Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Maskeli Hayatlar

Maskeli Hayatlar

Maskeli yüzler, kendileri olamazlar. Kendileri olamayan insanlar da hayatı kendileri için değil, başkaları için yaşamak zorundadırlar.

Dünya toplumlarında kargaşa ve kaos çıkaranlara bakıldığında görülür ki, hayatlarının bütününü maskelerle yaşamaktadırlar.

Böyleleri hayatlarını; kendi düşünceleri, fikirleri, örfleri, inançları çerçevesinde değil, maskeyi o yüzlere takanların istedikleri gibi sürdürürler.

Bu yüzlerle yaşayanların, diğer insanlarla ilişkileri hep yüzeyseldir. Her sözü şüpheyle, endişeyle karşılar ve üzerine düşünüp, asla kafalarının karışmasını istemezler.

Haliyle maskeli yaşam sürdükçe, kişinin fıtratı da değişir ve başta inanç değerleri olmak üzere, hayata dair tüm yargılarını, maskelerinin altında gizleyerek mahvederler.

Oysa Allah’a kul, Peygamber (s.a.v.) e ümmet olma bilinciyle yaşayan bir insan, maskeyi sevemez ve kabullenemez.

Çünkü amentüsü sağlam Müslümanlar puslu hayatı reddeder. Aksi takdirde şirke gireceklerini iyi bilirler. Maskeli yüzler şirk içinde yüzerler.

¥

Kur’an’a iman eden müminler; Lokman Suresi 28. ayetinde buyurulduğu gibi Allah’ın her şeyi gördüğü ve bildiğine inanırlar.

Ne diyor Lokman Suresi 28. ayet:

-“Sizin yaratılmanız da, tekrar diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir. Muhakkak ki Allah her şeyi işitir, her şeyi görür.”

Ahzap Suresi 5. ayetinde de belirtildiği gibi, kalplerden geçeni bilen Allah, maskelerin sergilediği yüzleri de elbet bilir.

Bu şartlarda belki insanlar maskelerle yaşayabilir ama Kur’an’a iman eden bir müminin, bu şekilde hayatını sürdürmesi mümkün değildir.

¥

Maskeli yaşamayı ödev olarak kabul eden kişi ya da kişiler; kendi kimlik ve kişiliklerine karşı yabancı bir kendilerini oluştururlar. İşte bu fıtrata müdahaledir.

Yani ortada bir insan vardır ama iki ayrı kişilik sergilenmektedir. Çok daha önemlisi, “maskeli kişilik,” “maskesiz kişilik” için her zaman tehlikelidir ve korkutur.

Bu korku, kişinin iç dünyasına sürekli bir tedirginlik pompalar. Maskeye yansıyan tedirginlikler ise kişinin girdiği her ortamda hemen hissedilir ve çevresindekiler de maskeli kişinin haleti ruhiyesine göre şekil alırlar.

Böyle davranmayanlar ise ihanetle suçlanırlar. İşte “riya, ikiyüzlülük, yalan, aldatma” gibi benzeri gayri insani hasletler birbirini kovaladığı için bunlarla birlikte yaşanılır.

¥

İnsan yüzü tekdir ama maskelerin çeşidi binleri, milyonları bulur. Her zamana, zemine ve ana göre maske takılma zorunluluğu doğar.

Ve bu zorunluluk, varmak istedikleri neticenin vazgeçilmez şartı olup çıkar. Haliyle bu kural, artık kişi ya da kişilerin “iş kapısı” olur ki, rızık korkusu da tam bu noktada başlar.

Kısacası maişet endişesi, maskeli hayatı mecburi kılar ve bu mecburiyet, insanın dünyasını da ahiretini de karartır.

Ve maskeler, sahibine hep mükemmel olduğunu söyler. Mahşerde ise gerçek uzuvlarımızın konuşacağını unutturur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi