"Bir daha kapalı ortamlarda durmayacağım" dedi ama...
İşçilerden emekliliği dolan ve 5 gün sonra memleketi Kütahya'ya gitme hayali kuran Ramazan Baştepe'nin arkadaşlarına, "Bir daha kapalı ortamlarda asla durmayacağım, sürekli dağlarda gezeceğim." dediği ortaya çıktı. Ayrıca Baştepe'nin olay günün akşamı rüyasında köyünü ve ailesini gördüğü, "Acaba kızlarıma bir şey mi olacak?" diye endişe ettiği de öğle yemeğini birlikte yediği arkadaşlarınca anlatılıyor.
Bük Köy Maden Ocağı'nda 10 Aralık günü meydana gelen grizu patlamasında ölen 19 işçiden 4 çocuk babası Ramazan Baştepe, Gediz'e bağlı Yağmurlar köyü mezarlığına defnedilmişti. Ramazan Baştepe'nin mesai arkadaşı Ahmet Bayram (20), Baştepe'nin o gün öğle yemeğinde kendilerine akşam gördüğü rüyasını anlattığını söyledi. Patlamada tünel dışında olduğu için ölümden kurtulan Ahmet Bayram, Baştepe'nin çok neşeli birisi olduğunu, kimseye sinirlenmeyen, çocukla çocuk olan bir yapıya sahip olduğunu söyledi.
"ACABA KIZLARIMA BİRŞEY Mİ OLACAK"
Bayram, Baştepe'nin öğle yemeğinde arkadaşlarıyla paylaştığı rüyayı şöyle nakletti: "Öğle yemeğindeydik. Rüya görmüş. Rüyasında köyündeki çeşmede sular kaynıyormuş. Bir taraftan yemekler yapılıyormuş. Eşi ve kızları da oradaymış. Düğün varmış gibi herkesin oyun oynadığını görmüş. Eşi ve kızları için endişelendi. 'Acaba çocuklarıma bir şey mi olacak' diye yorum yaptı. Biz de 'hayır olsun' dedik. Ama akşama kendisi gitti işte."
"SÜREKLİ DAĞLARDA GEZECEĞİM"
Mart ayında prim ödeme süresi dolan ve ayın 15'inde maaşını aldıktan sonra memleketine dönerek ailesine kavuşma umuduyla yaşayan Baştepe'nin bir daha kapalı ortamlara asla girmeyeceğini söylediği ortaya çıktı. Mesai arkadaşı Ahmet Bayram, "Ayın 15'inde maaşını alıp gideceğini söylüyordu. En fazla 5 gün kalacaktı burada. 'Bir daha gelmem' diyordu. Köyünde ise hayvancılık yapacağını söylüyordu. Çoban tutmuş. 'Hayvanları seviyorum' diyordu. 'Hep gezeceğim, kapalı ortamlarda asla durmayacağım, sürekli dağlarda gezeceğim' diyordu." diye konuştu.
Patlama olduğu saatlerde ölen arkadaşları için bir şey yapamadıklarını ve birbirlerine sarılarak ağladıklarını anlatan Ahmet Bayram, maden ocağıyla ilgili görüşlerini ise şöyle ifade etti: "Bütün arkadaşlarımıza çok üzüldük. Bize madenin sıkıntılarını büyüklerimiz anlatıyordu ama yinede orada çalışıp emekli olmamızı tavsiye ediyorlardı. Sırf emeklilik için. Biz gençler, birçok arkadaşımız arada çalışmayı düşünüyorduk. Emekli olmak için. Çoğu arkadaş okulu bırakıp madende çalışmayı düşünüyordu. Ama artık aklımızın ucundan bile geçmiyor. O ölümleri gördük orada. Bir daha mümkün değil madene girmeyiz. Orada nasıl çalışalım. O insanları orada gördük. 3 gün 3 gece uyku uyumadım. Hala da uyuyamıyorum. Gözüme uyku girmiyor."
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.