Mustafa Özcan

Mustafa Özcan

Salahaddin Kırmızı Çizgimizdir

Salahaddin Kırmızı Çizgimizdir

Ira­k’­ta Kürt böl­ge­sin­de bir Sa­la­had­din ken­ti var. Bir de Tik­ri­t’­in mer­ke­zi ol­du­ğu Sa­la­had­din vi­la­ye­ti var.  El­bet­te her iki­si­ni de kas­tet­mek­le bir­lik­te özel­lik­le de Tik­rit mer­kez­li Sa­la­had­din vi­la­ye­ti­ni kas­te­di­yo­ruz. IŞİD ba­ha­ne­siy­le bir­lik­te Şi­i mi­lis güç­le­ri böl­ge­ye yö­ne­lik ola­rak ye­ni bir ta­ar­ruz dal­ga­sı baş­la­tı­yor.  Bu, ta­ma­men mez­he­bi sa­ik­ler­le baş­la­tı­lan bir sal­dı­rı ve ta­ar­ruz. Ne­re­den bi­li­yo­ruz? Bi­rin­ci­si, el Haşd eş Şa­bi/ Halk Yı­ğı­na­ğı ola­rak bi­li­nen Haç­lı se­fer­le­ri­ni ha­tır­la­tan sek­ter mi­lis­le­rin bu sal­dı­rı­lar­da baş­rol oy­na­ma­sı­dır.  Irak or­du­su ade­ta dev­re dı­şı­dır. Zi­ra iş­gal­ci Ame­ri­ka­lı­lar­la bir­lik­te iş­gal­ci İran­lı­lar ve on­la­rın iş­bir­lik­çi­le­ri mil­li Irak or­du­su­nu yok et­miş­ler­dir. Onun ye­ri­ne İra­n’­da Be­siç mo­de­li Şi­i mi­lis­le­ri ika­me edi­yor­lar.  El Haşd eş Şa­bi, Pe­gi­da­’nın Irak ver­si­yo­nu­dur.  Ira­k’­ta Ba­as’­ın kö­kü­nü ka­zı­yan­lar Su­ri­ye­’de Ba­as’­ın ha­mi­si ol­du­lar. Ba­as’­ın se­kü­ler ya­pı­sıy­la sa­vaş­tık­la­rı­nı id­di­a edi­yor­lar­dı.  Su­ri­ye­’de sek­ter ne­den­ler­le sa­vaş­tık­la­rı or­ta­ya çık­tı. Şim­di IŞİ­D’­i Ira­k’­tan sök­me ba­ha­ne­siy­le göz­le­ri­ne Tik­ri­t’­i  dik­ti­ler. Tik­rit, Sün­ni ya­ta­ğı­dır ve Sün­ni­ler açı­sın­dan ga­yet sem­bo­lik bir ehem­mi­ye­te ha­iz­dir. Zi­ra bu­ra­sı sa­de­ce Sad­dam Hü­se­yi­n’­in de­ğil ay­nı za­man­da ta­ri­hi ko­mu­tan ve Haç­lı­la­rın be­la­lı­sı Sa­la­had­din Ey­yü­bi­’nin ye­tiş­ti­ği ta­ri­hi şe­hir­dir. Bu açı­dan İs­lam dün­ya­sı­nın göz­be­be­ği ve  Sün­ni­le­rin atar­da­ma­rı­dır. Bu­ra­sı­nın Şi­i mi­lis­ler ta­ra­fın­dan iş­ga­li, fi­zi­ki ol­ma­nın öte­sin­de sem­bo­lik Şi­i za­fe­ri­ni tem­sil et­mek­te­dir. Şii­ler bu­ra­sı­nı ele ge­çi­re­rek Sa­la­had­di­n’­in ru­hu­nu  sön­dür­mek, unut­tur­mak is­ti­yor­lar. Böl­ge­de Sa­la­had­di­n’­in iki düş­ma­nı var. Bi­ri­si İs­ra­il, öte­ki İra­n’­dır. Zi­ra Sa­la­had­din hem Fa­ti­mi dev­le­ti­ni hem de Haç­lı­la­rı ta­ri­he göm­müş­tür. .  Ma­cid Ar­san Gey­la­ni,  şa­ha­se­ri olan Ha­ke­za Za­ha­re Ci­lu Sa­la­had­din ve Ha­ke­za Adet el Kuds ki­ta­bın­da yaz­dı­ğı gi­bi Ya­hu­di­ler Sa­la­had­di­n’­in mi­ra­sı­nı ve ru­hu­nu kül­le­mek is­ter­ler.  Her fır­sat­ta ih­ya edi­ci, di­ril­ti­ci adı­nı unut­tur­ma­ya gay­ret eder­ler. On­lar adı­na bir şe­kil­de bu gö­re­vi gü­nü­müz­de İran mer­kez­li Şii­ler de­ruh­te et­mek­te­dir.

