Şener: Polis davayı uzatmaya çalışıyor
Davanın bugünkü duruşmasında mahkeme başkanı, Dink cinayeti davasının görüldüğü mahkemeye yönelik "Biz 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kitapta yer alan bazı belgelerin dosyada olup olmadığını sorduk. Ancak mahkeme kolaya kaçarak sadece duruşma zaptlarını yollamış." dedi.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya sanık Nedim Şener, müştekiler İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazel, Faruk Sarı ile Muhittin Zenit avukatı Seyfettin Uzunçakmak ve eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in avukatı Nurullah Albayrak katıldı.
Duruşmada söz alan Ali Fuat Yılmazel vekili Seyfettin Uzunçakmak, sanık Nedim Şener tarafından yazılan Kod Adı Atilla adlı kitabı mahkemeye sundu. Nedim Şener'in avukatı Yücel Döşemeci ise, müştekilerin adlarının İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki cinayet davasında geçtiğini belirterek, "Müştekilerin isimleri ilk kez müvekkilimin kitabında yer almamıştır." dedi.
Nedim Şener savunmasında Kod Adı Atilla adlı kitabının dosyaya neden sunulduğunu anlamadığını ifade etti. Şener, "Ben bu kitabımda Türk Bank olayındaki yolsuzlukları, dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ve Alaattin Çakıcı'nın ilişkilerini yazdım. Benim buna benzer Türkiye'deki diğer yolsuzluklarla ilgili pek çok kitabım var. Müştekiler sanırım dosyayı karıştırıp benim ceza almamı istiyorlar. Bunun, konuyu dağıtmaktan başka bir anlamı yok." dedi. Dava konusu kitapta müştekileri hangi terör örgütlerine hedef gösterdiğini anlayamadığını belirten Şener, "Benim onları Ergenekon terör örgütüne hedef gösterdiğim iddia edildi. Oysaki ben Hrant Dink'in öldürülmesinde kimlerin ilişkisi var onu ortaya koymaya çalıştım. Ergenekon örgütü ile bağlantıları ortaya koydum. Bu durumda bu örgüte hedef olan müştekiler değil, benim. Ben ayrıca öldürme olayının arkasındaki kişileri araştırırken askerlerin de MİT'in de bu olaydaki ihmallerini ortaya koydum. Neden sadece Ali Fuat Yılmazel çıkıyor? Bana mahkumiyet vermek için kendini çok önemli gösteriyor. O en önemli işini yapmadı. Eğer yapmış olsaydı Hrant Dink ölmezdi." diye konuştu.
MAHKEME BAŞKANI: 14. AĞIR CEZA MAHKEMESİ KOLAYA KAÇMIŞ
Mahkeme başkanı Şeref Akçay, 14 Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazı yazıldığı ve dava konusu kitapta yer alan bazı belgelerin Hrant Dink cinayeti dosyasında olup olmadığının sorulduğu hatırlattı. Ancak, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyadan 2 klasörü gönderdiğini, istenilen belgelerle ilgili cevap yazısı yazmadığını anlatan Akçay, mahkemenin istenildiği takdirde 35 klasörü daha gönderebileceğini beyan ettiğini kaydetti. Başkan, celse arasında gönderilen dosya ve yazıların ilgili mahkemeye geri gönderilip yazılarında belirtilen hususlar doğrultusunda mahkemece cevap verilmesi gerektiği, bu nedenle yazıya cevap verilmesinin istendiğini de ifade etti. Bu durumu tutanağa geçiren Başkan Akçay daha sonra, "Biz 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne kitapta yer alan bazı belgelerin dosyada olup olmadığını sorduk. Ancak mahkeme kolaya kaçarak sadece duruşma zaptlarını yollamış. Ayrıca istediğimiz takdirde 35 klasör daha yollayacaklarını yazmışlar. Bizim bütün dosyayı incelememiz mümkün değil. Bu nedenle tekrar yazı yazdık ve istediğimiz belgelerin dosyada olup olmadığını sorduk." açıklamasını yaptı.
Adliye çıkışında bir açıklama yapan Şener is, "Şikayetçi olan polisler davayı uzatmaya ve bir şekilde mahkemeyi etkilemeye çalışıyor. Bunun için de değişik yöntemleri var. Daha önce yazdığım kitapları mahkemeye getiriyorlar. Geçmişte yazdığım kitaplardan yararlanmaya çalışmaları ne kadar haksız olduklarını gösteriyor. Ayrıca Ramazan Akyürek'in görevden alınması da benim haklılığımı gösteriyor. Mahkeme bazı belgeleri istedi. Bu belgeler geldiğinde olumlu bir sonuç çıkacağına inanıyorum. Ramazan Akyürek'in görevden alınması da benim haklı olduğunu gösteriyor." dedi.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.