Yunus Vehbi Yavuz

Yunus Vehbi Yavuz

Kurbanı anlamak (2)

Kurbanı anlamak (2)

Akademik unvanlı, fakat İslam fıkhı üzerinde ihtisası bulunmayan bazı akademisyenler de dâhil, az sayıda bazı zatların medyada zaman zaman kurban ibadeti hakkında ileri geri sözler sarf ettiklerini müşahede etmekten üzüntü duymamak mümkün değildir. Din, ilim işidir, ihtisas işidir, ciddiyet işidir. Bu alanda fikir yürütebilmek yahut yorum yapabilmek için, İslam ilimleri alanında, özelikle fıkıh konusunda derinleşen bir uzman olmak gerekir.

Her şeyden önce, şunu ifade etmemiz gerekir ki; ibadetler yorumlanamaz. Belki İslam’ın dünya işleri ile ilgili hükümleri üzerinde yorum yapılabilir. Nitekim müçtehit âlimler bunu yapmışlardır. Fakat sabit olan ibadetleri yorumlamamışlar, onların aslına dokunmamışlardır. Hükmünü inkâr etmeyip sadece derecesi hakkında, delillere dayalı bilgiler vermişlerdir. Sünnet, vacip, mendup, mekruh gibi...

Anılan zatların yaptıkları yorum şudur: “Kurban mademki fakir ve muhtaçlara gıda temin etmekten ibaret bir yardımdır, o halde onun parasını fakir ve muhtaç insanlara ve hayır işlerine harcanmakla aynı maksat hâsıl olur. Böylece hayvan kıyımını da önlemiş olur.”

Bu yorum temelden yanlıştır. Çünkü kurban fakir ve muhtaçlara yardım gerekçesine dayalı bir ibadet değildir. Kurban ibadetinin gerekçesi Allah’ın emrine teslim olmaktır. Bu da emredildiği şekilde yerine getirmekle gerçekleşir. Yukarıdaki aklî muhakemeye dayalı yardımın adı sadaka olur, fakat kurban ibadeti asla olamaz. Sadaka vermek bir ibadettir, fakat kurban değildir.

Kurban ibadetini doğru anlamak gerekir. Bir kimsenin namazı, bir beden hareketi olarak değerlendirip sonra bunun yerine beden hareketleri yapmayı namazın yerine ikame etmesi ne derece yanlışsa, anılan yorum da o kadar yanlıştır. Zekât vermesi gereken bir kimse bunun yerine sadaka verse geçerli olur mu? Namazın farzı yerine nafile namaz kılsa olur mu?

Kurban ibadetinin yerini hiçbir şey tutamaz. O, dinimizde belirlenen şekilde yerine getirilir; getirilmelidir. Din akıl ile olmaz; ibadetler akıl ile, gerekçe ile yorumlanamaz. Biz ibadetlerin sadece hikmetlerinden bazılarını idrak edip bunları ifade edebiliriz. Hikmet ile gerekçe farklı şeylerdir. Gerekçe hükmün dayalı olduğu şeydir.

Hikmet ise herkesin kendi aklınca anladığı bir manadır. Bu anlaşılan şey, hükmün dayanağı olamaz. Dolayısıyla, kurban ibadeti hakkında ileri geri konuşmalar boş sözler olup Allah’a teslim olmamanın belirtileridir. İbadetlerde itiraza yer yoktur. Müslüman, Allah’a teslim olan kimse demektir. Dolayısıyla, teslimiyetin çarpıcı örneği olan kurbanın aslına uygun bir şekilde yerine getirmeye özen gösterilmelidir.

Kurban ibadetini usulüne uygun olarak nasıl ifa edebiliriz? Biraz da bu nokta üzerinde durmamız gerekir. Kurban olarak iyi vasıflı ve kusursuz bir hayvan seçilmelidir. Ticarî pazarlık yapar gibi ısrarlı bir şekilde pazarlık yapılmamalıdır. Üreticilerin de bu işten geçindikleri ve ayakta durmaları gerektiği düşünülerek onlara destek olmayı niyet etmeli. Kurbanlık hayvanları yetiştirenler olmasa biz bu ibadeti nasıl yapacaktık?

Bunu düşünmek ve üreticiyi bir tür ödüllendirmek gerekir. Bunu yapacak kadar parası olmayanların zaten kurban mükellefiyetleri olmaz. Kurban kesen Müslüman zengin olan insan demektir. Zengin kimse kurban parasına birkaç lira daha fazla ödeme yapmakla yıkılmaz.

Kurban alındıktan sonra ona saygı gösterilmeli, sevilmeli ve okşanmalıdır. Hayvan kesilinceye kadar rahat ve güzel bir ortamda misafir edilmelidir. Bunun yanında, kesilme esaslarına titizlikle riayet edilmelidir. Kurbanı ehil kimse kesmeli, bıçak keskin olmalı, hayvanın üç bacağı eziyet vermeden bağlanmalı, nazik bir şekilde kıbleye karşı yatırılmalı, gözleri önceden kapanmalı ve besmele ve tekbirlerle aniden kesilmelidir.

İslam dünyasının sıkıntılar yaşadığı zamanımızda, mali imkânları hayli ileri derecede olan Müslümanların, tek kurban kesmekle yetinmemeleri, imkânlarını seferber ederek gücüne göre birden çok kurban kesmeleri bugün büyük bir önem taşımaktadır. Bunun dinimizde örneği vardır. Hz. Peygamber (SAV) veda haccında 100 deve kurban etmiştir. Bunun bizlere verdiği mesaj vardır. Bir tane kurbanla yetinmeyin, belki onlarca kurban kesin; sağlığınız, selametiniz ve İslam dünyasının selameti için yüce Allah’a çok sayıda kurbanlar takdim edin demektir.

Kurban, insanları eğiten bir ibadettir. Onu büyük bir şevkle ve ihlâsla ifa etmeli, hem kalben huzur duymalıyız, hem de toplumun rahatlamasını sağlamaya çalışmalıyız. Tüm Müslüman kardeşlerimizin kesecekleri kurbanların, Allah katında takva mertebesine çıkmasını diliyor, bayramın İslam âlemi için huzura, kuvvete ve güvene vesile olmasını diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yunus Vehbi Yavuz Arşivi