Yunus Vehbi Yavuz

Yunus Vehbi Yavuz

Kaddafi’ye yapılanı Müslüman yapamaz

Kaddafi’ye yapılanı Müslüman yapamaz

Arap baharı çerçevesinde, Libya eski lideri Muammer Kaddafî’ye reva görülen muamele ve feci öldürülme şekli, ilkel toplumlarda bile kimseye reva görülmemiştir. Kalbinde zerre kadar İslam imanı taşıyan ve merhamet anlayışı olan hiç kimsenin böyle bir muameleye cesaret etmesi mümkün değildir.

Kaddafî, diktatör olmasına karşın, ülkesine hizmet etmiş, acımasız sömürücü yabancıların ağzından kurtardığı petrolü halkına harcayarak refah seviyesini yükseltmiş, vatandaşlarını bedevilikten medeniliğe yükseltmeyi başarmıştır.

Ne var ki, her iktidar sahibinde olduğu gibi, onda da kuvvetli iktidar hırsı oluşmuştur. Her insan başlattığı işlerin kendisinden sonra devamını elbette ister. Bunun için de koltuğunu bırakmak istemez.

Ancak, iktidara haris olmak, bu kadar feci bir şekilde öldürülmeyi gerektirmez. Kaddafi, siyasi bir suçlu idi. Eğer iktidarda kalsaydı ona karşı çıkanlar belki suçlu olacaklardı. Son ayaklanmada 30.000 insanın ölümüne sebep olmamalı, belki, ne pahasına olursa olsun, iktidarı terk etmeliydi. Bunu yapmadı, yapamadı. Akıllı olan siyasi kişi Mübarek örneğinde olduğu gibi, çekilmesini bilir. Fakat o bu akıllılığı gösteremedi; gururu, bencilliği, basiretinin kapalı oluşu ve bedeviliği buna engel oldu.

İktidara haris olmak, sonra da mücadeleyi kaybetmek, belki bir bedel ödemeyi gerektirir. Bu bedelin ne olduğunu İslam’da hukuk kuralları belirler. Müslümanlar, İslam hukukuna bağlıdırlar. Kaddafi de bir Müslüman’dı. Onun yerinde bir kâfir olsa da fark etmez. Herkesin hukuk kurallarına göre muhakeme edilip cezalandırılması gerekir. Müslüman olmanın ve hukuka saygı duymanın gereği budur; demokrasinin de gereği budur. İşe adaletle başlamayanlar bundan sonraki dönemde nasıl başaracaklar?

Libyalılar Muammer Kaddafi’yi hukuki bir dayanak olmadan, Amerikan usulü cezalandırma yolunu tercih etmişlerdir. Amerikalılar bundan birkaç ay önce aynı şeyi Bin Ladin’e uyguladılar. Onu yakaladıkları yerde, çoluk çocuğunun gözleri önünde vahşice kurşuna dizdiler; hukuk kurallarını tanımadılar. Fakat, Kaddafî’den bir farkla... İşkence ile öldürmediler. Amerikalıların hukuk dışı davranmaları gayet normaldir. Zaten uluslar arası münasebetlerinde, hangi işleri hukuka uygun olmuştur ki?! Kaddafî’yi Müslümanlar linç etmedi, belki onların arkasında duran Batılı güçler linç etti. Müslümanlara yaptırdıkları işleri daha vahşi bir şekilde gerçekleştirmektedirler. Bunun arkasından, tüm dünyanın dikkatleri İslam’a ve Müslümanlara çekilecekti. Nitekim öyle de olmuştur.

Müslümanların Amerikalılardan çok ilerde bir hukuk kaynağı ve hukuk anlayışları vardır. İslam hukuku bu anlayışın temellerini bize vermektedir. “Suç olmadan ceza olmaz” ilkesi İslam hukukunda değişmez kuraldır. Bunun gibi, “ceza suça denk olmalıdır.” “Muhakeme edilmeden ceza verilmez.” prensibi de böyledir. Suçun olup olmadığı hukukla belirlenir. O da hâkim karşısına çıkarılarak, adalet kuralları çerçevesinde gerçekleşir. İslam’a göre, bu şekilde hayvan bile öldürülemez.

