Kim Bu Ahlaksız Milletvekili?
Yayınlanma:
Güncelleme:
Emine Şenlikoğlu, röportajımızın 3. bölümünde, ahlaksız bir milletvekilinin kendisine sözlü tacizde bulunduğunu açıklarken, bu olayda kendisini en çok da “kardeşleri”nden gerekli desteği görememiş olmanın üzdüğünü söyledi. Şenlikoğlu ayrıca “Bir kardeş TV
Fatih Akkaya / Habervaktim.com
Şenlikoğlu söyleşimizin 3. bölümü şöyle:
-Sizinle ilgili haberlere, eğer birilerinin işine gelmiyorsa yer verilmiyor, bu konuda neler hissediyorsunuz? Sizi en fazla neler üzdü, bizle paylaşır mısınız?
- Babamın ölüm haberini vermeyen bir gazete, bir sanatçının ülkeye dönüşünü yazmıştı o çok kahrıma gitti. Bir kitabım sahneye kondu, galaya medyayı davet ettim. Gelen dörtbeş kurum oldu. Ne olurdu sanki televizyonlarında ikişer dakika yer verselerdi, ne olurdu? Saçma sapan bir sürü konulara yer veriliyor. Geçenlerde sahneye konan İmamın Manken Kızı ilk oyununu oynadı, kanatlarım kırıldığı için medyaya haber vermedim.
- Kendinizle ilgili haberi medyaya bildirir miydiniz?
-Hayır! Hayatım boyu sadece bir kere bildirdim.Geçenlerde bana hakaret edenleri savcılığa verdim, duyulsun istedim, bir muhabire söyledim, oda başka işlerinden dolayı gelemedi, başka hiç kimseye “Şu konumu haber yapar mısın” demedim.
AHLAKSIZ BİR MİLLETVEKİLİ SÖZLÜ TACİZDE BULUNDU
- Sizinle ilgili neler haber olmadı?
-Bu soru sayfalar alır, ama bazısını sayayım, en canımı yakanları, ahlaksız bir milletvekili bana televizyondan sözlü tacizde bulundu, ne yuhalandı ne eleştirildi. Nerdeyse cinayet işleyecektim. Abdurrahman Dilipak Hoca, “O adam ruh hastasıdır, sakın bir taşkınlık yapma” dedi. Kısmen deli yani. O durum beni engelledi, nasıl olmuşta o terbiyesizi milletvekili yapmışlar bilemiyorum, o gün kardeşlerimi yanımda bulamayınca, anladım ki, benim için yoklar. Haber yapmadılar, köşe yazılarında eleştirebilirlerdi.
-Kimdir o milletvekili?
-İsmini ağzıma almaya bile gerek görmüyorum. Bilen biliyor zaten. Konuya dönecek olursam, kitaplarım toplatıldı haber olmadı, hapis cezaları aldım Tayyip’ten önce..
-Tayyip’ten önce?..
Bu ifadeyi şunun için kullandım, biliyorum bundan sonra bazı yazılarda, Tayyip’ten önce, Tayyip’ten sonra ibaresi olacak, bunu ilk kullanan olmak istedim. Konumuza dönecek olursak, evet, hapis cezası aldım haber olmadı, bunun gibi bir sürü, saysam bir kitap olur.


KARDEŞ TV’DE ATEİZMİ İŞLEYEN YAZAR GÖKLERE ÇIKARILIYOR
Şimdi söylemek istemediğim bir günümde, benimle ilgili iki satıra yer verilmezken, aynı gün, bir kardeş TV’de ustaca ateizmi işleyen yazar göklere çıkarıldı.
-Hatırladıkça güldüğünüz, hüzünlendiğiniz birşeyler olmalı. Bizimle paylaşır mısınız?
-Tabi ki çok şeyler var. Bir okuyucuma rastladım, yirmi yıl önce kitabımı okumuş, sonra iş güç sahibi olmuş, herhalde medya ile de ilgiyi kesmiş. Sorusu aynen şöyleydi. “Abla be, artık televizyonlarda görünmüyorsun, kitap yazmıyorsun, ne çabuk pes ettin?” Onun için gösterge olmuş televizyon. Televizyonların yer vermediği insan ölmeli demek ki. O kitabımı okuduktan sonra en az elli kitap yazmışım, en az bin konferans vermişim ama adam bana bunları söylüyor.
Hüzünlendiğim konuya gelince: Benim kitaplarımla dönüş yapan birileri, bazı tarikatlara gidince kitaplarımı okuması yasaklanıyor, oda hesap sormak yerine bu yasağa uyuyor. (Her tarikat böyle değil tabi ki) İşte bu durum içimi yakıyor. Bazıları da, kendi gurubu benden bahsetmediği için kitaplarımla İslam’a döndüğü halde, artık okuyamaya biliyor. Bunlar hüzünden çok öte şeyler. Bunlar şahsım adına yakmıyor canımı, insanın zayıflığını görmek incitiyor insanı..
-Diğer taraftan İslami camianın, siz gibi “değer”lerine yeterince sahip çıkmadığı/çıkamadığı düşüncesine katılırsak, İslami camianın kendi içinde de böyle bir sorunu mu var acaba?
-İslami kesimin etten kemikten putu olan, kendi gurubundaki adam en iyidir mantığı artık şirke yelken açmak üzere. Kiminde de o yelken açıldı. Bundan dolayı, yardımcı olan herkes kendi gurubundan olanlara yada çağdaş kabul edilenlere açıyor bütün kanatlarını. Konuşacak çok şeyler var. "Değmen benim gamlı yüklü gönlüme". Yolumuza yalnızlığımızı kabul ederek devam edeceğiz, başka çaremiz yok!
YENİ DÜNYAMA ÇOK ALIŞTIM
-Şuanda İslam’i çalışmalarınızla ilgili keşkeleriniz var mı? Duygularınızı bizimle paylaşır mısınız?
- “Keşke” demeyen dava adamı yoktur sanıyorum.Yapamadıklarım var: ”Keşke vaktiyle elimden tutan olsaydı da o zaman ki kapasitemin gereğini yapsaydım, dediğim oluyordu. Kendisini yetiştirmeye çalışan biri olarak çok fazla kayıp yıllarım var. Yeteneklerimin önemli bir bölümü, kendiyle başbaşa kaldı. Gençlik yıllarımda bazı üslup hataları yaptım ama, hatayı görenler, büyük çabalarımla düzelttiğimi hiç görmediler. Artık, fark etseler de benim için "Vakit akşam üstü." Öteki ifadeyle artık çook geç. Çok derin yalnızlıklarımdan sonra yeni dünyama çok alıştım. Yeter ki gölge etmesinler, başka ihsan istemiyorum artık. Ne istiyorsam Rahman ve Rahim olandan isteyip, çok çalışıyorum, ahirete yaklaştığımın farkında olarak.
YARIN: FEMİNİZM İSLAM’A SAVAŞ AÇMIŞ BİR AKIMDIR
NOT: Yazar Emine Şenlikoğlu, röportajın ardından gelen yorumlarla ilgili genel bir değerlendirme yapacak, bu kapsamda yöneltilen soruları da cevaplayacaktır.
Güncel
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.