Haz­re­ti Ömer ile baş­la­yan Sa­la­had­di­n’­ler­le de­vam eden fe­tih­le­rin al­tın sil­si­le­si­nin mi­ra­sı­nı yok et­mek ve  bu­gü­ne ya­rı­na da­ir umut kı­rın­tı­la­rı­nı ku­rut­mak is­ti­yor­lar.  Bun­dan do­la­yı Sa­mar­ra­’nın Tik­ri­t’­in Sün­ni­le­rin elin­de kal­ma­sı­nı Tah­ra­n’­ı kay­bet­mek ola­rak gö­rü­yor­lar. Sün­ni­ler Müs­lü­man de­ğil mi ki on­lar ka­za­nın­ca Tah­ra­n’­ı kay­be­di­yor­lar! İra­n’­ı bin yıl bo­yun­ca Türk­ler yö­net­me­di mi?  İran Mil­li Sa­vun­ma Kon­se­yi Baş­ka­nı  Ali Şem­ha­ni  Ka­sım Sü­ley­ma­ni ko­mu­ta­sın­da­ki Şi­i akın­la­rı­nı şöy­le tas­vir et­mek­te­dir :” Sa­mar­ra bi­zim açı­mız­dan Sis­tan, Azer­bay­can, Şi­raz ve İs­fe­ha­n’­ı sa­vun­mak­tı­r…­” Hal­bu­ki, Sa­mar­ra ta­ri­hi ola­rak Türk­le­re tah­sis edil­miş, Ab­ba­si gar­ni­zon şeh­ri­dir.  Ha­san As­ke­ri­’nın ora­da­ki kab­ri bu­ra­sı­nın mül­ki­ye­ti­ni İra­n’­a ver­mez.  İd­di­adan öte hiç­bir ala­ka­la­rı yok­tur.  Kal­dı ki bu­ra­da Meh­di­’nin gir­da­ba gir­di­ği id­di­ası da is­pat­sız mes­net­siz Şi­i uy­dur­ma­la­rın­dan bi­ri­si­dir. Ka­bir si­ya­se­tiy­le em­per­ya­list dür­tü­le­ri­ni  ger­çek­leş­tir­mek is­ti­yor­lar.  Irak öz­be­öz bir Arap ken­ti ve onun dı­şın­da Türk­le­rin yurt­la­rın­dan bi­ri­si­dir. Sa­la­had­din Ey­yü­bi, Zen­gi­le­rin ve Sel­çuk­lu­la­rın çı­ğı­rı­nı sür­dür­müş­tür. Bu­ra­sı­nın ta­ri­hi ta­pu­su Türk­le­rin elin­de­dir.  Sa­mar­ra ve Tik­ri­t’­i kay­bet­ti­ği­miz­de İmam-ı A’­zam tür­be­si­ni Şi­i iş­ga­lin­den ve ta­sal­lu­tun­dan kur­tar­ma umut­la­rı­nı kay­be­de­riz.   Bas­ra­’da Ha­san-i Bas­ri­’nin yur­du­nu ge­ri al­ma rü­ya­mız ka­bu­sa dö­nü­şür.  Irak ve Su­ri­ye kar­deş­tir; şe­hir­le­ri de öy­le­dir. Mu­sul Ha­le­p’­in den­gi­dir. Fel­lu­ce ve­ya Tik­rit, Ha­ma­’nın.  Sa­mar­ra ise Hu­mu­s’­un den­gi­dir.

