Başbuğ: TSK rahatsız!
FarkGenelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Oruç Reis Kruvazörü'nde yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Bizim için önemli olan ortak değerlerimize sahip çıkmaktır. Türkiye 1980'den beri bölücü terörle mücadele etmektedir. İnsanımız ve milletimiz özellikle de o bölgedeki insanımız bu terörden büyük zarar gördü. TSK, bölücü terör örgütüne karşı mücadelesine yasalar çerçevesinde her türlü fedakarlığı ve gayreti göstererek kararlılıkla devam etmiştir ve devam etmeye de azimli olarak kararlıdır. Ana hedefimiz bölücü terör örgütü ile mücadelede terör sorununun Türkiye'nin gündeminin en alt sıralarına indirilmesidir. Unutlayınız ki, teröristler ve destekçileri kan gözyaşı kin ve nefret üzerinde yaşar. Unutulmamalıdır ki ülkenin ve milletin bütünlüğünün korunmasının da her zaman elbette bir bedeli olur.
Son dönemlerde TSK'ya karşı yürütülen asimetrik harekata değinmek istiyorum. Bu konuya değinmeyi özellikle bugün özellikle üzerinde olduğumuz Oruç Reis fırkateyninde açıklamamın özel bir nedeni var. Bunu herkes açıkça anlamaktadır. Türkiye'nin zor bir coğrafyası var. Bu coğrafyada güçlü olmayan devletler ayakta kalamaz. Milli gücün asli unsurlarından biri de askeri güçtür. Etkin ve caydırıcı niteliklere sahip bir silahlı kuvvetlere sahip olunması hayatidir. TSK, kendisine olan özgüveni tamdır. Bundan kimsenin en ufak şüphesi olmasın. Bu özgüven TSK'yı kendisine yönelik gerçeklere, doğrulara dayanan, ön yargılı olmayan eleştirilere her zaman saygı ile karşıladığını ve her zaman bu tip eleştirilere açık olduğunun açık bir kanıtıdır. Ancak, Bu duruma karşı son zamanlarda gerçek dışı olaylara, yalanlara dayalı, ön yargılı olarak bazı çevreler ve kişiler tarafından TSK'ye karşı şasimetrik, psikolojik harekat yürütülmektedir. Ne acıdır ki, özellikle Türkiye'de medyanın bir kısmının varoluşlarının temel nedeni, gerçeklere ve doğrulara dayanmayan ön yargılı ve özel amaç taşıyan eleştirilerle TSK'yı hakvsız yere yıpratmak ve TSK aleyhine kampanya yürütmektir. Bunlar aynı zamanda kendilerini demokrasinin savunucusu olarak da göstermektedir. Demokrasinin veya demokrasiyi savunmak için tek çıkar yol onlar için TSK'nin karşısında olmaktır. Ki, TSK her vesile ile demokrasi ve hukuk devletinin öyanında olduğunu her vesile ile ifade etmektedir. İçinde bulunduğumuz bu süreçten rahatsızız. Bunu her vesile ile yetkili ve ilgili makamlara ilettiğimiz gibi yasal olarak yapılması gerekenleri de yapıyoruz. Hem ülkesini hem milletini sevmek hem de haksız yere TSK'ya karşı psikolojik harekat yürütmek bir arada olamaz. TSK'ya karşı planlı ve menfatleri çerçevesinde haksız şekilde bunu yapanlara diyorum ki, bulunduğunuz yol ve bulunduğunuz yer doğru değildir. Türk milletinin büyük çoğunluğunun ne yaptığınızı biliyor. Son günlerde olan terör olaylarını TSK ile ilişkilendirmeyi, PKK destekleşicileri, PKK sempatizanları eyapabilir, ancak böyle ilişkilendirmeleri ve bu amaca yönelik imalı konuşmaları, siyasiler, akademisyenler ve medya mensupları eyapamaz, yapmamalıdır. TC hukuk devletidir ve her şey yasalara uygun olarak yapılır. İmalara yer yoktur. Bizi en çok üzen noktalardan biri ise, TSK içinde bizlere canları emanet edilen mehmetçikler üzerinden kanlı hesaplar yapabilenlerin TSK içinde yapabilenlerin olduğunun düşünülmesi, ileri sürülmesi konusudur. Bu düşünceleri kapalı ve açık şekilde söyleyen ve ima edenler bize göre bu yaptıkları ile Türk milletine ne kadar zavallı bir durumda olduklarını göstermektedirler. Bu kapsamda adli makamlarımıza da bazı sorumluluklar düşmektedir. Adli makamlar;, ihbar mektuplarına, özellikle itirafçıların ve gizli tanıkların veridği bilgilere karşı daha duyarlı olmalıdır. Böyle durumlarda TSK ile işbirliğinde bulunmalılar. Aksi durumlar kurumlararası çatışmalara neden olabilir. TSK'nin hiç bir zaman hataları örtme, suçluları koruma durumu olmamıştır. Ancak, artık haksız ve mesnetsiz suçlamalara karşı da TSK sessiz kalamaz. Bazı meydana gelen terör olaylarında elbette bazen hatalar, eksiklikler olabilir. Bunlar görevin icrasında olabilecek ihmalli davranışlardır. Ancak ihmal başka kasıtlı hareket etmek başka. TSK bu olayları da yargıya taşımak zorundadır ve taşımaktadır.
TSK'yi başka ordularla karıştıranlar, bu şekilde amaçlarına ulaşacaklarını sananlar ne yaparlarsa yapsınlar TSK'nin etkinliğini azaltamazlar. TSK'nin Türk halkı ile olan bağını ve sevgisini azaltamazlar. Elde ettikleri tek şey belki, komuta katını yani bizleri gereğinden fazla meşgul etmeleri ve TSK'nin bütün personelini ve elbetteki Türk milleti üzmeleridir. Ama Türk milleti nelerin olduğunu çok iyi bilmektedir.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.