Prof. Dr. Şaban Şimşek

Prof. Dr. Şaban Şimşek

Van Dosyası: “Senin için canımı veririm ama oyumu vermem!” (3)

Van Dosyası: “Senin için canımı veririm ama oyumu vermem!” (3)

BDP Van’da özellikle belediye başkanlığı seçimlerini çok önemsiyor; Van Büyükşehir oldu çünkü... Ve yeni mevzuata göre büyükşehir ilan edilen illerin neredeyse bütün alt yapı ve üst yapı işleri (yol, su, elektrik, cadde, sokak, alışveriş merkezleri, yerleşim yerleri, sanayi, kısaca her şey) tek merkezden planlanacak ve yine tek elden yönetilecek. Bu el de her türlü yatırım ve yaptırım yetkisine sahip Büyükşehir Belediye Başkanlığı olacak. İlçe belediyeleri ise bunların uygulayıcısı durumunda kalacak. İl Genel Meclisleri ve İl Özel İdareleri kaldırılacak, büyükşehirlerdeki tek meclis Belediye Meclisi olacak. Bunların kaçınılmaz bir sonucu olarak da valilik hemen hemen bir protokol makamı durumuna gelecek.

İşte bütün bunlar bir nevi özerk yönetim gibi algılanıyor, Van’da. Beklenti o. Yerel yönetim seçimlerini bu kadar önemsemelerinin sebebi bu beklentide yatıyor. Tutturacakları yüksek bir oy oranı ile “bu halkın asıl temsilcisi, bölgenin gerçek sahibi biziz” diyebileceklerini düşünüyorlar.  

Bunun için el birliğiyle çalışıyorlar. Kimler mi bunlar? Devletin memuru olan bazı imamlar da dâhil her kesimden insanlar… Ne mi yapıyorlar? Çok şey; mesela bölgenin önemli örfleri olan ölüm taziyeler ve düğünler için özel ekipler oluşturulmuş. Gidilecek yere göre uygun tipler-kişilikler seçiliyor.

Az ya da çok dini bilgisi olan saygın kişiler, (bunların mutlaka satışlarının da kuvvetli olması gerekiyor!) cenaze evine gidip Kur’an okuyor, eline mikrofonu alıp dua ediyorlar. Bu arada uygun bir dille parti propagandası ve Kürtçülük yapmayı da ihmal etmiyor tabii... Düğünler de öyle. Bölgeden bir oyun havası eşliğinde sarı-kırmızı-yeşil bir mendille halay başı olmak bile var işin inceliği içerisinde!.. BDP, KCK, PKK her neyse, bütün bunlarla halk nezdinde çok puan topluyor.

Hareketine Marksist-Leninist bir çizgide başlayan PKK ve uzantıları bugün bazı dindar tanınan insanları vekil seçtirmesi ve bölgedeki Kürt kökenli birçok imamı yanına çekmesiyle genelde Kürt halkının yumuşak karnının Müslümanlık-dindarlık olduğunu kavramış gözüküyor!

Bunun en açık örneklerinden biri BDP’nin düzenlediği  “1 Eylül Dünya Barış Günü”n de yaşandı. Hatırı sayılır bir kalabalığın toplandığı Van Cumhuriyet Meydanında, “Her yer Rojava, her yer direniş, katil El Nursa” sloganları altında, PKK’nın (isterseniz BDP ya da KCK deyin, fark etmez) kurdurmuş olduğu   “Van Din Adamları Derneği Başkanı” da bir konuşma yaptı. Sayın imam topu topu üç konuşmacısı olan bu siyasi toplantıda, bir din adamı olmasına rağmen, konuşmacı olarak kendine yer bulabildi!  

Dostlara “Eee Ak Parti’liler ne yapıyor bu durumda” diye sorduğumda… (Diğer partilerden söz etmiyorum, Van’da yoklar çünkü) “Şimdi Ak Partiliyim demek o kadar kolay değil, artık bunu yüksek sesle söyleyen yok” diyenler çoğunlukta. Bir eski milletvekili ise “Ak partililer ‘ben şu olayım, şu makamı ele geçireyim, şu menfaati sağlayayım’ ın peşinde.” diyor. Ve ilave ediyor: “Ak Parti’nin yerel yöneticileri, tabanla sıkı bir bağlantı kurabilecek ve de ekipler kurup saygın kişileri bu işlere yönlendirebilecek çapta değil maalesef.”

Sayın vekil bütün bunları,” geçen dönem listeye giremediği için de söylemiş olabilir” diye de düşünülebilir belki ama bu söylem sadece ona ait değil.

Kısacası bölgede (BDP dışında) tek söz sahibi olan Ak Parti şimdiye kadar oynadığı iki kartı da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.

Birincisi din teması işlenerek mütedeyyin Kürtlerin oylarının kazanılmasıydı. Bu kart, mezkur ifadelerimden de anlaşılacağı üzere, PKK’nın da aynı kartı kullanmasıyla giderek etkinliğini yitiriyor.

İkincisi ise bölgeye yapılan yatırımlar, verilen hizmetlerle bölge halkının devletine bağlılığının sağlanması idi. Onun için de “Devlet verecek tabii. Bunca zamandır ihmal edildik. Her şey yasaklandı bize” deniliyor.

Ancak dile getirmedikleri ama dillerinin ucunda olduğunu hissettiğim bir düşünceleri daha var: “Bu yatırımlar bu hizmetler bizim karakaşımız karagözümüz için yapılmıyor... Bizim askerimiz (PKK) zorlamasaydı bunların hiçbiri yapılmayacaktı!”  

Bu arada… Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in Van’dan aday olacağı söyleniyor. Şimdiki (Van) belediye başkanı dürüstmüş ama karizması biraz eksikmiş! Sorduğum başka kişiler de şimdiki başkanın bir yolsuzluğunu duymadıklarını ifade ediyorlar. Hatta bir kıyaslama yapıp şimdiki belediyenin eskisinden daha temiz olduğunu (kendilerine göre tabii) iddia ediyor ve eski başkanın (Ak Parti’li) bıraktığı borçların şimdiki başkanın (BDP’li) daha çok iş yapmasına imkân vermediğini, eğer bazı alanlarda bir başarısızlık varsa sebebinin bu olduğunu ifade ediyorlar.

Evet, Van merkezinde genel siyasi durum böyle. Etrafında da farklı olduğunu sanmıyorum. Ak Parti çoğu zaman ve çoğu yerde olduğu gibi Van belediye başkanlığını da çantada keklik görüyor ve uyarılara aldırış etmiyor. Ama Van’da, bu defa, tek başına Tayyip Bey’in karizması Ak Parti’nin kazanmasına yetmeyecek gibi geliyor bana!..

Kanımca sorun sadece Ak Partinin ya da Sayın Başbakanın sorunu değil. Ak Parti ile birlikte devletin tez elden yeni şeyler söylemesi, taze bir şeyler yapması lazım. Sonuçta o insanları, “Tek Türkiye” çatısı altında, Türklerle birlikte mutlu bir geleceğe doğru yürüyebileceklerine inandırmak gerekiyor. Bu noktada Ak Parti dememin sebebini de söylemeliyim: Günümüzün siyasi konjonktüründe, Doğu ve Güneydoğu’da bunu yapabilecek, yani Kürt insanını Tek Türkiye’ye bağlayabilecek tek siyasi bağ olarak Ak Parti gözüküyor... Yoksa benim şu ya da bu partiyle işim yok.

Açılacak demokratikleşme paketi (ve uygulaması tabii) bu noktada büyük ölçüde belirleyici olacak… Ancak pakette ne olursa olsun Ak Parti’nin ve onun nezdinde Türkiye’nin (isterseniz buna Türkler diyelim) işi yine de çok zor. Düzgün insanları bulup samimiyetle ve azimle çalışmak gerekiyor. Zira karşısında ideolojisi ve etnisitesi ete kemiğe bürünmüş, en yakın akrabasına “senin için canımı veririm ama oyumu vermem” diyebilen bir kimlik var!

Bakalım geçen genel seçimlerdeki gibi yine yanıltacak mı beni Tayyip Bey? Daha açık bir ifadeyle söylersek: Odun da koysa kazanacak mı Ak Parti?

(Not: BU yazı demokratikleşme paketi açıklanmadan önce yazılmıştır)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
22 Yorum
Prof. Dr. Şaban Şimşek Arşivi