Ersoy Dede

Ersoy Dede

Süreci Unutmayın

Süreci Unutmayın

Mısır’a daldık, çözüm sürecinden koptuk. Bana sorarsanız, Mısır’daki darbe ve onun aşağılık işbirlikçileri ile yıllar boyu bu ülkede kan dökenler aynı kişiler.. İster PKK boyutunda ele alın meseleyi isterseniz PKK ile mücadele tarafında.. İhanet tek taraflı olmadı bu coğrafyada hiç bir zaman.. Şimdi ise “Gezi Darbesi” ile verdiğimiz kararlı mücadele sonrası, bir kritik eşiği daha atlattığımızı görüyoruz.. Atatürk anıtındaki PKK’yı sembolize eden çarşaflar ya da AKM önüne asılan Öcalan resimleri boşuna değildi..

YENİ DÖNEM
Takvimlerin kesiştiğinin farkındasınızdır. Hem Türkiye’de çözüm için siyasi adımların atılacağı tarih hem de Kürt Ulusal Kongresi’nin yapılacağı tarih birbirine çok yakın. Böyle değildi aslında biliyorsunuz. Örneğin kongre benim bildiğim en az üç kez ileri tarihe ertelendi, kapsamı bir kaç kez değiştirildi, delege konusu hala daha netlik kazanamadı. Dolayısıyla yapısal sorunun çözümüne ilişkin yaşayan bir organizma misali düşünün atılan adımları.. Hiç bir hareket ayet hükmünde olmadığı gibi doğru sonuca ulaştıracak hiç bir adım için de insanlar korkak-ürkek davranmıyorlar.. Bakın bu ayın 24’ünde yapılması planlanan kongrenin 15 Eylül’e ertelenmiş olması ile aynı ay ülkede çözüm sürecinde yeni bir evreye geçilmesi tesadüf olamaz.. Buna sadece, Başbakan’ın Türkmenistan dönüşü uçakta yaptığı açıklamada kaydettiği; “çekilme %20’yi geçmedi” mealindeki değerlendirmeyi ekleyin..

Ya da PKK, BDP, DTK cephesi eklesin.. Burada hem çözüm için adım atılması noktasında hükümeti sıkıştıracaksınız hem de yeni adımın meşru sayılmasını sağlayacak çekilme konusunda örgüt üzerinde tasarrufta bulunmayacaksınız. Bunu anlamak güç. Son İmralı görüşmesinde Öcalan demiş ki; “konumumu kuvvetlendirin”.. Bu kuvvetlendirmeyi nasıl okumamız gerekiyor? Çekilme konusunda Öcalan talimat vermiş midir, vermemiş midir? Eğer verdiyse (-ki çok açık verdiğini biliyoruz) buna rağmen Başbakan’ın dediği gibi %20’leri geçmediyse çekilme, Öcalan’ın konumu konusu ciddi ciddi değerlendirilmedir. Ama İmralı ekibinin ima ettiği gibi değil... Örgütüne, teşkilatlara, Kandil’e, Avrupa’ya daha çok sesini duyurabileceği şekilde.. Öyle ya, Öcalan’ın durumunu, çoğu zaman, Kürt sosyal-siyasal haklarından önemli göstereceksin, fakat Öcalan’ın lafını emir kabul edip yerine getirmeyeceksin.. O vakit iki olasılık var. Ya Öcalan’ı dinlemiyorlar ya da Öcalan’ı duyamıyorlar.. Duydukları vakit dinlediklerinin sayısız örneği olduğuna göre, bana kalırsa, Öcalan’ı duyamıyorlar. İmralı ekibi, istendiği gibi dağıtamıyor anlaşılan mesajı. Ya da etkili mi olmuyor bilmiyorum. Fakat kısa bir süre içinde, Akil İnsanlar Heyeti’nin raporları da dikkate alınarak hazırlanacak olan demokratikleşme paketinin hayata geçebilmesi için yani beklenen “adım”ın atılabilmesi için, örgütün elini çabuk tutması gerekiyor.

HAZRO’YU DOĞRU OKUYUN
Bakın Kürt siyaseti yapanların, Diyarbakır Hazro’da 8 kişinin hayatını kaybettiği aile kavgasından dersler çıkarması lazım. PKK’nın ilk silahlı eyleminin sene-i devriyesi olan 15 Ağustos’ta, evinden alınarak dağa çıkarılan gençlerin hesabını soruyor bugün aileleri.. Demem o ki, o beklenen barış, gönüllere çoktan düşmüş.. “Dava uğruna bir oğlum çıktı dağa, yetmez diğerini de göndereyim” devri bitmiş... Üstelik de buna duyulan öfke ile 8 kişinin öldüğü bir katliamı bile göze alıyor insanlar.. Dolayısıyla, çeşitli nüfuz ya da siyasi kazanımlar uğruna süreci ertelemeye çalışmanın kimseye bir yararı yok bu saatten sonra. Kalın sağlıcakla..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Ersoy Dede Arşivi