Faruk Çakır

Faruk Çakır

Mısır’ın izlediği film

Mısır’ın izlediği film

Nil nehrinin zenginleşmesine vesile olduğu Kuzey Afrika ülkesi Mısır, resmî adıyla “Mısır Arap Cumhuriyeti” sıkıntılı bir döneme giriyor. Uzun yıllar ülkeyi yöneten ‘diktatör’ Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, “Arap Baharı” sonrası yargılandı, hatta müebbet hapse mahkûm oldu. Ancak bu karar Mübarek’in taraftarlarını da, muhaliflerini de memnun etmedi. Taraftarlar bu cezayı çok görürken, muhalifleri “Niçin idam edilmedi?” diye yeniden sokaklara çıkıp protesto gösterileri yaptı.
Bu kargaşa içinde ülke cumhurbaşkanı seçimine gitti ve seçim yapıldı. Neticelerinin bir hafta sonra açıklanacağı ifade edilen bu seçim, acaba “İslâmın zekî bir mahdumu” olarak isimlendirilen Mısır’a huzur ve sükûn getirebilecek mi?
Her ülkenin kendine mahsus dengeleri olduğu gibi Mısır’ı ayakta tutan dengeler de var. Mısır’da da askerler, pek çok konuda belirleyici rol oynamış. “Bahar”dan sonra bu durumun bir anda değişmesini beklemek eşyanın tabiatına aykırıydı. Nitekim, daha önce Türkiye’de de olan bazı arızalar, şimdi Mısır’ı meşgul ediyor.
Kısaca hatırlamak gerekirse Mısır’da şunlar oldu ve oluyor: Mısır’da Anayasa Mahkemesi, ülke tarihinin ilk demokratik meclisini feshetti ve ‘eski rejim’in son Başbakanına adaylık izni verdi. Mısır İdare Mahkemesi’nin önümüzdeki günlerde göreceği ilk dâvâ dosyasında, “Müslüman Kardeşler Cemaati” isminin kullanılmasının yasaklanması ve cemaatin bütün faaliyetleri ile mal varlığının dondurulması talep ediliyormuş.
Dâvâ kapsamında cemaatin başşehir Kahire ve diğer şehirlerdeki merkezlerinin de kapatılması istenirken, gerekçe olarak, cemaatin “sivil toplum örgütlerinin tâbi olduğu yasaların dışında ve izinsiz faaliyet yürütmesi” gösterilmiş.
Mısır’da yönetimi elinde bulunduran Yüksek Askerî Konsey’in Başkanı Mareşal Hüseyin Tantavi ve Başbakan’a karşı açılan dâvâda, yine Müslüman Kardeşler cemaatinin merkezlerinin kapatılarak faaliyetlerinin yasaklanması isteniyormuş. Açılan başka bir dâvâda ise, Hürriyet ve Adalet Partisi’nin, “siyasî faaliyetlerine dini âlet etmesini ve Müslüman Kardeşler’den talimat ve maddî yardım alması” gösteriliyormuş. (AA, 15 Haziran 2012)
Hangi devlet olursa olsun, yöneticiler milletin rağmına kararlar alıyorsa orada dert var, sıkıntı var, problem var demektir. İslâm dünyasının ‘lideri’ olmayı düşünen bir ülkede, halkın seçtiği yöneticiler aleyhine bunca karar alınıyor ya da alınmak isteniyorsa ‘kavga’ bitmez. İsimler ve resimler değişse bile benzer sıkıntıları ülkemizde de yaşamadık mı? Bir bütün olarak verilen kurtuluş mücadelesinden sonra ‘millet’i dışlayan anlayış ‘tek parti’ olarak Türkiye’yi uzun süre idare etti. Millet, hür iradesini kullanabildiği ilk imkânda; kendilerine rağmen iş yapanların elini kolunu bağladı, onları iktidardan düşürdü. Hem öyle bir bağladı ki o kadro bir daha iktidar yüzü görmedi. Şimdiye kadar yeniden iktidar yüzü görmediği gibi hiç kimse yeniden iktidar yüzü görme ihtimali de vermiyor.
Bu vesile ile merhum Başkakan Adnan Menderes’i rahmetle hatırlamak lâzım. Çünkü dün, ‘tek parti’ devrinde başlatılan ve 18 yıl devam eden “ezan yasağı”nın sona ermesinin yıl dönümüydü. Merhum Menderes, iktidara geldiğinde ilk iş olarak bu konuya el atmış ve milletin talepleri doğrultusunda “Allah-ü Ekber” diyerek ezan okunması yasağını kaldırmıştı. (Dün, Menderes’in mezarı başında yapılan anma toplantısında konuşan “Beykoz Emekli Din Görevlileri ve İlahiyatçı Öğretmenler Derneği” yöneticileri, 12-20 Haziran tarihinin Türkiye’de ‘Din Özgürlüğü Haftası’ olarak kutlanılmasını istemiş, destekliyoruz.)
Birbirinden kötü ‘film’ler izleyen bir ülkede yaşayanlar olarak Mısır’ın da bu problemleri aşacağını tahmin ediyor ve bunun için duâ ediyoruz. İslâm dünyasının büyük bir ülkesi olan Mısır, inşaallah bu sıkıntıları da bir an önce geride bırakır ve “İttihad-ı İslâm” yolunda mesafe kaydedilir.
Mübarek üç aylarda duâlarımızı arttıralım da, inşaallah İslâm ülkelerinin yöneticileri, kendi milletiyle ‘kavga’ etmekten vazgeçsin. “Cennetâsâ bahar”lara kavuşmak duâsıyla...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Faruk Çakır Arşivi