Mustafa Özcan

Mustafa Özcan

İki cami ikiz minber

İki cami ikiz minber

Halep tarihte önemli roller oynamış bir şehirdir. Yaşanan kıyamet sürecinde de ifa edeceği önemli roller bulunuyor. Halep de Kudüs ve çevresi kapsamına girer. Bundan dolayı Şam gibi mübarektir. Şam ve Halep’te birer Emevi Camii bulunması tesadüf değildir. Yahudiler bir biçimde Kudüs’teki Mescid-i Aksa ve Harem-i Şeriften kurtulmaya çalışıyorlar. Bundan dolayı da 1968 yılında Salahaddin Minberi olarak anılan esasında Nureddin Zengi minberi olan yapı fanatik Yahudiler tarafından yakılmıştır. Yahudiler oldu bittilerle minberi yaktıkları gibi aynı zamanda Mescid-i Aksa’yı da aynı şekilde benzeri yollarla ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Allah’ın lütfu keremiyle şimdiye kadar emellerine ulaşabilmiş değiller. Bununla birlikte mükerrer tecavüzleri ve baskınları dur durak bilmeden el’an devam etmektedir. Sınırsız/Bilakuyut programında hasbe’l kader buluştuğumuz Fevzi Zakiroğlu unuttuğumuz bir hususu hatırlattı. Halep’teki Emevi Camii’ndeki minber ile Yahudilerin 1968 yılında yaktıkları minberin ikiz olduğunu söyledi.

Bu minberler Nureddin ve Salahaddin neslinin zafer nişanesi idi. Hatta İsrail oğulları Musa ve Harun’un (Aleyhisselam) emanet-i mukaddesesi olan sanduka (tabutla) birlikte savaşa çıktıkları gibi Nureddin Zengi de seferlere minberle birlikte çıkmış ve bu minberin hedefi ve yerine yerleştirilmesi İslam ordularının kızıl elması olmuştur. Bu somut hedefle birlikte murabıtlar ve gaziler Haçlılar üzerine hamle üzerine hamle ve savlet üzerine savlet yapmışlardır. Sonunda bu ikiz minberlerden ikincisini Salahaddin Eyyübi Mescid-i Aksa’ya dikmiştir. Günümüzde şahlanan Yahudi fanatizmi Aksa’daki bu minberi yakmıştır. Nuseyri sürüleri de aynı şekilde Halep’teki Emevi Camii’ndeki ikiz minberi veya bütünüyle camiyi kundaklama teşebbüsünde bulunmuşlardır. Bugün birçoklarının ifade ettiği gibi Suriye hem Nuseyri hem de Şii işgali altındadır. Ebu Mansur el Bağdadi’nin ifade ettiği gibi ehl-i bidatın hakim olduğu topraklar daru’l İslam sayılmaz. En azından kamilen daru’l İslam saymamız mümkün değil. Safavilerden itibaren İran ehli İslam için geçirmez bir kale hükmüne girmiştir. Alamut’un genişlemiş hali haline gelmiştir. İran bugün daru’l İslam mıdır yoksa darul İslam’ın yitik bir parçası mıdır?

Erdoğan’ın Cami-i Emevi’de Cuma namazı kılma temennisi yahut fetih arzusu Rafizilerin, Haçlıların ve Siyonistlerin gözdesi olan Beşşar Esat’ın ukdesi haline gelmiştir. Esat yalpalamalardan sonra aslına rucu etmiştir. ‘Yağlibu’t tab’u alet’ tetabbui’ ifadesinde olduğu gibi olaylarla birlikte asli kimliği meydana çıkmıştır. Kudüs Siyonistlerin işgali altında olduğu gibi Halep ve Şam, Haçlı acentası durumundaki Şii ve Nuseyrilerin işgali altına girmiştir. Minberleri aynı olduğu gibi camilerinin de kaderleri aynıdır. Raid Salah’ın ifade ettiği gibi Mescid-i Aksa’nın kurtuluşu Şam ve Halep’teki Emevi Camii’nin kurtuluşuyla kaimdir. Kurtuluş sürecindeki ilk halka Ayasofya Camii’dir. İkincisinde Halep ve üçüncüsünde Şam Emevi Camii’dir. Dördüncüsü ise Kudüs ve Mescid-i Aksa’dır. Hâlâ kurtuluş süreci Ayasofya’da tıkanmış bulunuyor. Birileri hâlâ lafla peynir gemisini yürütmeye kalkışıyor. Akşam gazetesinden Atıf Hüseyin isimli müstear isimli yazar ‘Kudüs’ün kurtuluşu Halep’ten geçer’ diye gayet yerinde bir makale kaleme almıştır. Haçlılardan Kudüs’ü kurtarma halkalar şeklinde gerçekleşmiştir. Dikey halkada İmadüddin Zengi, Nureddin Zengi ve Salahaddin Eyyübi vardır. Yatay halka da ise Musul, Urfa, Halep, Şam, Kahire ve Kudüs vardır. Böylece tasmanın halkaları tamamlanmıştır. Günümüzde ise dikey halkada herhalde Mehdi ve arkadaşları yatay halka da ise Ayasofya, Emevi Camileri ve Mescid-i Aksa yer almaktadır. Kim yücelmek isterse gecesini gündüzüne katar; temennilerle değil, icraatla iş görür. Bu işi de kahramanlık peşinde değil vazife peşinde olanlar kotaracaktır. Kahramanlık peşinde olanlar konuşur iş peşinde olanlar ise icraat yapar. Bir gönülde iki sevgi barınmaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa Özcan Arşivi