Yunus Vehbi Yavuz

Yunus Vehbi Yavuz

İslam hukukuna göre kadının boşanma hakkı (2)

İslam hukukuna göre kadının boşanma hakkı (2)

Mehir: Mehrin ölçüsü, evlenecek kadının kendisi için belirlediği mal varlığıdır. Erkek bunu eğer kabul ederse kadın geniş zaman içerisinde bu mal varlığını kocasından isteyebilir. Mehir için konulmuş herhangi bir miktar söz konusu değildir. Karı koca arasındaki anlaşmaya bağlıdır. Hz. Peygamber’in Hz. Aişe validemiz için verdiği mehir miktarı 400 dirhem olup bu miktarın dünyanın en pahalı mehri olduğu söylenmektedir. Hz. Fatıma’nın mehri de 300 dirhem idi. Bu miktar da o günün şartlarında büyük bir servete denk gelmekteydi.
Kadın evlendikten sonra kocasının imkânlarının genişlediği bir zamanda isteyebileceği gibi, şayet erkek karısını boşamak isterse yahut boşamışsa kadın da bu mehri talep etme hakkına sahip olur. Dolayısıyla erkeğin, bu hakkı dilediği gibi kullanmasına engel olucu niteliktedir. Nitekim tarih boyunca, özellikle Osmanlı mahkeme sicillerinde rastladığımız boşanma olaylarının en çok vuku’ bulanı para karşılığındaki boşanmalardır. Kadınlar genellikle bu alacaklarını bağışlamak suretiyle kocalarından boşanma hakkını elde etmişlerdir. Bunun gibi, koca ölünce, karısı mirasından mehri kadar miktarı ayrıca bir hak olarak alabilir. Bu husus toplumumuzda pek bilinmemekte ve uygulanmamaktadır.
Lian yahut mulâ’ane: Erkeğin karısını zina ile suçlaması sonucu hâkim önünde beli usuller çerçevesinde lanetleşmesi demektir. Eğer bir kimse herhangi bir kadını zina ile suçlar da buna dair dört şahit getiremezse iftira cezası olarak seksen sopa vurulma cezasına çarptırılır. Nur suresi 4. ayetinde bu husus şöyle açıklanmaktadır:
“Namuslu kadınlara iftira atıp da sonra dört şahit getiremeyenlere seksen sopa vurun ve onların şahitliğini ebedî olarak kabul etmeyin. Bunlar fasık kimselerdir. Ancak bundan sonra tevbe edip de kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayan, çok acıyandır.”
Yabancı bir kadına iftira atan kimseye verilen seksen sopa cezası ile şahitliğinin ebedî olarak kabul edilmemesi karşılığında, kendi hanımına iftira atan erkekler de boşanma cezası ile cezalandırılırlar. Bu durumda kadın için, eğer isterse boşanma hakkı doğar. Bu da lanetleşme ile gerçekleşir. Kadın eğer bu hakkını kullanmak isterse, mahkemeye başvurarak lanetleşme ister. Lanetleşmenin nasıl yapılacağı Nur suresi 6. ayetinden itibaren şöyle açıklanmıştır:
“Hanımlarına iftira atıp da kendileri dışında şahitleri bulunmayanlar, doğru söylediklerine dair biri dört kere şahitlik edecektir. Beşincide ise, eğer yalancılardan ise, Allah’ın laneti üzerine olduğunu ifade eder. Kocasından yalancılardan olduğuna dört kere şahitlik etmesi kadından cezayı uzaklaştırır. Beşincide ise, eğer yalancılardan ise, Allah’ın gazabının kendisi üzerinde olmasını ifade eder.”
İşte böylece, karşılıklı olarak tarafların doğru söylediklerine ve yalancılardan olmadıklarına dörder kere yemin etmeleri ve beşincide eğer yalan söylüyorlarsa, Allah’ın lanetinin kendileri üzerine olmasını dilemeleri sonucunda, kadın resmen kocasından boşanmış sayılır. Bu şekilde İslam kadının şeref ve haysiyetini korumakta, ayrıca kendisine boşanma hakkı tanımaktadır. Bu hak erkeğin boşanma hakkına sahip olmasını dengeleyici nitelik taşır. (Bu konuda geniş bilgi için bkz. Serahsî, el-Mebsût, 7/44)
Îlâ: Mulâ’ane dışında, kadının kocasından boşanmasını sağlayan bir husus da îladır. Îla, erkeğin karısına dört ay veya daha fazla müddetle yaklaşmamak için yemin etmesidir. Bu müddet içerisinde eğer yeminini bozmayıp ona sadık kalırsa, Hanefîlere göre mahkeme kararı olmaksızın karısı kendisinden boş olur. Eğer yeminini bozar da karısına yaklaşırsa, o taktirde yeminini bozduğu için, kefaret ödemesi gerekir. Bu husus Bakara suresi, 2/226. ayetinde şöyle ifade buyrulmuştur:
“Hanımlarına yaklaşamayacaklarına dair yemin eden kocaların dört ay on gün beklemeleri gerekir. Eğer bu kimseler yeminlerinden dönerlerse yüce Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır. Eğer yeminden dönmeyip hanımlarını boşamayı isterse şüphesiz ki Allah işiten ve her şeyi bilendir.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yunus Vehbi Yavuz Arşivi