Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Hz. Peygamber Ve İnsan Onuru

Hz. Peygamber Ve İnsan Onuru

Bu hafta okumaya çalıştığım ve tanıtacağım kitabın adı; “Hz. Peygamber Ve İnsan Onuru” başlığını taşıyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında çıkan eser, insanın fıtrat ve yaratılış itibariyle onurlu bir varlık olduğunu, bütün yönleriyle anlatıyor.

İnsanın dünyevi ve uhrevi en büyük serveti onurudur. Onurunu yitiren insan, imani ve ahlaki tüm değer yargılarını kaybeder.

Onurunu kaybeden insan; “vicdan, kalp, yürek, kelam, duygu, düşünce, sevgi ve muhabbet” gibi insanı insan yapan özelliklerini yok eder.

Onurlu insanlar, inanç bakımından “amentüsü sağlam” insanlardır. Eylemlerinde, düşüncelerinde, fikirlerinde, sözlerinde “Hakk” vardır ve “Hakk’tan” yana tavır alırlar.

Bunun en canlı örneğini Soma faciasında yaşadık. Facianın acısını yüreğinde hisseden onurlu insanlar, kaç gündür neler yaptılar, onursuzlar neler yaptılar hepsi ortadaydı.

Neyse biz kitaba dönelim ve Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Görmez hocamızın, “insan ve onur” tarifine bakalım.

*

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) insanlığa getirdiği mesajın varlık anlayışında insan, yaratılmışların en saygını (eşref-i mahlukât) ve varlığın özüdür.

İnsanın fıtrat ve yaratılış itibariyle onurlu bir varlık olması, İslam’ın varlık, bilgi ve değer anlayışını şekillendiren en temel unsurlardan biri olmuştur.

Bununla birlikte insanoğlunun, son iki yüzyılda bilimsel ve teknolojik alanlarda gösterdiği olağanüstü ilerlemeyi, ne yazık ki insan onurunun korunması ve yüceltilmesi hususunda gösteremediği bir gerçektir.

Geride bıraktığımız yüzyıl, daha şimdiden insanlık onurunun had safhada zedelendiği talihsiz bir zaman dilimi olarak anılmaktadır.

Ayrımcılık, ötekileştirme, ırkçılık, şiddet, işkence, terör, savaş, gelir adaletsizliği, zulüm, sömürgecilik, eğitim eşitsizliği, emeğe saygısızlık, istismar, kürtaj, açlık ve kıtlık gibi onur kırıcı küresel sorunların kıskacındaki insanlık, tarihte görülmemiş bir sınavdan geçiyor.

Göğün kapılarına sırtını çeviren insanoğlu, kendi eliyle ürettiği yapay sorunların açılmak bilmeyen kapıları önünde yorgun ve bitkin halde bekliyor.

Bilim ve tekniğin son imkânlarıyla ürettiği en modern anahtarlar, kilitli kapıların açılmasında ona yardımcı olmuyor.

Kendi ürettiğinin esiri olan insanlık, kendini hapsettiği karanlık zindanlardan çıkış yolları arıyor.

Bu yüzden de özlediği aydınlığı, peşinde koştuğu idealleri ‘nerede’ ve ‘nasıl’ araması gerektiğini yeniden düşünmesi gerekiyor.

*

İnsan onurunun beşeri ve ilahi yönü, birbirinden ayrı tutulamaz. İnsan ve insan onuru, maddesi ve manasıyla, bedeni ve ruhuyla, bir bütündür parçalanamaz.

Hiçbir insancıl düşünce ve ideoloji, İslam’ın insan onuru konusundaki ayrıcalıklı konumuna alternatif oluşturamaz.

Hiç kuşkusuz Peygamber Efendimiz (s.a.v.) örnekliği ve rehberliği; insanlığın bugün içine düştüğü her türlü badireyi atlatması, zedelenen insanlık onurunun tekrar yücelmesi ve özlenen aydınlığa kavuşması yolunda yegâne melcedir.”

Eser hakkında bilgi için: 0312- 295 72 93-94

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi