Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Üsküp Kitabı

Üsküp Kitabı

Bu haftaki kitabımız; daha düne kadar bizim topraklarımız olan ama Osmanlı döneminde de bugünkü gibi Ergenekonvari teşkilatları kuranların, yaşadıkları coğrafyaya ve insanlara olan kin ve öfkeleri sayesinde, canlı cansız bütün varlıklara sahip olma hırsları yüzünden, üç kıta yedi iklimden geri çekildiğimiz toprakları anlatan “üsküp Kitabı.”
üsküp Kitabı, “Yeryüzü Mektupları” üst başlığıyla Fide Yayınları’ndan çıkmış. H. Yıldırım Ağanoğlu’nun kaleme aldığı üsküp Kitabı, yazarın “annevatanı” olması münasebetiyle bugüne kadar yazılmış emsallerinden çok farklı. Dışarıdan bir gözün yazmasıyla içeriden bir gözün yazması arasındaki fark, okuyucuya değişik bir atmosferde seyahat yaptırıyor.
Yazar H. Yıldırım Ağanoğlu; üsküp Kitabını yazmaya başlarken; “Bir sevgiliye mektup yazıyormuşcasına başladım” diyor ve eseri hakkında şu bilgileri paylaşıyor.
“üsküp Kitabı’na başlamak beni çok heyecanlandırdı. Bir sevgiliye mektup yazıyormuşcasına ona karşı olan hislerimi, hakkındaki düşüncelerimi aktarmak, sevgiliye hitap etmek gibi bir duygu seli yaşamama sebep oldu.
İşte bu yüzden çok heyecanlandım. Kolay mı sevdalanmak, sevdiğine kendini ifade edebilmek. Benim sevgili şehrim üsküp’ün İstanbul’dan 61 yıl önce fethedildiğini, orada inşa edilen birçok cami ve eserin, İstanbul’un en eski camilerinden bile daha eski olduğunu düşünebiliyor musunuz?
üsküp 520, İstanbul ise 469 sene Osmanlı Devleti’nin idaresinde kalmıştır. Hatta üsküplülerin İstanbul’un fethinden sonra Unkapanı ile Cibali arasına şehrin Türkleştirilmesi için yerleştirildiğini söylediğimde şaşıracağınızı zannederim.
İşte bu gerçekler ışığında ve bu duyguların etkisiyle yazılmış üsküp Kitabı, Osmanlı ya da daha geniş bir ifadeyle İslâm coğrafyasının Balkanlar’a açılan ilk kapısı olacaktır ümidindeyim. Daha sonra Saraybosna, Priştine, Prizren, Selanik, Gümülcine, Kırcaali, ve başka Rumeli şehirlerinin diğer kapılar olması en büyük temennimdir.”
Gelibolu’dan üsküp’e yol gider. Hem öyle bir yol gidiyor ki, keşke okuryazar olan herkes Osmanlı tarihini hiç olmazsa ana hatlarıyla okuyabilse veya Osmanlı’nın fethettiği ve yönettiği şehirleri kısa kısa tanıyabilse, nasıl bir tarih hazinesinin üzerinde oturduğunu ve sahip olduğunu anlar. Bu anlama bile milletimizin büyüklüğünün hangi değerler sayesinde oluştuğunu görmesine ve bilmesine yetecektir. Belki ibret alınır.
Gelibolu’dan üsküp’e ya da Makedonya’ya nasıl yol gidermiş bir bakalım. Osmanlıların 1352’de Gelibolu yakasındaki çimpe Kalesi’nin fethiyle beraber, Balkanlar’daki ilk toprak parçası da ele geçirilmiş oluyordu. Ardından üç koldan süratli bir fetih politikası gerçekleştirdiler. I. Murad 1362’de Edirne’yi aldıktan sonra, Türklerin Rumeli’deki ilerleyişini durdurmak üzere bir araya gelen Sırplar ve müttefikleriyle 1364’te Sırp Sındığı Savaşı, 1371’de çirmen Savaşı ve nihayetinde 1389 Kosova Savaşı’nda savaşmış ve kendisi de savaş meydanında şehid düşmüştür.
Ayrıca çirmen Savaşı’nda Makedonya Sırp Kralı Vukaşin hayatını kaybetmiş ve bu kesin zafer, Makedonya topraklarının hızlı bir şekilde Osmanlı eline geçmesiyle sonuçlanmıştır. Bu sonuca göre Bizans devleti de bu savaş sonrasında Osmanlı’ya tabi olmuş ve vergi vermeye başlamıştır. Aslında İstanbul’un fethi de bu günden başlamış sayılır.
Bu savaş ve sonrasındaki Kosova zaferi, Osmanlı’nın Balkanlar’da tartışılmaz üstünlüğünü başlatmıştır. Viyana kapılarına kadar olan toprakların ele geçirilme süreci ve aynı zamanda Makedonya’da uzun yıllar sürecek olan Osmanlı dönemi de, bahsi geçen savaşların en önemli neticelerindendir.
üsküp Kitabı’yla başta Osmanlı üsküp’ü olmak üzere şehir tarihini ve Makedonya Cumhuriyetini kısaca tanıyacak, şehir mutfağını, üsküp’te Osmanlı izleri olan camiler, köprü, kale, hamam, saat kulesi ve bunun gibi birçok bilgi, belge ve anekdotları resimleriyle birlikte inceleme imkanı bulacaksınız.
Eser hakkında bilgi için: Fide Yayınları (0212) 613 40 41

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi