 21 kişilik Tahlisiye Ekibi'nin, yerin dar olması nedeniyle 4'lü gruplar halinde göçük açma çalışması yaptığını, yaklaşık 10 metrelik mesafede cenazeleri gören ekiplerin göçük olan yerin tavan kısmındaki boşluğun tekrar göçmemesi için tahkimat yaparak işçilerin cesetlerine ulaşmaya çalıştığını ifade etti.
İŞÇİLER, SAKLANMA YERLERİNDE CAN VERMİŞ
Olay yerinde çalışma yapan Tahlisiye Ekipleri, ilk belirlemelere göre ocakta dinamit patlatıldığı için işçilerin yaklaşık 50-60 metre ilerideki saklanma yerlerinde korunmaya çalıştığı sırada, beklenmeyen bir grizu patlamasıyla olay anında öldüklerini söyledi. Dinamit atımı sırasında, metan gazını ölçen cihazlarla ocakta gaz yoğunluğunun fark edilmesi durumunda, üzücü olayın yaşanmayacağını belirten yetkililer, "Büyük ihtimalle grizuyu tespit eden cihazlar ellerinde yoktu. Olsaydı gaz yoğunluğunu görecek ve o şartlarda dinamit patlatmayacaklardı. Normal şartlarda dinamit patlatılması sırasında grizu patlaması olmaz. Ocakta gaz yoğunluğu varsa olur. İşçilerin aynı galeri üzerinde peş peşe bulunmaları da dinamit atıldığı için saklandıklarına işaret ediyor. Tabi bizim kurtarmada görevli arkadaşlarımızla yaptığımız görüşmede, cesetleri almaya çalıştıklarını söylediler. İlk belirleme bu yönde, ancak enine boyuna araştırma yapıp olayın tam nedenini tespit edeceğiz." açıklamasında bulundu.
MADEN OCAKLARI İÇİN TAHLİSİYE İSTASYONLARI KURULUYOR
Ocak kazalarında ilk müdahalenin çok önemli olduğuna işaret eden TTK yetkilileri, bunun için maden üretimi yapan 10 ilde Tahlisiye İstasyonları kurduklarını, bu istasyonlarda çalışan işçilere iş güvenliği ve kurtarmaya yönelik, 6 ayda bir pratik ve teorik eğitime tabi tuttuklarını kaydetti. Özel maden ocaklarının bazılarının Tahlisiye İstasyonu kurmalarına karşın bazı şirketlerin bu adımı atmadığını belirten yetkililer, özel ocaklarda da güvenlik birimi kursunlar diye teşvik ediyoruz. Zorlanıyoruz. Bazı işletmeleri ikna edemiyoruz. Bu tür durumlarda, biz her ne kadar hazır olsak da hava şartları nedeniyle bölgeye gitmekte geciktik. Maden ocağı olan yerlerde bu tür istasyonlar tam donanımlı hazır bulunsa her an olaya müdahale edilebilirdi." değerlendirmesinde bulundu.
YANLIŞ BİLGİ VE YÖNLENDİRMELERE DİKKAT
Yetkililer, böyle zamanlarda sabırlı olunması ve yanlış bilgi ve yönlendirmelere dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizerek şunları kaydetti: "Ancak bu olayda, bizler olaya anında müdahale etseydik bile işçi kardeşlerimizi kurtaramazdık; çünkü onlar grizu patlamasıyla 1-2 dakikalık süre zarfında aşırı ısı ve gaz boğması nedeniyle yaşamlarını yitirmişlerdi. İşçilerin tamamı da olay anında hayatlarını kaybetmişlerdi. Yoğun gazda çalışmak ve göçük açmak riskli olduğu için saatlerdir beklenmiş oldu. Bizler, helikopter anında gelseydi de bölgeye ulaşabilseydik, İşçilerimize daha rahat ulaşacaktık."
TK İş Güvenliği ve Eğitim Daire Başkanlığı bünyesinde kurulan Merkez Tahlisiye İstasyonu, kurtarma, ocak yangını, enkaza girme ve gazla mücadele konularındaki uzmanlığı dolayısıyla Türkiye'deki çok sayıda kamu ve özel maden işletmesine eğitim ve kurtarma hizmeti veriyor.
En az iki yıl yer altında çalışan, soğukkanlı ve tahammül kabiliyetine sahip işçiler arasından ocak idaresince seçilenlerden oluşturulan ve toplam 525 kişinin bulunduğu kaza kurtarma ekibi, ülkedeki olası maden kazalarında yardım istenen birimlerin başında geliyor.
EN BÜYÜK KAZALARDA HEP TAHLİSİYE İSTASYONU VAR
Bugüne kadar Türkiye'de meydana gelen maden ocağı kazalarında binlerce işçi hayatını kaybetti, bir o kadarı da yaralandı. Zonguldak'ta yaşanan kazaların en büyüğü 3 Mart 1992'de yaşandı. Bu tarihte Kozlu'daki grizu faciasında 263 işçi hayatını kaybetti. 7 Mart 1983'te Armutçuk Ocağı'nda meydana gelen grizu patlamasında bu kez 102 işçi hayatını kaybederken 200 işçi yaralandı. Türkiye'nin en önemli maden üretim sahalarının bulunduğu Zonguldak'ta verilere göre 1955 yılından 2009 yılına kadar meydana gelen maden kazalarında 2 bin 687 işçi öldü, 326 bin 321 işçi yaralandı. Buna özel ve kaçak kömür ocakların da eklenmesi durumunda ciddi rakamların ortaya çıkacağını belirten kurum yetkilileri, bu tür olaylara karşı her an olaya müdahale edebilecek donanımda Tahlisiye İstasyonları'nın kurulmasının aciliyet kazandığını belirtiyor.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.