Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Prof. Dr. Namık Açıkgöz
2012-02-04

Anayasa yolunda "Türkiye Günlüğü"

Türkiye'nin gündeminde ve günlüğünde anayasa var gibi de yok gibi de... Biz bu konuda sadra şifa bir şeyin olmadığı Türkiye'nin günlüğünü değil, Türkiye Günlüğü dergisini ele alacağız yazımızda.

Bir ülkede anayasa yapılırken üniversiteler susuyorsa, siyasi partileriniz ayak sürüyorsa, sivil toplum kuruluşlarınızda yaprak kımıldamıyorsa, ya ciddi bir anayasa meseleniz yok veya sizde iş yok demektir.

Son 3-4 yıldır, herkesin günde birkaç defa "yeni anayasa" lafını kullandığı bu ülkede, maalesef anayasa konusu TBMM Başkanı'nın ve Başbakan'ın zaman zaman yaptıkları atraksiyondan ibaret kalmıştır.

Herkes genel laflar ediyor ama esasa müteallik laf eden pek yok. Bu gidişle, sanki anayasasız kalacağız sanki. 1982 anayasasının da artık toplumsal meşruiyeti kalmamıştır. O artık sadece "uyduğumuz" bir kurallar manzumesidir. Ülke üzerinden çekip giden darbeci zihniyetten sonra, 82 anayasasının ruhu da silinmiştir. İsteyen ruhuna Fatiha okuyabilir.

*

En olumsuz şartlarda bile, yeşerecek tohumu bağrında barındıran bu ülkede, anayasa konusunda sus-pus olmayanlar da var elbette. Bu durumda iş, heyecanı zerrece eksilmeyen Mustafa Çalık gibi aydınlara ve dergilere düştü...

1989'dan beri her sayısında, Türkiye'nin geleceğinin tartışıldığı Türkiye Günlüğü'nün, 108 sayısının dosya adlarını buraya yazsam, Türkiye'nin 22 yıllık macerasını görebilirsiniz. Dergi son sayısıyla, hem ülke gündemini nitelikli bir şekilde tartışmış, hem de ülkeye ufuk olmuştur.

Anayasa konusunda 2010 yılında çıkardığı ve son derece kaliteli yazıların bulunduğu sayılardan sonra, Türkiye Günlüğü, son sayısını da tamamen anayasa konusuna ayırdı. Sami Selçuk, Kemal Gözler, Ali Yaşar Sarıbay, İlknur Türe, Cengiz Sunay, İsmail Küçükkılınç (2 yazı), Erol Göka ve Mehmet Özden'in yazılarının yer aldığı bu sayıda, anayasacı zihniyetin, dünü ve bugünü sorgulanmış, yeni anayasanın nasıl olması gerektiği konusu üzerinde durulmuştur.

Erol Göka, Müslüman toplumların demokrasi ve özgürlük anlayışları içinde anayasanın yerini belirlerken, yeni anayasanın perspektifinde, mutlaka toplumun en güçlü damarı olan dini de göz önünde bulundurulması gerektiğini, slogana yaslanmadan ifade ediyor.

İlknur Türe ise, ufukta, "mülkiyetçi anayasa" tehlikesinin bulunduğuna dikkat çekiyor. Toplumlara egemen olan ekonomik güçlerin, kendilerine göre bir anayasayı dayatma tehlikesinin bütün dünyada baskın unsur olarak öne çıktığını belirten Türe, Türkiye'nin de böyle bir havaya kapılma tehlikesinin altını çiziyor.

İsmail Küçükkılınç ise Türkiye'deki anayasacı zihniyetin arka planına çevirmiş projeksiyonunu. Türkiye'nin 50 yıldır hesaplaştığı 27 Mayısçı zihniyeti çok güzel analiz ediyor Küçükkılınç. CHP'nin 1961 anayasasının hazırlanması ile ilgili şayan-ı dikkat tespitleri var. Mesela, 1961 anayasasını yapan Kurucu Mecliste, toplan 272 üyeden 222 üyenin CHP'li, 25 üyenin de CKMP'li olduğunu; CKMP'lilerle beraber bazı üyelerin anayasa oylamasına katılmadığını; böylece 1961 anayasasının tamamen CHP mahsulü olduğunu tespiti... 50 yıldır bu milletin neyle uğraştığı anlaşılıyor değil mi?

Dergide, Sami Selçuk, yeni anayasa yapmanın gerekçelerini veciz bir şekilde izah etmiş. Kemal Gözler, konuya "aslî iktidar-tâlî iktidar" açısından yanaşmış. Ali Yaşar Sarıbay, anayasacılık konusunda, hukukun politik mantığı üzerinde durmuş. Cengiz Sunay, "acı hatıra" 27 Mayıs sürecini değerlendirmiş.

Uzun uzun yazmayayım. Derginin 108. sayısında okursunuz geri kalanları.



 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.