Yunus Vehbi Yavuz

Yunus Vehbi Yavuz

Nerede adalet varsa, orada Allah’ın şeriatı vardır

Nerede adalet varsa, orada Allah’ın şeriatı vardır

Adalet, Allah’ın şeriatıdır. İslam dininin temel taşı adalettir. Adalet hukukun da temelidir. Bu bakımdan Müslümanlar için adaletin önemi çok büyüktür. Allah’ın şeriatı kavramı ise bilimsel bir kavramdır. Kafaları ve kalpleri Batı hukuk düşüncesi ile meşbu olan insanlar bu kavramdan ürkebilir.
Allah’ın şeriatı Allah’ın yolu demektir. Gönderdiği kitaplar ve tesis ettiği dinler Allah’ın şeriatlarıdır. Yahudilik şeriatı, İslam şeriatı, denilince bundan Allah’ın Yahudiler için yahut
Adaleti, Müslümanlar ne yazık ki, bazen Avrupa makamlarında aramaktadırlar. Hak ve hukukun ihlal edilmesi halinde başvurulan merci, batı makamları olmaktadır. Oysa bizde adalet çok önemlidir. Adalet dindarlığın temel taşı olduğu gibi, Allah’ın şeriatının da temel taşıdır.
İslam Şeriatının hedefi ola adaletin daha iyi anlaşılması için İbn-i Kayyım El-Cevziye’nin konu ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmeyi siz değerli okuyucularla paylaşmak istiyoruz. İbn-i Kayyım, “Et-Tururku’l-Hukmiyye” adlı siyasetle ilgili değerli eserinin mukaddime kısmında şunları yazıyor:
“Allah, elçilerini gönderdi ve kitaplarını indirdi ki, insanlar kıstı ikame etsinler. Kıst ise yer ile gökleri ayakta tutan adalettir. Hangi yol ile olursa olsun, eğer bir yerde adalet yüzünü gösterirse ve adalet emareleri görünürse işte orada Allah’ın şeriatı ve dini vardır. Allah’ın maksadı, kulları arasında adaleti ikame etmek ve insanların kıst ile kaim olmalarıdır. Hangi yol ile adalet ve kıst ortaya çıkarılırsa o çıkarılan şey dindendir, dine muhalif değildir. Adil siyaset, şeriatın konuştuklarına muhaliftir, denilemez; belki Şeriatın getirdiklerine muhaliftir. Belki şeriatın bir parçasıdır. İnsanların maslahatına uyarak ona siyaset adını biz veriyoruz. Oysa bu, Allah ve Resûlü’nün adaleti olup bu adalet o emarelerle ve alametlerle ortaya çıkmıştır.” (İbn-i Kayyım El-Cevziyye, Ettururku’l-Hukmiyye, s.13-14)
İbn-i Kayyım’ın bu tespiti dinin temel felsefesini ve adaletin ruhunu anlamada çok önemli bir açıklama niteliğinde olup Allah’ın gönderdiği çeşitli din ve şeriatların esas amacının ne olduğunu anla noktasında, çağımızdaki olaylara ışık tutmaktadır. İslam dünyasında, isim olarak Allah’ın şeriatına dayalı göründüğü halde, amaç olarak şeriatla taban tabana zıt olan nice uygulamalar vardır. Bunlar aslında bal gibi zulümdür, fakat şeriat olarak isimlendirilmektedir. Şeriatın zahir ile alakası vardır, şeriat zahire bakar, fakat zahiren hukuka uygun olduğu halde, mana ve maksat olarak zulüm olan nice işler vardır.
Şeriat sadece kadınların örtünmesi yahut mahkemelerde el kesme ve recm cezası vermekle gerçekleşmez. İslam dünyasında uygulanan siyasetleri, eğer ince bir elekten geçirmek söz konusu olsa, bunların kahir ekseriyeti, Allah’ın şeriatı yanında sınıfta kalır; adalet olarak sanılan birçok hükmün aslında zulüm olduğu görülür. Düşüncesinde dolayı mahkûm edilen, öldürülen, işkenceye tabi kılınan, çevreyi katleden, hayvanlara fena muamele eden, kadınlara ve çocuklara işkence boyutunda muameleleri reva gören sayısız insanlar yaşamaktadır. Ülkemizde ve İslam dünyasında en az uygulanan ve ve asgari düzeyde tadı alınan şeriat ilkesi adalettir. Adaletin olmadığı yerde Allah’ın dini ve şeriatı olmadığı gibi, dindarlık da söz söz konusu değildir.
Hz. Peygamber Aleyhisselam’ın meşhur bir sözü vardır: “Ben bir olay sebebiyle aranızda hüküm verirken sadece delillere bakarak hüküm veriyorum. Muhakeme edilen taraflardan biri hasmına karşı delilini ortaya koymada daha çok maharet sahibi olabilir. Haklı olup olmadığını kişiler vicdanen daha iyi bilirler. Böyle bir durumda kimin hakkını hasmına vermişsen onu sakın almasın.”
O halde, adaletin ortaya çıkması için hâkimlerin verdikleri bütün kararlar mutlak ölçü olmayabilir. Esas ölçü hükmün gerçeğe uygun olup olmamasıdır. İşte bu sebeple, İslam fetva geleneğinde şu söz öne çıkmaktadır: “Fetva vermeye en çok cüret edeniniz cehennem ateşine atlamaya en çok cüret edeninizdir.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yunus Vehbi Yavuz Arşivi