Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Evliyalar Diyarı Kastamonu

Evliyalar Diyarı Kastamonu

Yakın tarihimizde Kastamonu’yu sevdiren Mehmed Akif’tir.
Akif’in milli mücadelede fitilini ateşlediği Nasrullah Camii, istiklalimizin dört köşe taşlarından birisidir.
Uzak tarihte ise Kastamonu’yu Kastamonu yapan, milli mücadele için hazır hale getiren esas ulularımız, Kastamonu’da konaklayan evliyalardır.
Bu ülkenin; “secde edilen her kara parçasında” mutlaka bir Peygamber, bir sahabe, bir evliya, bir veli, bir Allah dostu vardır.
İşte Kastamonu da diğer evliyalar diyarımızdan birisidir.
Kastamonu ve civarında kelime-i tevhidin ilk duyulduğu tarihe geçmeden önce, biraz daha gerilere giderek şehrin geçmişine bakalım.
¥
Kastamonu’nun yazılan tarihi, Hititlerle başlıyor. Hititleri takiben Frigya ve Lidyalılar egemen oluyor. Ardından Perslerin eline geçiyor.
M.Ö. 4. yy’da Büyük İskender, Anadolu ile birlikte Kastamonu’yu Makedonya topraklarına katıyor.
Kastamonu Müslümanların eline ilk defa, Danişmentliler zamanında Ahmet Gazi’nin Oğlu Gümüş Tekin devri olan 1105 tarihinde geçiyor.
Yüz yıla yakın bir zaman Danişmentlilerin elinde kalan şehre ve civarına, 15 yıl süre ile tekrar Bizanslılar hâkim oluyor.
1213 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat’ın emriyle, Selçuklu kumandanı Hüsamettin Çobanbey Kastamonu’yu fethediyor.
Moğollar Kastamonu’ya da uğruyorlar ama başarılı olamıyorlar. Süleyman Paşa tarafından 1309 yılında şehir yeniden fethediliyor ve Candaroğulları Beyliği kuruluyor. 
Kastamonu bu zaman içerisinde tam bir ilim ve kültür merkezi haline geliyor. Pek çok ilim adamı yetişiyor. Yani Osmanlı Devleti’ne hazırlanıyor.
1460 yılında Osmanlı idaresine girdiğinde, artık Kastamonu tam bir Osmanlı ruhuna sahip oluyor ve ilim merkezi olma özelliğini katlanarak sürdürüyor.
Fatih Sultan Mehmet Kastamonu’yu en güvendiği komutanlarına ve o gün yaşayan büyük velilere, bilginlere, âlimlere teslim ederek İstanbul’a çekiliyor.
Osmanlı Devleti’ni içeriden ve dışarıdan parçalayan güçler, 22 milyon metrekareden 779 bin metrekareye düşürdüklerinde, Kastamonu yine tarihe bir destan yazıyor.
Kastamonu, İslam Şairi Mehmed Akif’in milli mücadele fitilini ateşlemesiyle başlayan istiklal savaşında tarihi misyonunu yine destanlar yazarak yerine getiriyor.
Mesela hiç işgale uğramamasına rağmen savaşlarda en çok şehid veren ikinci şehir Kastamonu’dur.
¥
Kastamonu’nun uzak ve yakın tarihini özetlemeye çalıştık. Şehrin esas tarihi, evliyalarının hayatında yatıyor.
Bilinen evliyaları, velileri, uluları, Allah dostları kadar, bir de bilinmeyen ve unutulmuşları var.
Osmanlı sınırları içerisinde yer alan bütün bölgelerde köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir, bir ve birden fazla âlim, ulema, veli, evliya, Allah dostu irşad hizmetinde bulunmuş.
Bu anlamda Kastamonu’nun da merkezi, ilçeleri ve köylerinde nice Allah dostları varmış.
Şeyh Şaban-ı Veli Hz.leri de bunlardan birisi ve en ünlüsüdür. Esas böyle Allah ve kul dostlarından söz edecektim ama nasip olmadı. İnşaallah fırsat buldukça yazacağım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi