Faruk Çakır

Faruk Çakır

Dört koldan engel

Dört koldan engel

Üstad Bediüzzaman, “insan”ı anlatırken “Yaşayış vaziyetince, bir dağdan kopup sel içine düşen veya yüksek bir apartmandan düşüp yuvarlanan bir şahıs gibidir. Evet, hayat apartmanı yıkılıyor. Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor. Zaman da sel dolaplarını sür’atle çalıştırıyor” der Mesnevî-i Nuriye (Zeylü’l Hubâb, s. 94) adlı eserinde.

1999’un sonu ve 2000’in başlarında bütün dünya yeni bir “bin yıl”a girmeyi kutlamıştı. O günden bu güne 12 yılı geride bırakmışız. Daha dün, 2013’e girmiştik ve göz açıp kapayıncaya kadar bir ayı geride kalıyor. Ömrümüz tükenirken, çözüm bekleyen meseleler de birikiyor.
2012, sivil bir anayasa hazırlama yılı olarak ilân edilmişti. Ne yazık ki bu mümkün olmadı. Acaba, 2013’de mümkün olacak mı? Bu soruya da müsbet cevap veren pek çıkmıyor.
‘’Anayasa Yapım Süreci’’ konulu konferanta konuşan TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Şentop, yeni anayasa yapımı çalışmalarıyla ilgili olarak, ‘’Anayasa (olarak) tasarladığımız metnin 130 madde civarında olacağını tahmin ediyoruz” demiş. Prof. Dr. Şentop, bu güne kadar yapılan çalışmaları da şöyle özetlemiş: ‘’Yeni anayasa çalışmaları, 19 Ekim 2011’de başlamıştı. Aşağı yukarı 15 aya yaklaşıyoruz. Şu anda 100 maddeye yaklaşan bir madde yazımı yapıldı ve bunların hepsinde partiler mutabık değil. Yaklaşık 3’te 1’ine yakın bir madde sayısında mutabakat var. (...) Partilerin büyük ihtimalle sürecin sonuna doğru mutabakat çerçevesini genişleteceği, madde sayısını arttıracağı kanaatindeyim. Anayasa süreciyle ilgili belki bir iki ay sonra daha ciddî olarak gündemi işgal edeceğini, gündemin temel meselelerinden birisi olacağını söyleyebilirim.’’ (AA, 25 Ocak 2013)
12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden bunca yıl geçtiği halde Türkiye’nin “1982 darbe anayasası”nı değiştirememiş olması büyük talihsizlik. Darbeden hemen sonra anayasayı değiştirmek daha zor olabilirdi, ama son yıllarda bunu yapabilmeliydik. Millet ekseriyeti eskisini aratmayacak yeni ve sivil bir anayasa için Türkiye’yi idare edenlere destek verdiği halde nedense bunu başaramadık.
TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Prof. Dr. Mustafa Şentop, partilerin mutabık kalmadığı konuları 4 başlıkta toplamış: ‘’Birisi, Türkiye’deki özellikle 27 Mayıs darbesinden sonra anayasalarda yer alan vesayetçi ideoloji var. Tırnak içinde bir resmî devlet ideolojisi. (...) Mutabık alınamayacak başlıklardan birisi bu.
“Diğeri, vatandaşlık maddesi. (...) Üçüncü başlığımız, din hürriyeti maddesi. (...) Dördüncü olarak da BDP’nin ‘ana dilde eğitim’ diye vermiş olduğu ve bu çerçevede bağlantılı başka maddeler var. Yani dört temel başlık. Ama bu dört temel başlık altında tahmin ediyorum 7-8 madde konusunda mutabakat biraz güç görülüyor.”
Tabiî ki “4 başlık” ya da “7 ya da 8 madde” diye bakınca “Aşılır, çözülür, halledilir” demek mümkün. Fakat bu “4 başlık” anayasanın bütününü ilgilendiriyor ve zaten tartışma da bu maddelerden çıkıyor. Yoksa “genel mesele”lerde zaten fazla tartışma olması mümkün değil.
Türkiye, uzun yıllar Prof. Dr. Şentop’un da işaret ettiği gibi “resmî ideoloji” ile şekillendirilmeye çalışılmış ve neticede zihinler hür olamamış. Bu noktada “laiklik” en çok tartışılan konulardan biridir. Avrupa’da ya da Amerika’da bir vekil, inandığı “kitap” üzerine yemin edebilirken böyle bir yemin şeklini Türkiye için savunmak mürtecilik olarak görülür! Aynı şekilde hâlâ başörtüsü konusu “kamusal alan” ya da “hizmet veren/ hizmet alan” ayırımına tabi tutuluyor.
“4 başlık ve 8 madde” halledilebilirse, anayasanın tamamını halletmek iş bile değil. Bu meselenin daha fazla ötelenmeye ve ertelenmeye tahammülü kalmamıştır. Millet yeni ve sivil bir anayasa talebinde kararlı olduğuna göre siyasî partiler de bu talebi dikkate almalı ve gerçeklere daha fazla sırtını dönmemeli.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Faruk Çakır Arşivi