Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Havada Karada Denizde Kur’an’a Hizmet Edilir

Havada Karada Denizde Kur’an’a Hizmet Edilir

Zındıka komitelerinin bilmediği veya bildiği halde inkâr ettikleri gerçek şu ki, kâinatta her zerre Kur’an’dan zikir yapar.

Kâinattaki tüm yaratılanların boyun büktüğü ve teslimi olduğu bir kitaba, diğer varlıklar gibi topraktan gelip, toprağa gidecek olan insan başkaldırınca, Kur’an’a güç yetireceklerini zannediyorlarsa, “ataları” gibi aldandıklarını göreceklerdir.
Sözü uzatmadan yine bir Kur’an hadimi ve Kur’an kahramanı olan Süleyman Hilmi Tunahan Hz.lerinin, Kur’an hizmetinden bazı pasajlar sunalım.
………………
“O günlerde devamlı olarak polis takibi altında bulunan Süleyman Efendi Hazretleri, 1930’da İstanbul’dan ayrılarak talebe okutabilmek için Çatalca’nın Kabakça Köyü’nde bir çiftlik kiralar.
Ayrıca bir ortakla birlikte, gaz yağı satan şirketin Trakya ana bayiliğini alır. Kiraladığı çiftlikte çalışan işçiler arasından seçtiği bazı kimselere ders okutur.
Bu durum jandarma tarafından tespit edilince, derse devam edebilmek için o muhitte bulunan Kuşkayası’na çıkar.
Bilahare Silivri’de meşe kömürü yapmak üzere kiraladığı ormanın tenha bir bölgesinde ders okutmaya devam eder.
Bu faaliyetleri de fark edilince, 1933’te Güney’e gidip Torosların bazı köylerinde mandıracılık yaparak talebe okutur.
Yine talebe okutmak maksadıyla Adapazarı’nda bir kiremit fabrikası satın alır. Talebe bulamadığı zamanlarda iki kızını okutarak icazet verir.
Süleyman Efendi Hazretleri, kiraladığı vasıtalarda şehir içinde dolaşırken ve şehirlerarası tren yolculuklarında da ders okutur.
Vaaz ve talebe okutma faaliyetleri sırasında birçok defalar takibata uğrar, karakola çağrılır, ifadesi alınır, hatta muhtelif zamanlarda İstanbul Emniyeti Birinci Şube’sinin kötü şartlarından dolayı “tabutluk” diye anılan nezârethanesinde işkenceye tâbi tutulur.
Bir vaazında; “Cezayirli kardeşlerimize yardım edemiyoruz, hiç olmazsa dualarımızla destek olalım.” dediği için emniyette ifadesi alınır.
Kütahya Tavşanlı’dan bir şahıs, taraftarları ile Bursa Ulu Camii’nde mehdîlik iddiası ile nümâyiş yapar.
Süleyman Efendi bu hâdiseyle irtibatlandırılarak Kütahya Emniyet Müdürlüğü’nde sorgudan sonra 69 yaşında tutuklanıp, 59 gün sonra idam talebiyle hâkim huzuruna çıkarılır.
Ancak diğerlerinde olduğu gibi bunda da hadisenin tezgâh ve şahitlerin yalancı olduğu anlaşıldığından, kefaletle serbest bırakılır ve ardından beraat eder.”
…………………….
Süleyman Hilmi Tunahan Hz.leri, Kur’an-ı Kerim’in okunması ve hafız yetişmesinde, Müslüman milletimize Allah’ın lütfu olarak gönderilmiş bir müderristir.
Aynı dönemlerde Bediüzzaman Said Nursi Hz.leri de iman hizmetinde, Müslüman milletimize Allah’ın bir lütfu olarak müderris kılınmıştır.
Umarım ve yanlış anlaşılmaz. Aynı dönemde dinimize hizmet eden nice büyük âlimlerimiz var.
Yeri geldikçe elbet tüm ehli Kur’an’larımızdan söz edeceğiz ama Süleyman Hilmi Tunahan Hz.lerini yeniden tanımamız ve anlamamız gerekir.
Âlimlerini tanımayanlar, ilimlerini de tanımazlar” diyerek, yarın yine sözü kendisine bırakarak bugünü noktalayalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Hüseyin Öztürk Arşivi