Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Sohbet Tadında

Sohbet Tadında

Bu haftaki kitabımız yazı ve söz ustası Dursun Gürlek’e ait. Dursun Gürlek yazınca okunur, konuşunca dinlenir.

Kubbealtı Neşriyat’tan çıkan kitabının adı; “Sohbet Tadında.”

Tarihi sevmenin en iyi yollarından birisi de Dursun Gürlek’i ya dinlemek ya da okumaktır.

Tarihi anlatırken, sevdirmekten ziyade özleten bir üslup ile yazar ve konuşur.

“Sohbet Tatında” ismini verdiği kitabında da yine tarihi hem sevdirmiş, hem bilgilendirmiş hem de özletmiş.

Biz sohbet toplumuyuz. Bugün eli kalem tutan, sözü dinlenilen ve okuyan kimselere bakılırsa, sohbet kültürüyle beslendikleri görülür.

Sohbette göz teması ve yüz teması önemlidir. “Anlama, algılama, yorumlama” bu sayede elde edilir. Hatipler bu ortamlardan beslenir.

¥

Neyse biz kitabın sayfalarına dönelim:

İslâm dininin üzerinde en fazla durduğu konulardan birinin de kul hakkı olduğunu çok iyi biliyoruz.

Ecdadımızın bu konuda gösterdiği hassasiyeti ve titizliği ise tarih kitaplarından, yazılan eserlerden, seyahatnamelerden ve menkıbelerden öğreniyoruz.

Kul hakkına riayet etmenin lüzumunu, bu hususta gösterilmesi gerekenleri anlatan, dile getiren, gözler önüne seren can alıcı tabloların sayısı o kadar fazla ki, bunları teker teker sıralamak için ciltler dolusu kitapların yazılması gerekiyor.

¥

Osmanlı kanunlarına göre, değirmencilerin tavuk beslemesi yasakmış. Çünkü tavuklar müşterinin “ununu ve buğdayını” yiyerek kul hakkını ihlal edebilirlerdi.

Tavuğun vereceği zararları gidermek, tabii ki değirmenci için zordu. Dolayısıyla değirmencilerin sadece vakti öğrenmek için bir tane horoz beslemelerine izin veriliyordu.

Dikkat ediyor musunuz? Tavuk beslemek yasak, horoz beslemek -o da bir tane olmak kaydıyla- serbest.

Çünkü horozun namaz vaktini, özellikle sabah namazının vaktini bildirmek gibi bir görevi var.

Kemaleddin Demiri’nin “Hayât’ül Hayvan” isimli ünlü eserinde, konuyla ilgili bilgilere uzun uzadıya yer veriliyor.

Hazır, bu eserden söze etmişken birkaç nakilde bulunalım:

Horozlar geceleyin vakti çok iyi belirler. Her gece için sesini birkaç devreye ayarlar, devreler arasındaki zamanı çok iyi tespit ederler.

Geceler ister uzun olsun, isterse kısa; imsaktan önce bir miktar, imsaktan sonra da bir miktar öter. Ötüşleri birbiri ardınca olur.

Hayât’ül Hayvan’da horoz sesinin önemi şöyle dile getiriliyor:

“Sa’lebi’nin rivayetine göre; Allah Rasûlü şöyle buyurdu:

Yüce Allah üç sesi sever. Bunlar: “Horoz sesi, Kur’an okuyan kimsenin sesi, seherlerde tövbe ve istiğfar edenlerin sesi.”

Ahmed bin Hanbel’in, Hâlid el-Cühenî’den rivayet ettiğine göre, Allah’ın Rasûlü şöyle buyurdu:

“Horoza sövmeyin. Çünkü o namaza kalkmaları için insanları uyandırır.” Başka bir rivayette ise şu ilave vardır: “Çünkü horoz namaza çağırır.”

Kubbealtı Neşriyat: 0212 516 23 56

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi