Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Üreten Türkiye Abu Dhabi’deydi

Üreten Türkiye Abu Dhabi’deydi

“Alan değil satan,” “öğrenen değil öğreten,” “özenen değil özenilen ülke” olmanın hazzını bir kere daha yaşadık.

Dünyayı avuçlarının içine alarak, nerede bir insan topluluğu ve ülke varsa, oraya koşan İstanbul Ticaret Odası’nın ülkemizi temsili, yukarıdaki sözlerin fotoğrafıydı.

Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere, Ortadoğu, Afrika ve Asya ülkelerinden bir kısmının katıldığı Abu Dhabi fuarında göz dolduran ülke elbet Türkiye’ydi.

Şurası sevimli bir hakikat ki; devletimizin gücü, dışarıdan bakınca daha net görülüyor.

Fuara katılan çeşitli ülkelerden yüzlerce firma yetkilisi, Türkiye standlarını ziyaret ederken;

“Neleri varmış” diye bakmıyorlardı, “Neler alabiliriz” diye bakıyorlardı. İşte mutluluk buydu.

Ayrıca Türkiye’nin son on yılda büyük bir sıçrama kaydettiği, fuara katılan diğer ülke firmalarının geldiği noktadan daha iyi anlaşılıyordu.

¥

Resmi istatistiklere baktığımızda da aynı şey gözüküyordu. Mesela Birleşik Arap Emirliklerine yapılan gıda ürünleri ihracatında istikrarlı bir artış gerçekleşmiş.

Henüz 2011 yılının rakamlarını bilemiyorum ama 2009 yılında 95. 918 bin dolar olan ihracat miktarı, 2010 yılında 103.515 bin dolara yükselmiş.

İTO Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş adına, fuara katılan üyeler ile İTO heyetine başkanlık eden başkan vekili Dursun Topçu, fuarı dolaşırken ülkemize olan itibarı şöyle özetliyordu.

“Ürettiklerimizle bu fuarlara katılmamız, Türkiye’ye olan ezeli güvenin üzerindeki sis perdelerini kaldırıyor.

Bu insanlar biliyorlar ki, Türkiye büyük bir ülke ve tarihi ile kültürü ile belli bir geçmişe sahip. Böyle bir mirasa sahip Türkiye’nin elbet güçlü olması gerekir.

İTO olarak ister üyemiz olsun ister olmasın, memleketimizin neresinde bir üretim yapan işadamımız, tüccarımız, sanayicimiz varsa, hepsini bu ve benzeri fuarlara taşımak bizim için milli bir vazifedir.

İşte bu fuarda da bu hizmetin ne kadar önemli olduğunu gördük. Bizim standtlarımız ziyaret edilirken, insanların ilgisi, samimiyeti ve sahiplenmesi onu gösteriyordu.”

¥

Meğer Türkiye’de ne çok başarılı şirketler varmış. Şimdiye kadar adını hiç duymadığım firmalar gördüm, ürettiklerinin yüzde seksenini dışarıya satmaktalarmış.

Gıda denilince akla gelen ne varsa, onun da Türkiye’de yetiştiğini bu vesileyle söyleyelim.

Eğer “Biz de şu yetişmez” deniliyorsa; bilinmeli ki, yetiştirmekten vazgeçtiğimiz veya unuttuğumuz içindir.

Çünkü bir bizdeki gıda ve gıda ürünlerine, bir de diğer ülkelere baktığımızda, bizdeki çeşitliliğin yanına yöresine konuşlanabilecek başka bir memleket yok.

Tabii şu ayrıntıyı gözden kaçırmamak lazım. Bizim sahip olduğumuz toprak ve mevsim zenginliğine, o ülkelerin çoğu sahip değil.

Bir ayrıntı daha.

Eğer tarım konusunda ciddi bir seferberlik başlatabilsek ve toprağımızı; “seyretmek” yerine “işleyebilsek,” sanayide zirveye de çıksak, biz tarım ülkesiyiz, sadece tarımla bile kendi kendimize yetebiliriz.

Fuarı gezerken bunları söyleniyordum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi