Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Zor zamanlarda bir olma kültürü

Zor zamanlarda bir olma kültürü

Bugüne kadar dünya gündemine oturan küresel krizlerin sanal alışverişlerden kaynaklandığını bilmeyen yok gibidir. Her “saadet zincirinin” sonu, felaketlerle neticelenmiştir. Son küresel kriz de yine “sanal saadet zinciri”nin bir ürünüdür.
Sanal kâğıtlar hırsızların yüzünden birden gerçeğe dönüşerek, olmayan paralarla dünya inim inim inletilmekte. Kimileri gerçekten bu krizden etkilendi, kimileri de krizi kılıf yaparak krizden yararlanma yoluna gitti. Örnekleri ülkemizde daha çok görülmekte.
Türkiye’de küresel krize önce siyasiler atladı. Sonra kriz tellalları yüzünden ortalık altüst oldu. Yurtiçinden ve yurtdışından bu işi bilen uzmanlar; “Türkiye size ne oluyor, kriz size kolay kolay gelmez, galiba işinize böyle geliyor” dediyse de kimse kulak asmadı.
Türkiye’de bir krizden söz edilemez mi? Elbet edilir. Peş peşe kâr açıklayan bankalar, krizi bahane ederek iş dünyasını zora soktu. Hem kâr açıklayıp hem de kamuoyuna ne kadar güçlü olduklarını göstererek kredileri geri çekmeleri her şeyi anlatıyor (!)
“Krizden etkilenmediği halde etkilenmiş gibi görünen fırsatçıların meydana getirdiği krizin adı; ‘küresel kriz’ olamaz” diyor uzmanlar. “Küresel kriz bahane edilerek, içeride kendi kendine durumdan vazife çıkaran çevreler halkı bunaltıyor” deniliyor.
Her neyse millet burnundan soluyor, “kriz falan yok” demiyorum, kimse üstüme yürümesin. Kalabalığa uyarak ben de “var” diyorum ama “kriz var ve geliyor” diye oturup dövünmeye de karşıyım. Böyle zamanlar bir ve beraber olma zamanlarıdır.
Gelin bir olalım, birlik olalım. Aşımızı paylaşalım, kaşığımızı ortak edelim, her şeye maddi gözlükle değil, manevi gözlükle de bakarak, bardağın dolu tarafından ne kadar istifade edebiliriz ve ne kadarını kimlerle paylaşabiliriz ona bakalım.
Geçtiğimiz gün, MÜSİAD Genel Sekreteri Dr. Nihat Alayoğlu ile bu konular üzerine sohbet ederken şunları söyledi. “Küresel krizin etkileri daha Türkiye’yi sarmadan, maalesef ülkemizde ciddi bir kriz algısı ortaya çıktı. Haliyle bu durum, kriz tellallarının işine geldi ve kriz diye bağıranlar, kârlarını ikiye üçe katladılar.”
Küresel krizi iyi takip edebilmek için MÜSİAD’ın uyarı ve raporlarını iş dünyasının yakından takip etmesi gerektiğine dikkat çeken, Nihat Alayoğlu, “Ne yazık ki, Türkiye’yi bir kısım siyasi ve ekonomi çevreleri panik ülkesi haline getirdiler. Paniklemeden, birbirimize sahip çıkarak, anlayarak ve anlaşarak zorlukların üzerinden gelebiliriz” diye uyardı.
Dr. Nihat Alayoğlu ile sohbet ederken; “Biz Bize” adlı bir dergide Kayseri Ticaret Odası Başkanı ve Boydak Holding Başkanı Mustafa Boydak’ın bir konuşması dikkatimi çekti. İstanbullu işadamlarından Onur Soysal’ın konuğu olarak Kandilli Grup’ta bir toplantıya katılan Mustafa Boydak, bugünlere ilaç olabilecek güzel sözler sarf etmiş.
Türkiye’nin hemen her yerinde bir yığın problemden söz edilir ama Kayseri ve Konya’da bu şikâyetlerin gündeme pek oturduğunu görmem. Krizden onlar da şikâyet eder fakat aşmanın yollarını söyleyerek şikâyet ederler. Bu da insanı rahatlatır.
Mustafa Boydak’ın konuşmalarını birer aspirin olarak sunmak istiyorum.
“İşleri sevgiyle halledin. İşinizde sevgi varsa daha az yorulursunuz. İşleri yönetmek kolaydır, önemli olan ilişkileri yönetmektir. Burada da meselenin püf noktası, muhatabınıza öncelik vermektir. ‘Buyur önden geç’ dediniz mi, iş biter!
Görevimiz insanları rahat ettirmektir. İnsanları rahatlatan üç şey vardır. Onları ‘dinlemek,’ ‘adil davranmak’ ve ‘şeffaf olmaktır.’ Özellikle karar mekanizmasında yer alan profesyonel yöneticilere karşı çok duyarlı olmalı. Aile üyeleri ile yöneticiler arasındaki uyum ve koordinasyon en önemli meseledir.
Çalışan değil, çalıştırmayı bilen kazanır. İnsanlarla riski ve kazancı adilce paylaşım, ortaklık kültürünü devam ettirir. Ortakların ve çalışanların sadece ekonomik haklarına değil, manevi haklarına da saygılı ve duyarlı olmalıdır. Üretkenlikte en önemli husus; üretkenliğin manevi bir temele dayanması ve insanların ruhaniyetini organize edebilmektir.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi