Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Risale-i Nurlardaki mutluluk formülleri

Risale-i Nurlardaki mutluluk formülleri

“Risale-i Nur okuyanlar daha çok mutluluğu elde eden kişilerdir.”
Evet, bu doğrudur. Risale-i Nur’dan nasiplenmesini bilenler, hakikaten pozitif bir enerjiye sahiptirler.
Aksiyon Dergisi’nin geçen haftaki sayısında Elif Nesibe Özbudak imzasıyla bu konuda bir dosya yayınlandı.
Florida State Üniversitesi’nden Furkan Aydıner ve Eron Manusov, Risale-i Nur okuyanlar üzerinde bir anket çalışması yapmışlar.
Risale-i Nurlardaki mutluluk formülü, Bediüzzaman’ın şu sözleriyle dercedilir: “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.”
Ve devam eder Üstad; “Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye lüzum yoktur.”
Üniversite bünyesinde Risale-i Nur okuyanların hayattan memnuniyetlerini ölçecek bir anket yapılır. 1523 Risale-i Nur okuyucusuna e-posta yoluyla sorular yöneltilir.
Anket sonuçlarına göre Furkan Aydıner şu açıklamayı yapar:
“Bugüne kadar Batı’da mutluluk konusunda yapılmış pek çok çalışmada, daha fazla tüketim ve eğlenceye dayalı hayat tarzının insanlara mutluluk değil, psikolojik ve sosyal sorunlar getirdiği ortaya çıkmıştır.
Bediüzzaman Said Nursi ise, eserlerinde bu sonucu, manevi ve moral değerlerden uzaklaşıp, hazcı ve materyalist değerlere yönelmeye bağlamaktadır.
İnsanın beşerî ihtiyaçlarının ötesinde; manevi, sosyal, zihinsel ve vicdani ihtiyaçlarının olduğunu, hakiki ve daimi huzurun, bu ihtiyaçları dengeli bir şekilde karşılamakla mümkün olabileceğini söyler.”
Eron Manusov da diyor ki; “Özellikle, ‘Ne kadar okur, öğrenir, maneviyatta güçlenirsen, o derece hayatından keyif alırsın.’
Bireyselliğin, hazcılığın, egoistik tatminin, gösterişin, şan ve şöhretin bütün cazibesiyle insanları kendine çektiği bir asırda, moral ve manevi değerlere dayalı hayat tarzı hayli zorlaşmıştır. Risale-i Nurlar, okuyanlarını bu zoru başarmaya teşvik ediyor.”
Bediüzzaman’ın mutluluk formüllerinden birisi de kardeşlik üzerine ve şöyle tarif ediyor:
“Sahabelerde olduğu gibi ihtiyacın karşılanmasında kardeşinin ihtiyacını kendi ihtiyacının önünde tutmak ve kardeşinin başarısına, kendi başarısı kadar sevinmek gibi fedakârlık değerlerine bağlıdır.”
İnsanların elinden mutluluğun çalınması ve çaldırılmasına dair de; gayrimeşru lezzetleri zehirli bala benzeten Bediüzzaman; insanların onlardan sadece sahte ve elemli lezzet aldıklarını; ayrılık, yokluk, kıskançlık gibi elemleri içerdiği için uzun vadede insana öldürücü zehir tesiri yaptığını söyler.
Ayrıca bu kısma dair sözün sonunu şöyle taçlandırır Üstad: “İnsana layık olan, meleki ve insani lezzetlere talip olmaktır” der. Yine Üstada göre;
“Benlik, şan ve şöhret,” bir nevi ilahlık iddiasıdır. Oysa insan, fıtraten sonsuz acizlik ve fakirlikle yoğrulduğu için şirk olan enaniyeti bırakıp, hakiki kulluğa bürünüp kendisine verilenler için şükretmelidir.”
Bir başka mutluluk formülünü ise Üstad şöyle tarif etmektedir:
“Dünyevi serveti amaç değil sadece araç olarak görmeli. Maddi servet araç olarak gerekli ve faydalıdır. Ancak, maddiyatı amaç olarak görmek büyük hatadır.”


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi