Serdar Arseven

Serdar Arseven

“Milli Görüşçü” Emniyet Müdür Yardımcısı’nı böyle harcadılar!..

“Milli Görüşçü” Emniyet Müdür Yardımcısı’nı böyle harcadılar!..

Geçtiğimiz günlerde “Sınavlara dikkat!” demiştik.

“Soru servislerine dikkat!.. Sınav yolsuzluğu yoluyla hak etmedikleri halde Devlet’in en hassas birimlerine yerleştirilenlere dikkat!..”

Konu, gündeme getirmemizden kısa süre sonra gazete manşetlerine çıktı.

Şimdilerde sınav yolsuzlukları inceleme altında.

Ya ne diyorum biliyor musunuz; bir “insan” nasıl olur da bu yolla göreve getirilmeyi kabullenir!..

Çoluğuna çocuğuna hep haram lokma yedireceksin, hak ettikleri halde sınavı kazanamayanların ahları hep üzerinde olacak….

Bir de “organizatörler” var…

Ne adına yaptılar bunları?..

Yazık!..

Dert bir değil ki…

Alın size bir Emniyet Müdür Yardımcısı’nın başına getirilenler…

Olayı anlatmaya şuradan başlasam:

Efendim, günlerden bir gün Emniyet’ten aradılar…

Benimle çok önemli bir hususta görüşmek isterlermiş.

Aynı gün bir Hanım Yazar’ı da aramışlar…

Konuyu öğrendik; meğer Ergenekon denilen bir örgüt bendenizi ve Hanım Yazar’ı öldürmek için plân yapmış…

Hanım Yazar aradı, konu hakkında ne düşündüğümü sordu.

Ben de fazla önemsenecek bir durum olmadığını söyledim.

Bir süre sonra Abdurrahman Dilipak ağabey arayıp bu meselenin üzerinde durmamı tavsiye etti.

Dedim ki; “Koruma talep etsem ne olacak? Koruma var, korumama var, mevzular zaten sıkıntılı…”

Abdurrahman Dilipak ağabey, “Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Gülcü ile görüş, Milli Görüşçü’dür” deyince randevuyu istedim.

Ertesi gün Mustafa Gülcü’ye gittim.

Refah, Fazilet, Saadet, AK Parti kıvamlı, düzgün bir adam.

Ergenekon tehdidinden bahsettim, “Konuyu araştırırız” dedi…

Sonra sonra unuttuk gitti o konuyu…

Derken günlerden bir gün, baktım ki bizim Mustafa Gülcü’nün başına bir çorap örülmüş ki ne çorap!..

Bilindik uygulama; uzunca bir ihbar mektubu, Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nın konuya dahli, dinlemeler, muhbirler, filan derken…

Uzatmayalım mevzuu…

Olayın izini Hanefi Avcı’da buldum…

Diyor ki Hanefi Avcı:

“Bu süreç maalesef iki genel müdür yardımcısının (Mustafa Gülcü ve Celal Uzunkaya) görevden alınmasına sebep oldu!.. Daha da garibi bu iki genel müdür yardımcısı, mevcut hükümetin getirdiği Bakan’ın en güvendiği kişilerdi. Bunlar teşkilâtta çok güçlü insanlardı. Herkes çok iyi biliyordu ki bu iki görevli de başka açılardan eleştirilebilirse de maddi menfaat elde etmek uğruna en ufak bir suça karışmazlardı… Bunlar görevden alınınca galiba amaca ulaşıldı ki bir daha bu davayla ilgili haberler basına bile taşınmadı…”

Devam ediyor Hanefi Avcı:

“Şunu kesin olarak iddia ediyorum: Bu insanların tüm çevreleri İstihbarat Daire Başkanlığı’nca aylarca dinlenmiş, tâkip edilmiş, hukuka aykırı bütün yöntemler kullanılmıştır. Bir hâkim ve savcı gidip İstihbarat Dairesi’nde inceleme yapsa, bu olayın tüm delillerini bulabilir…”

Evet, amaç bu şahısların görevden alınması yerlerine “uygun” isimlerin getirilmesiymiş.

Onu yapmışlar, işi bitirmişler…

 “Zamanın İçişleri Bakanı” konuya uyanamayınca ya da uyandığı halde gereğini yapmayınca böyle olmuş, bir kadro dağılmış, dağıtılmış!..

Ne hazîn durumlar!.. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi