Malcolm X
“İnsanlar altın ve gümüş madenleri gibidir.
Cahiliye devrinde hayırlılarınız İslam devrinde de hayırlılarınızdır.”
Hadis-i Şerif
BİR RED ŞAMPİYONU
Malcolm, hayatını dört evrede zikreder: Malcolm Little, Detroit’li Kızıl, Malcolm X ve El Hacc Malik Eş Şahbaz. Her bir evreden diğerine geçişi bir redle işaretlidir. çocukluktan gençliğe, yani Malcolm Little’dan Detroit’li Kızıl’a geçişi, ilkokulda avukat olmak istediğini söyleyince aldığı “çok zeki bir çocuksun, fakat siyahlara göre bir iş seçmelisin, marangozluk gibi” cevabıyla başlar. Malcolm Little, ‘Beyaz Adam’ın sunduğu tahsili reddeder ve sokaklara salar kendini. Detroit’li Kızıl namıyla ‘Beyaz Adam’a muhtaç olmadan bir hayat sürmenin peşindedir artık. Serseriliğin dibini bulduğu bir anda hapse düşer. Mahkûmluğunda ‘Beyaz Adam’ın sigarasını, kumarını, kendini ona beğendirmek için düzelttiği saçlarını, onun önerdiği ‘yaşam tarzı’nı ve kendisine ‘layık görülen’ soyadını reddeder, İslam’ı seçer. Malcolm X, Elijah Muhammed’in buyrukları haricinde hiçbir şeyi görmez, konuşmaz. Elijah’ın ‘siyah’ ve ‘Müslüman’ tariflerinden başka onun onayını bekleyen tüm kavramlar redde tabidir. Nihayet kutsal topraklara ayak basmasıyla birlikte bu kez hem Elijah’ı, hem de onun öğrettiği İslam’ı külliyen reddeder. Hakiki bir Müslüman sıfatıyla şehadetine dek El Hacc Malik Eş Şahbaz imzasını kullanır.
BİR ‘CAHİLİYE ALTINI’
Malcolm, maddi ya da manevi, bütün sevdiklerine tutkuyla bağlanan, onların gayrısındaki istisnasız her şeyi değerlendirmeye dahi tabi tutmadan çöpe atabilen sıra dışı biri idi. Bu belki de onun en ayırt edici özelliği… Tam da bu yüzden, yazının başında alıntıladığımız Hadis-i Şerif’teki ‘altın’lardan biri o. Ömer, radıyallahu anh, müşrikken nasıl en çetin Peygamber(a.s.) düşmanıydıysa, Müslümanken de gayrıislami tüm varlıkların en büyük kâbusu idi. Malcolm da bunun gibi, İslam’a iman etmeden önce sevmediğinde tavizsiz, sevdiğinde tutkulu bir adamdı. Aradan hatrı sayılır bir zaman geçmedikçe hiç kimseye bütünüyle güvenmezdi. Kahvedeki kremadan başka hiçbir ‘beyaz’a tahammülü yoktu. Hakiki İslam’ından sonraysa kâfire şedid, Müslim’e müşfik oldu. çantasında taşıdığı ve ‘Beyaz Adam’ karşısında kullandığı tüm red oklarını bu kez İslam penceresinden dışarı yöneltti. İşte, Malcolm’ı bugün anabiliyor olmamızın, yani onun bir ‘cahiliye altını’ oluşunun en büyük nedeni de, biiznillah, onun redleridir.
‘İMAN’IN TERSTEN OKUNUŞU ‘RED’DİR
Biz her zaman imanlı insanların tarafında olduk. Sadece Allah-u Teala’ya ve onun son ve kâmil dinine değil; somut ya da soyut herhangi bir şeye gerçekten inanmış, onun peşinden gitmiş, onun için yumruk sıkmış, onun için ağlamış herkesin tarafındayız: Bir filme inanmış, bir türkünün peşinden gitmiş; yâri için yumruk sıkmış, tuttuğu futbol takımı için ağlamış herkesin… Çünkü onlar “La İlahe İllallah”ın ‘la’sını bellemiş kimselerdir, Hattaboğlu Ömer gibi, Malcolm Little gibi. Çünkü biz biliyoruz ki, ‘sevgi’nin, ‘tutku’nun, ‘iman’nın tersten okunuşu ‘red’dir. Çünkü Hattaboğlu Ömer’in ‘Hz. Ömer’ oluşu veya Malcolm Little’ın ‘El Hacc Malik Eş Şahbaz’ oluşu redleri sayesinde nasıl kolaylaşmışsa, bir şaire tutkuyla bağlanan birisinin bu tutkusunu ‘Allah’a iman’a tahvil edebilmesi de o kadar kolay olacaktır. Mesele altın olabilmekte…
Malcolm bir altındı; ‘la’sını redlerinde cisimleştiren bir altın. Gün geldi Malcolm da Müslüman oldu. O şimdi İslam’ın ‘altın’ı, o şimdi bizim altınımız. O bizim isyan şampiyonumuz, kafa tutma hocamız, yok etme mucidimiz, iddia makamımız, sevgi kumandanımız, tutku imparatorumuz… ve o bizim red dehamız.
Şehadetinin 43. yıldönümünde, şehit kara prensimizi rahmetle anıyoruz.
***
MALCOLM X’TEN
“Bir insanın düşünmeye ihtiyacı varsa, gidebileceği en iyi yer, bana sorulursa, üniversiteden sonra, hapishanedir.”
“İşleri tıkırında giden dışarıdaki o ‘namusu-bütünler’ içeri girip çıkmış birisine burun kıvırıp geçerler. Ama o ‘namusu-bütünler’ bir bataklığa saplansalar, içeri girip çıkmış birisi onlara daha onurlu davranır.”
“Özgürlüğe inanan bir dine inanıyorum. Halkım için mücadele etmeyi men eden bir dini kabul etmek zorunda olsaydım, o dinin canı cehenneme derdim.”
“Amerika, İslam’ı anlamaya muhtaç. Çünkü bu din, ırk sorununu söküp atan dindir.”
“İnsan bir şeyler elde etmeyi kafasına koyduğu zaman, bir parça şamata yapmaktan da geri durmamalıdır.”
“İnsanı bir Müslüman’a karşı gene başka bir Müslüman ancak koruyabilir, ya da hiç değilse Müslümanlar tarafından eğitilmiş ve onların taktiklerini bilen birisi.”
“Bunu söylerken üzülüyorum ama ne yapayım işte, en sevmediğim ders matematikti. Bunun nedeni üzerinde çok düşünmüşümdür. Bunun nedeni, olsa olsa matematiğin tartışmaya hiç mahal bırakmamasıydı, başka bir neden gelmiyor aklıma. Bir yerde yanlış yapmışsanız, orada artık her şey bitiyordu.”
“Kitaplar bir tür zihin vitaminidir.”
“Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin.”
“Beni ‘Amerika’daki en öfkeli Zenci’ diye anıyorlar. Bu ithamı inkar edecek değilim.”
“Kimse size özgürlüğü veremez. Kimse size eşitlik, adalet ya da başka bir şey veremez. Erkekseniz gidin ve kendiniz alın.”
“Özgürlüğü elde etmenin tek yolu dünyadaki diğer tüm ezilmiş halkları tanımaktan geçer: Brezilya, Venezüella, Haiti, Küba ve evet Küba halkının kan kardeşleriyiz bizler.”
El Hac Malik Eş-Şahbaz
[19 Mayıs 1925 – 21 Şubat 1965]
(Fatih Mutlu - habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.