Yunus Vehbi Yavuz

Yunus Vehbi Yavuz

CHP siyasi yanlışlarından vazgeçmelidir

CHP siyasi yanlışlarından vazgeçmelidir

CHP Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk partisidir; en eski partisidir; günümüzde etkili muhalefet partisidir. Ancak tarihten günümüze, siyasi hayatta çok şey değişmiştir. Değişen Türkiye’de uzun yıllardan bu yana, sadece muhalefet görevi yapan CHP, eğer oylarını artırıp iktidar olmayı hedefleyen bir parti ise, akılcı bir yol izleyerek siyasi hata yapmamalıdır; yaptığı hatalar varsa bunlardan hemen dönmelidir.
12 Haziran 2011 seçimlerinde, CHP yanlış yaptı, hem de siyasi büyük bir yanlış. Ülkemizde şaibesiz, kabiliyetli, bilgili, becerikli insanlar dururken, T.C. mahkemelerince, hükümete karşı darbe planlamaktan tutuklanmış olan sanıkları bilerek ve planlayarak milletvekili listelerine aldı ve bunların büyük bir kısmını milletvekili yaptı.
Siyaset yanlış kabul etmez. Halkımız yapılan siyasi yanlışları affetmiyor. CHP neden Ergenekon tutuklularını milletvekili yapmak istedi? Bu sorunun cevabı esasen yapılan yanlışı açığa çıkaracak niteliktedir. Bizim gözlemimize göre, seçimlerde halkta hâkim olan kanaat şu oldu: Demek ki CHP hukuka değer vermiyor, kanunsuz işlere girişenlere sahip çıkıyor, hep kendi kafasının doğrultusunda hareket ediyor; ideoloji peşinde koşuyor. Bir siyasi parti gibi değil de siyasetin dışında faaliyet gösteren bir örgüt gibi çalışıyor.
Efendim, “Yargı siyasallaşmıştır; dolayısıyla biz onun için bu zatları kurtarmak istedik” şeklinde bir savunma da kabul edilemez. Seçimler mahkemelerin önünden zanlıları kurtarmak için yapılmaz. Belki milli iradenin tecellisi için yapılır. Milli irade şaibelerden uzak kimseleri seçmek ister. Tutuklular hakkında tek karar mercii vardır. O da yargıdır. Cumhuriyet rejimi bunu gerektirir; hukuka saygı bunu gerektirir. Saltanat rejimlerinde ise bir gerekçe ileri sürülerek yargıyı sultanlar yönlendirebilirler. CHP sultan mevkiinde görünmemelidir. İktidarın bu sorunun ortaya çıkmasında bir suçu yoktur. Taşı kuyuya atan CHP’dir. Bunun sorumlusu kendisidir. İktidar kendilerine, Ergenekon sanıklarını listesine almayı ne tavsiye etmiştir, ne de zorlamıştır. Kendi başına sorun çıkarmıştır.
CHP kendisini sultan mevkiine koyarak yargıyı baskı altına almak isterse, alacağı oy oranı % 26’yı geçmez. İktidar partisinin her geçen gün yıpranması gerekirken, aksine giderek daha çok canlanması ve oy oranını yükseltmesinin temelinde, CHP’nin bu ve benzeri siyasal hataları yatıyor. Eğer CHP, tutukluları kurtarmak için siyaset yaparsa, o zaman yargı ne iş yapacak? Eğer her şey CHP’nin istediği istikamette cereyan edecekse yargı ne işe yarayacak? Millet bu soruların cevabını buluyor da CHP acaba neden bulamıyor?
Eğer CHP, bu milletin en köklü partisi olduğunu iddia ediyorsa ve gerçekten iktidara talipse, uyguladığı siyasi çizgiyi değiştirmeli ve dar çerçeveli, hizipçi ve ideolojik yaklaşımları artık bırakmalıdır. Siyasi bir parti bir teşkilatın savunucusu, bir ideolojinin takipçisi olamaz; olmamalıdır. CHP Ergenekoncular yerine, toplumda ve dindar çevrede saygın, tertemiz isimleri bulup seçime girseydi, herhalde bugünkü sıkıntı olmazdı ve millete yaklaştığı ölçüde oy alırdı.
Türk milleti gerçekten zekidir, feraset sahibidir, fedakârdır, vefakârdır; kendisine yaklaşanlara ikram eder, neyin ne olduğunu çok iyi anlar. Bugünkü durum eskisi gibi değildir; halkımızın bilgi alma kanalları çoğalmıştır. Yüzlerce TV ve Radyo kanallarından bilgi akmaktadır; millet internet ve diğer bilgi ve iletişim kanallarından yararlanmakta, gerekli bilgileri alarak aydınlanmaktadır.
Eskiden CHP’nin tek seslilik dönemlerinde olsaydı, belki bilmeyen insanları yönlendirmek mümkün olurdu. Fakat şimdi bunu yapmak asla mümkün değildir. CHP artık toplumun değiştiğinin farkına varmalıdır. Herkesin kolayca anladığını CHP acaba neden anlayamaz diye insan soru sormaktan kendini alamıyor.
CHP bu tutumunu sürdürdükçe, AK Parti, oylarını daha da artırmaya devam edecektir. Zaten AK Parti’nin yükselmesinin temelde iki sebebi vardır. Biri bilgili, becerikli, anlayışlı, zeki, dindar ve halka yakın insanları seçip işbaşına getirmek; böylece halkı memnun edecek binlerce hizmeti sunmak; diğeri ise CHP’nin yaptığı siyasi hatalardır. Bu hataları işlediği sürece, oylarını iktidar noktasına taşıyamayacaktır. Çünkü CHP halka yaklaşamamaktadır. Halka yaklaşamayanların halktan oy almaları mümkün değildir.
Özellikle, ana muhalefet partisi CHP, iktidara en yakın partidir. Fakat yarım asırdan fazla bir zamandır bir türlü iktidar olamamıştır. İktidar olabilmesi için, bilgili, becerikli, kabiliyetli, hakkaniyetli, dindar ve halka yakın insanları bünyesinde barındırmalı, politikalarını ideolojiden milli ideale çevirmeli, en büyük ideal olan milletin istek ve arzularına hizmet vermelidir.
Politikalarını bu çerçevede yürüten bir partinin başarılı olmaması için bir sebep yoktur. CHP siyasi hatalarını, özellikle muhalif görüş sahiplerinin tenkitlerine kulak vererek ve ciddi bir şekilde çok yönlü kamuoyu araştırmaları yaptırarak tespit etmeli, bu hataları bir daha tekrarlamamalıdır. Böylece zamanın ve çağın değiştiğinin artık farkına varmalı ve tarihi tecrübesiyle çağdaş topluma iyi, güzel ve yararlı hizmetler vermesini becermelidir. Meclise karşı direnmek, yemin etmeyip milletin beklentilerini erteletmek topluma hizmet değildir. Direnmek müspet hareket değildir. Ülkemizde müspet hareket etmeye çok ama çok ihtiyaç vardır.


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yunus Vehbi Yavuz Arşivi