Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Dördüncü Murad’ın Allah Demesi

Dördüncü Murad’ın Allah Demesi

Merhum Yücel Çakmaklı, TRT için Dördüncü Murad’ın hayatını filme çekmişti. Yücel ağabeyin zihni mayası “namuslu ve haysiyetli” olduğu için elbet gerçekleri söylemişti.

Dizi yayınlanmaya başladığında “Osmanlı ve İslam düşmanı” belli çevreler, hop oturup hop kalkmıştı. Sebep neydi? Onu Erol Güngör’ün dilinden okuyalım.

“Televizyonda Dördüncü Murad piyesini seyredenlerin hayreti, Türk aydının (!) ruh halini yeniden ve ibretle seyretmek için bir fırsat meydana getirdi.

Piyeste Dördüncü Murad’ın Kur’an-ı eline alarak onu yücelten sözler söylemesi, onu, kendisine rehber ettiğini yiğit bir sesle haykırması, kimini öfkeye boğarken, kimini de ümitle korku arasında garip duygulara sevk etti.

Hemen herkes birbirine “ne oluyor” diye soruyor. Resmi bir ağızdan “Allah” kelimesini duyunca bile memleketin battığını düşünmeye alışmış bulunan bir zümre; “buna nasıl müsaade edilir” diye köpürürken, “imanını göstermekten korkmayı öğrenmiş bir zümre de;” “buna nasıl müsaade edildi” diye soruyor.

Evet, daha düne kadar Fatih’in, Yunus’un, Mevlana’nın, Alpaslan’ın tablolarının; “anarşi sebebidir” diye resmi binalardan kaldırıldığı bir ülkede buna nasıl müsaade edilirdi.”

Erol Güngör’ün bu tespitinden sonra şimdi bir de Başbakan Erdoğan’ın, milletimizin değer yargıları adına yaptığı icraatların bir kaçını hatırlayalım.

Dördüncü Murad’ın “Tanrı” yerine “Allah” demesini kabullenemeyenlerin dönemlerinden, İHL’lerin önünün açılmasına, Kur’an Kurslarında özgürce ilim tahsil edilmesine, okullara Kur’an ve Siyer dersi konulmasına kadar birçok meselede büyük mesafeler alınmıştır.

Başbakan Erdoğan elbet bütün bunları yaparken sadece kendisi için yapmamıştır. Bu millet için yapmıştır. Peki, bu icraatlar kimleri niye rahatsız eder?

Mesela böyle bir iktidara, milletin değer yargılarını taşır gözüken herhangi bir kesimden itiraz gelebileceği akla gelebilir miydi? Gelmezdi. Ama geldi.

Neyse Erol Güngör’ün tespitlerine devam edelim. Aynı mevzu üzerine Güngör şunları söylüyor:

-“Ortak manevi inançlar bir kültürün çekirdeğini meydana getirir. Yani bunlar bir ülkedeki insanların birlik duygusu kazanmaları ve işbirliği yapmaları için şart olan bir cazibe merkezi teşkil eder.

Bütün sosyal ilim adamları, kültürün en az ve en son değişen kısmının bunlar olduğunu söylerler.

Öyle ki, kültürün çekirdeğinde meydana gelen bir parçalanma artık bütün bir milletin; –eğer herkesi toplamaya yeten bir cazibe merkezi bulunamamışsa- çözülüp dağılması manasına gelir.”

İşte Başbakan Erdoğan yaptığı; yıllardır milletimizin değer yargıları üzerinde at koşturanlara “yeter” demesi ve toplumu bir arada tutan değer yargılarını korumak ve muhafaza etmek istemesidir.

Ama gelin görün ki, AK Parti iktidarının icraatlarına karşı hiç beklenmedik bir çevreden; acayip, garip, anlaşılması mümkün olmayan tepkiler gelmeye başladı.

Hayret ki, hem ne hayret!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Hüseyin Öztürk Arşivi