Yunus Vehbi Yavuz

Yunus Vehbi Yavuz

Barack Obama’nın Hüseyin oluşu

Barack Obama’nın Hüseyin oluşu

Müslüman kanı taşıyan, Müslüman genlere sahip olan ve Müslüman adı taşıyan Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barak Hüseyin Obama’yı Türkiye ziyareti dolayısıyla televizyonlardan izledik. İki yönü bulunduğu bilinmektedir bu zatın. Bu ziyarette O’nun Hüseyin tarafı ağır basmıştır. Öbür yanı zenci Amerikalı yanıdır.

Her iki yönü ile ele alındığı zaman, Hüseyin Obama’nın Bush’tan daha iyi bir insan olduğunu ve ondan daha iyi bir ABD başkanı olduğunu söyleyebiliriz. Zenci demek, Amerika’da zulüm geçirmiş, ayırım görmüş insan demektir.

Mazlumun kötüsü olmaz. Onun Müslüman tarafından baktığımız zaman da iyi bir insan olduğunu söyleyebiliriz. Kanında İslam kokusu olan bir kişinin İslam dünyası ve Müslümanlar için, insanlık için kötü şeyler düşünmesini, kötü duygular taşımasını, kötü işler yapmasını düşünmek mümkün değildir.

Başkanlık görevini üstlenir üstlenmez ilk iş olarak Guantamala hapishanesini kapatma kararı alması, Irak’tan çekileceğini ilan etmesi, Filistin’in devlet olması gerektiğini söylemesi ve Yahudilere de mesafeli davranması doğrusu Müslümanları ümitlendirmiş ve gerçekten sevindirmiştir.

Türkiye ziyaretinde sözleri ve tavırları ile iyi niyetli olduğunu göstermiş, toplumda yaygın olan Amerikalılar aleyhindeki havayı yumuşatmıştır. Bu ziyarette bizim dikkatimizi çeken nokta, Hüseyin Obama’nın insani yönünün devlet adamlığı yönüne ağır basması ve sadece alçak gönüllülük göstermesi değil, alçak gönüllülüğünün her halinden dışarıya yansımasıdır.

Meclis konuşması sonrasında milletvekillerinin tek tek ellerini sıkması, aynı tavrı üniversite gençliği ile yaptığı sohbette de dikkat çekmiştir. İyi insan halinden bellidir. Bugün buna beden dili denilmektedir. Beden diline tasavvuf büyüklerimiz hal dili demişlerdir. Bir atasözünde şöyle gelmiştir: “Hal dili söz dilinden daha etkilidir, daha çok şey söyler.” Bence Hüseyin Obama’nın bu ziyarette beden dili ağız dilinden daha etkili olmuştur. O Amerikalılalırn mağrur tavrından uzak, alçak gönüllü ve barışın tesisinde başarı sağlayacak biri olarak görünmektedir. Bundan sonra yapacaklarını sabırla beklemeli ve dünyaya huzur getirmesi için dua etmeliyiz.

Meclisteki konuşmasında ailesi içinde Müslümanların olduğunu söylemekten çekinmemesi Başbakan Tayyib Erdoğan’ın İmam-Hatip Okulu mezunu olduğunu çekinmeden söylemesi ile benzerlik arz etmiştir. Aslında Tayyib Erdoğan ile Hüseyin Obama arasında bunun gibi bazı benzerliklerin olduğunu da düşünüyoruz. Boyları benziyor, ikisi de uzun boylu. Mazlumiyetleri benziyor, ikisi de zor şartlardan gelmiş ve çok önemli devlet görevini üstlenmişlerdir. İkisi de halka yakın kimselerdir. İkisi de tevazu sahibidir.

Hüseyin Obama’nın dikkatimizi çeken bir yanı da çocukluğundan beri çileli bir hayatın içinden gelmesidir. Ayrılan bir ana-babanın çocuğu olarak yakın akrabalarının elinde yetişmesi ona güç veren kaynakların başında gelmektedir. Büyük hizmetlerin başına gelen insanlarda genellikle görülen şeydir bu çile çekmiş olmaktır. Hz. Peygamber öksüz büyümüş, dedesi sonra amcası tarafından yetiştirilmiştir. Mustafa Kemal babadan yetim kalmış, anası evlendiği için bir tür öksüz kalmıştır. İran devriminin lideri Humeyni aynı şekilde babasız ve anasız kalmış ve teyzesi tarafından yetiştirilmiştir. Rusya Başbakanı Putin de hatırladığımız kadarıyla öksüz büyümüştür. Ama hepsi sonunda önemli işler başararak toplumlarına büyük hizmetler vermişlerdir. Hüseyin Obama’nın da insanlığa büyük hizmetler vereceğine inanıyoruz.

Hulasa, ne kadar büyük insan varsa, insanlık tarihinde iz bırakan şahsiyet varsa hepsi çileli bir hayatın içinde yoğrularak, bir nevi eğitilerek gelmiştir. Çile onlara adeta bir kamçı görevi ifa etmiştir.

Barak Hüseyin Obama bizce başarılı bir seyahat yapmış ve Amerikan milletinin Türk milleti yanındaki itibarını yükseltmiş, Bush’un mağrur tavrının tersine, tevazuu ile gülümser yüz ifadesi ile ve sözleri ile Türk milletinin gönlünü almıştır; ülkesine kazançlı dönmüştür.

Gençlerle sohbet ederken son derece sempatik davranması, onlarla karşılıklı konuşması ve açış konuşmasının başında saatine bakarak namaz kadar ziyareti bitirmesi gerektiğini ifade etmesi, Türk siyasetinde siyasilerin ezan konusundaki hassasiyetlerine özen göstermesi, gerçekten halkımıza ve Türk toplumuna verdiği son derece anlamlı mesajlardan biri idi.

Bu hakir, Amerikan mallarına boykot uygulamaktadır. Fakat galiba Hüseyin Obama bu boykotumu da kıracaktır.

Barak Hüseyin Obama’nın bu başarısı, kanımca taşıdığı Müslüman kandan ve temsil ettiği zenci mazulmiyetinden kaynaklanmaktadır. Adlarından biri Müslüman olan ve Müslüman genine sahip olan bir başkandan bundan başka bir davranış beklenmezdi.

Kendisi her ne kadar Müslüman değilse de isminde Müslümanlık var, yaptığı iş de Müslüman işidir. Esasen Hüseyin güzel insan demektir. Hüseyin sevgili Peygamberimizin torununa verdiği addır. Böyle güzel bir ziyaret ancak böyle güzel bir isme ve iyi özelliklere sahip olan bir devlet adamından beklenirdi. Yani bu ziyaret Hüseyin isminin müsemması olmuştur.

Önü açık olsun, dünyaya yeni, adil ve barışçı bir düzen, güzel bir sistem getirmenin yollarını Rabbim kendisine açsın. “Güle güle” güzel Obama.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yunus Vehbi Yavuz Arşivi