Bir gün ye­ni­den Dic­le kı­yı­la­rın­da kah­ve­mi­zi yu­dum­la­ya­ca­ğız. Do­ğu Pe­rin­çe­k’­in rağ­mı­na İmam-ı A’­zam Ca­mi­in­de ve Eme­vi Ca­mi­ile­rin­de sa­de­ce na­maz kıl­ma­ya­ca­ğız, hut­be­le­ri­miz de ye­ni­den oku­na­cak. İs­lam dün­ya­sı İs­ra­il ve İran fet­re­ti­ni aşa­cak­tır.  Tuğ­rul Be­y’­in şan­lı tuğ­ra­la­rı­nın akis­le­ri böl­ge­de ye­ni­den par­la­ya­cak ve Ba­sa­si­ri gi­bi dö­nek ve kay­pak­lar  ta­ri­hin rüz­ga­rı önün­de  sav­ru­lup gi­de­cek­tir. Ka­sım Sü­ley­ma­ni gi­bi­ler de Su­ri­ye cep­he­sin­de Hür­mü­z’­ün akı­be­ti­ne uğ­ra­ya­cak­tır. El­bet­te ka­zan­mak için   var güç­le­riy­le  di­di­ni­yor­lar la­kin kal­leş­lik ve  iha­net çeh­re­le­ri or­ta­ya çık­mış­tır.  Ali Şem­ha­ni­’nin dı­şın­da  Dev­rim Mu­ha­fız­la­rı­nın so­rum­lu­la­rın­dan Meh­di Ta­ib  de Su­ri­ye­’yi kay­bet­me­nin Ah­va­z’­ı kay­bet­mek­ten da­ha be­ter ol­du­ğu­nu; Şa­m’­a el­de tu­ta­rak Ah­va­z’­ın ge­ri alı­na­bi­le­ce­ği­ni la­kin Ah­va­z’­ı mu­ha­fa­za ede­rek  Şa­m’­ın ko­ru­na­ma­ya­ca­ğı­nı ile­ri sür­müş­tür.  Ali Ek­ber Ve­la­ye­ti gi­bi­le­ri­nin söy­le­di­ği gi­bi, Şa­m’­ın düş­me­si­nin Tah­ra­n’­ın düş­me­si an­la­mı­na ge­le­ce­ği ile­ri sü­rül­müş­tür ( Bak : l Ha­yat, 30 Ara­lık 2014 ve  http://www.ala­ra­bi­ya.net/ar/iran/2015/03/03/مسؤو­ل-إي­راني-سور­يا-هي-الم­حافظ­ة-الإ­يراني­ة-رق­م-35.html ). De­mek ki çi­vi çi­vi­yi sö­ke­cek. Ma­dem ki Sa­mar­ra­’nın düş­me­si Tah­ra­n’­ın düş­me­si ise ne­den Tuğ­ru­l’­un şeh­ri Tah­ran il­gi­mi­zin dı­şın­da?  He­de­f’­e Tah­ra­n’­ı ko­ya­rak Bağ­da­t’­a ula­şa­bi­li­riz.  İran için Bağ­dat ka­pı­la­rı Şa­m’­dan baş­lı­yor­sa bi­zim için de İs­tan­bu­l’­un ka­pı­la­rı Tah­ra­n’­dan baş­la­mak­ta­dır.  Sa­ha­be­le­rin gü­zer­ga­hı  ve  ata­la­rı­mı­zın top­rak­la­rı­nı da alıp es­ki Re­y’­e ya­ni Tah­ra­n’­a Tuğ­rul Be­y’­in tuğ­ra­sı­nı ve san­ca­ğı­nı di­ke­ce­ğiz. Sa­ha­be­ler­den son­ra dün­ya şan ve­re­cek,  dün­ya ye­ni bir Sa­sa­ni he­zi­me­ti­ne ta­nık ola­cak­tır.  Böy­le­ce, sa­ha­be­le­rin, Tuğ­rul Be­y’­in, Zen­gi­le­rin ve Sa­la­had­di­n’­in ru­hu­nu da şad et­miş ola­ca­ğız. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
13 Yorum
Mustafa Özcan Arşivi