Eski Libya lideri merhum Kaddafî’ye reva görülen muamele, canavarlardan daha vahşice ve daha aşağı mertebededir. İşkence ile ve son derece vahşi bir şekilde öldürülmüştür. Bu öldürülme şekli, onu Allah katında mazlum durumuna getirmiş, belki de hata ve günahlarını affettirmiştir. Fakat bunu yapanlar, işkence ile adam katletmenin hesabını Allah katında vereceklerdir.

Kaddafî’nin feci bir tarzda öldürülmesi son derce üzücü olmuştur. Özellikle Müslümanlar için yüz kızartıcı ve çok kötü bir örnek olmuştur. Aynı zamanda Batılıların yaptıkları zulümleri ehven gösterecek bir görüntü oluşturmuştur. Bu davranışı, İslam adına tasvip etmek, asla mümkün değildir. İslam’ın insana reva gördüğü muamele bu değildir. Ceza ise böyle bir ceza olmaz. İslam adaleti bu değildir. Müslüman imajı bu değildir. Üstelik vahşeti işleyenler de kurban da aynı inancı paylaşmaktadır.

Hz. Peygamber (SAV), “öldürdüğünüz zaman güzel bir şekilde öldürün, hayvanı boğazladığınız zaman da güzel boğazlayın” buyurmuştur. Yani “ölüm cezasına çarptırılan kimseleri güzel davranarak infaz edin; savaşlarda karşı tarafı güzel bir şekilde öldürün, işkence ile öldürmeyin” demektir. Hz. Peygamber (SAV), insanlara işkence yapmayı yasaklamıştır. Kurban bayramında, kurbanı keserken bile keskin bıçakla kesilmesini, gözlerinin kapatılmasını emretmiştir ki, hayvan eziyet çekmesin, acı duymasın. Bu bir merhamet anlayışıdır. Merhamet İslam’ın ayrılmaz bir unsurudur. Sevgili peygamberimiz bu konuda şöyle buyurmuştur: “Merhamet etmeyen bizden değildir.”

Hatırladığıma göre, Kaddafî iktidarı ele geçirdikten kısa bir süre sonra, (kırk yıl önce) başbakan’ı olan Callud’u Türkiye’ye göndermişti. Genç ve dinamik bir zat olan Callud Türkiye’ye güzel mesajlar vermişti. Libya’ya elli bin (50.000) işçi almak istediklerini açıklamıştı. Bu açıklama sevinç yarattı ve çalışacaklar için bir umut kaynağı olmuştu. Nitekim o ziyaretten kısa bir süre sonra işçi kabulüne başlanmış; Türkiye’den Libya’ya muazzam bir işçi akını olmuştu. Daha sonra da müteahhit akını olmuştur.

Bu açıdan Kaddafî’nin ülkemize ekonomik katkıları büyük olmuştur. Libya’daki tecrübeden sonra, müteahhitlerimiz uluslar arası tecrübe kazanarak değişik ülkelere açılmışlardır. En önemlisi Kıbrıs savaşında silah, mühimmat ve petrol desteği vermiştir. Bu pencereden baktığımız takdirde, Kaddafî’nin hayır hanesinin hayli kabarık olduğunu görmek mümkündür.

Elbette her devlet adamında olduğu gibi, Kaddafî’nin de siyasi hataları olmuştur. Fakat bu kusurlar onun bu derece vahşete kurban edilmesini gerektirmiyordu. Evet, kendisi deli dolu, bedevi bir kral görüntüsü vermekteydi. Her ne kadar iktidar hırsına mağlup olma sonucu iç savaşa sebep olmuşsa da hasenatı seyyiatından fazla idi. Mazlumen ölmesi dolayısıyla, inşallah günahlarının bağışlandığına inanıyoruz Onu vahşice öldürenler, hem kendilerine hem de tüm Müslümanlara büyük zarar vermişlerdir. Bu davranışın İslam’la yakından ve uzaktan alakası yoktur. İslam’ı ve Müslümanları bu çirkin davranıştan tenzih ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yunus Vehbi Yavuz Arşivi