Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e cemiyetler

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e cemiyetler

Bu haftaki kitaplarımız İçişleri Bakanlığı’ndan.

İçişleri Bakanlığı dernekler dairesi, geçmişe ve geleceğe ışık tutacak harika iki eser hazırlamış.

Birincisinin adı; “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Cemiyet Kanun ve Nizamnameleri,” ikincisinin adı; “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Cemiyetler” ismini taşıyor.

İçişleri Bakanlığı müsteşarı Seyfullah Hacımüftüoğlu yönetiminde uzman bir ekip tarafından hazırlanan her iki kitaptaki bilgi ve belgeler, Osmanlı devlet geleneğinde, insan başta olmak üzere her tür canlıyı sahiplenmenin bir destanı olmuş.

Osmanlı Devleti’nin manevi önderi ve Ahi cemiyetinin başkan ve üyesi Şeyh Edebali Hz.lerinin damadı ve Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’ye şu nasihati, ilk sivil toplum örgütü ya da cemiyetler kurulmasının işaretidir.

“Her işin gereğini vaktinde yap. İnsanları yaşat ki, devlet yaşasın!”

Osman Gazi’nin ise sözlü olarak kurduğu ilk cemiyet, pazarlarda canlarının istediği gibi satıcılardan vergi toplayan eşkıyaya karşı kurduğu cemiyettir.

Pazara ürün getirip satan ve alanların haklarını korumak için, kendi arkadaşlarından bir ekip kurarak, pazardaki haksızlıkları önlemiştir.

Her iki kitapta da çok ilginç cemiyet isimleri ve faaliyetleri var.

İnsan hakları beyannamesi diye bize dayatılan malum maddeleri, Osmanlı bundan yüzyıllar önce bütün dünyaya öğretmiş ve yaşamasını sağlamış.

Cemiyet isimleri, nizamnameleri ve çalışmalarını okuyunca gördüm ki, batıdan insan hakları ithal etme hastalığı, hakikaten çaresi bulunmaz bir illetmiş.

Tabi bu hastalığın sebebi; bizi biz yapan değerleri zayıflatarak, kendi inanç sistemimizin ötelenmesi olmuş. Şükür bugün yeniden güçlendiren bir iktidarımız var.

Osmanlı Devlet sisteminde canlı olarak sadece insan öncelenmemiş. Kâinatta var olan en küçük canlıdan en büyüğüne kadar hepsinin hakkı hukuku gözetilmiş.

İşte bu çerçeveden baktığımızda ortaya “önce insan” diyen bir devlet çıkmakta.

“İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” mesajı, yüzyıllarca Osmanlı Devlet adamları ve ulemalarının önündeki ışık olmuş. Bu ışık sayesinde önlerini görmüşler.

Kitaptan bazı cemiyet isimleri zikredelim.

“İstanbul Dul ve Yetimleri Himaye Cemiyeti.” Bu cemiyetin amacı şöyle:

“Irk, dil, din ve mezhep ayrımı yapmaksızın, bütün dul ve yetimlere yardım etmek, fakir yaşlıların acil ihtiyaçlarını karşılamak.

“Etfale Muavenet Beynelmilel Heyet-i Cemiyeti.” Faaliyet alanı şöyle:

“Savaştan etkilenen ülkelerdeki çocukları korumak, maddi ve manevi yardımda bulunmak.

“Yük Arabacıları Cemiyeti.” Üyeleri arasında maddi ve manevi sıkıntıda olanlara yardım etmek.

“İstanbul Himaye-i Hayvanat Cemiyeti.” Sahipsiz hayvanların bakımı, korunması ve çocuklara sevdirilmesine kadar her konuda ilgilenen bir cemiyet.

Daha yüzlerce farklı alanda örnek vermek mümkün.

Başta İçişleri Bakanı Efkan Âla olmak üzere, Müsteşar Seyfullah Hacımüftüoğlu ve emeği geçen herkese, tarihi gerçekleri böylesine gün yüzüne çıkarttıkları için teşekkürler.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi