Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Neden hep sicili bozuklar Ergenekon’a sahip çıkıyor?

Neden hep sicili bozuklar Ergenekon’a sahip çıkıyor?

Ergenekon operasyonu başladığı günden bu yana, hep belli isimler ve belli kesimler karşı çıkıyor. Hani oturup onları da izliyoruz ve şöyle sicili temiz insanlardan birkaçı çıkıp da “Yok böyle bir şey” diyemiyor.
Bir kısım medyaya bakıyorsunuz, diken üstünde habercilik ve yorumculuk yapıyorlar. Kendilerinden endişeli oldukları o kadar aşikâr ki. Konuştuklarından ve yazdıklarından emin olsalar, böylesine paniklemezler.
Yine bir kısım yargı çevresine bakıyorsunuz, onlarda da aynı telaş var. Siyasi cephede CHP zaten çoktan yolunu şaşırmış sel kütüğü gibi nereye ne zaman vuracağı belli olmuyor ve ağızlarından çıkanları kulakları duymuyor.
MHP biraz daha temkinli hareket ediyor. İlk önce ateşleniyorlar, birtakım laflar ediyorlar ama sonra bakıyorlar ki, işin ucu bir şekilde gelip kendilerine dayanınca, “Bu haliyle kalsın” diyerek fazla ileri gidip, kafa göz yarmıyorlar.
Bazı ekonomik çevrelere bakıyorsunuz, onlarda da garip bir panik hali var. Paniklemek her zaman suçu kabul etme anlamı taşır. Kendisinde suçluluk hissetmeyen hiç kimse paniklemez ve suçlandığı konularda adam gibi çıkar ve savunmasını yapar.
Bu işte polisin neredeyse sıfır hata ile çalıştığına inanıyorum. Kime el atıyorlarsa arkasından bir çuval çürük ceviz çıkıyor. Hani şöyle yanlışlık eseri sicili temiz birilerine bulaştıklarını bugüne kadar görmedim.
Paniklemeler öyle gösteriyor ki, Ergenekon meselesi daha bitmeyecek. Bitmesi de mümkün değil. Dün kurulan bir örgüt olmadığı ve neredeyse nesilden nesile geçen bir örgüt projesi olduğu anlaşılıyor.
Ergenekon içinde yer alanlar ile destekleyenlere baktığımızda yine karşımıza; “vatanın birliği”, “milletin bölünmezliği” falan çıkmıyor. Ortaya çıkan tek manzara; “imtiyaz” ve “rant”tan ibaret gözüküyor. Bu işin kavgasını verenlerin hangisinde bugüne kadar devlete ve millete dair herhangi bir emareye rastlanmıştır?
Tekrar sicil meselesine dönelim ve tek tek isimlere bakalım. İçlerinden biri gösterilsin ve denilsin ki; “İşte bu adamın sicili, her bakımdan çok temizdir ve bugüne kadar sicilinde en ufak bir ceza veya soruşturma yoktur.”
Var mı böyle bir isim? Bulamazsınız. Sağduyulu savcılar, hâkimler hep hata yapıyor, polis hep suçsuz insanları gözaltına alıyor ama bir tek Ergenekoncular ve onları savunanlar mı temiz? Bu kadar iddianame spor olsun diye yazılmıyor.
Hiçbir savcının ve hâkimin roman ya da hikâye yazmak gibi bir lüksü yok. Roman yazmıyorlar, hikâye yazmıyorlar ama temiz eller adına, temiz bir ülke adına, temiz bir toplum adına, gece gündüz çalışıyor ve işlerini yapıyorlar.
Ergenekoncular ve onları savunanlar, hiç düşünüp kendilerine şunu sormazlar mı; “Neden bizim arkamızda bir toplum desteği yok?” Gerçi bunu denemek istediler ama Allah’a şükür ki, milletimiz bu oyunlara gelmedi.
Herkese göre Ergenekon terör örgütünün bir başlangıç tarihi vardır. İttihat ve Terakki zihniyeti ile Ergenekon zihniyetinin aynı olduğunu söyleyenler, tarihin o yıllardan başladığını ifade etseler de yeniden faaliyete geçmesi, “Milli Şef İsmet İnönü” döneminde olsa gerek.
1940’lardan itibaren organize olmaya başlayan örgüt, devletin stratejik kurumlarına öyle kadrolar yerleştirmiş ki, iktidarlar değişse de bu kurumlar hep belli ideolojinin sözcülüğünü yapmaktan geri durmadı.
Milletin onayını alan siyasi iktidarlar her seferinde karşılarında direnen birtakım insanlar buldu. İşte 1960 darbesi ve ondan sonraki darbeler, muhtıralar, yaptırımlar, baskılar, aynı zihniyetin ürünü olarak karşımıza çıkmıyor mu?
Bugün Ergenekonculara ve destekleyenlere baktığımızda malum çevrelerden beslendikleri ve bu çevrelere ait insanlar oldukları açık ve net görülmüyor mu? Eskiler; “Hırsın tavanı yok” derler. Bu adamlar hırsları uğruna koca bir ülkeyi yıllarca nasıl çarçur etmişler, hepsi birer birer ortaya çıkıyor işte.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi