Hüseyin Öztürk

Hüseyin Öztürk

Muhabbet Ateşi

Muhabbet Ateşi

Bu haftaki eserimizin adı, “Muhabbet Ateşi.”

Yazarı ise kalem erbabı, söz ustası, yazdıklarını okurken konuştuğunuz hissi veren, konuşurken yazıyor hissi uyandıran, harfleri gramajına göre seslendiren Dursun Gürlek.

Kubbealtı Neşriyat’tan çıkan eseri de aynı minval üzere yazılmış bir kitap. Beş Pazartesidir kitap tanıtmadığımı hatırlatarak; “Yoksa vaz mı geçtin” diye sordu.

Ben de vazgeçmediğimi, Cumhurbaşkanlığı seçimi sebebiyle, “Müslümanların münafıklara aldanmaması için yüzyılın parantezini kapatacak bir seçime destek amacıyla yazılar yazdığımı” söyledim.

Dursun Gürlek hoca da Muallim Naci’den bir dörtlük okuyarak sözün özünü söyleyiverdi.

Ben de bu hafta tanıtacağım kitabının önsözü olsun diye bu mısraları, kitabın ilk sayfasına yazmasını istedim, o da yazdı. Şöyle:

“Hakperestim, arz-ı ihlas ettiğim dergâh bir,

Bir nefes Tevhid’den ayrılmadım; Allah bir!” Muallim Naci.

Evet, Dursun Gürlek’in kitabının adı; “Muhabbet Ateşi” demiştik. “Muhabbet” öyle insani ve İslami derinlikli bir kavram ki.

“Dostluk, kardeşlik, arkadaşlık, sevgi, saygı, hoşgörü, affetmek ve samimiyet” gibi nice güzel kavramlarımız vardı ama ne yazık ki, hepsinin sömürülmesine göz yumduk.

Sömürenler kadar sömürten bizler de suçluyuz. Bu kavramlarla insanlar aldatıldı, yanıltıldı, maddi manevi sömürüldü, Kur’ani, Peygamberi, dini tüm duygular altüst edildi.

Erenler der ki; “Yiğit düştüğü yerden kalkar.” Tamam düştük ama Allah’ın izniyle düştüğümüz yerden kalkar ve bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkarız.

Bu sefer muhabbetin köküne ineriz. Allah’a, Kur’an’a, Peygamber’e dayanan kabul görmüş kaynaklara müracaat ederiz.

Dursun Gürlek’in “Muhabbet Ateşi” adlı eseri, görmezden gelinen derinliklerde bulunup, yüzeye çıkmayı bekleyen “muhabbetlerle” dolu bir kitap.

Kitaptan “Bir Demet Hikmet Goncesi”

-“İki kimse bu dünyada boşuna zahmet çekmiş, faydasız gayret göstermiştir. Biri mal biriktirip yemeyen, diğeri de ilim öğrendiği halde gereğince amel etmeyen kimsedir.”

-“Ne kadar ilim tahsil edersen et. O ilme göre amel etmediğin sürece cahil sayılırsın. İlmiyle amel olmayan kimse, gerçek manada ne muhakkiktir ne de âlimdir.”

-“İşler sabırla görülür. Acele eden, baş aşağı gider.

Çölde aheste adımlarla yürüyen kimse, acele edeni geçti. At koşmaktan yorulup geri kaldı, deveci ise devesini yine eskisi gibi aheste sürüp gitti. Demek ki, yavaş yavaş acele etmek gerekiyor.”

-“Söyleyeceği sözü, fikir terazisiyle tartmadan söyleyen kimse, alacağı cevaptan da incinebilir.”

-“İlim tahsil etmek, dinen ilerlemek içindir. Yoksa dünya için değildir. Zühd ü takvayı ve ilmi dünyaya feda eden adamın hali, önce bir harman toplayıp daha sonra onu yakan adamın haline benzer.

Eser hakkında bilgi için Kubbealtı Neşriyat; 0212- 516 23 56

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Öztürk Arşivi