Mustafa Özcan

Mustafa Özcan

Yezidi-Kürt Paradoksu

Yezidi-Kürt Paradoksu

Yenibosna’da bir parkta Birgül Açıkyıldız Şengül’ün Ezidiler adlı kitabını tetkik ederken Afrinli bir Kürt göçmenle karşılaştım, tanıştım. Bana ne okuduğumu sordu ve benimle sohbet etmek istedi. Önce Kürtçenin değişik lehçeleriyle hitap etti bende şafak atmayınca tarzancaya geçti. Ardından kendisinin Suriyeli olduğuna kanaat getirince kendisine Arapça hitap ettim; karşımdaki zat Afrinli emekli bir polis memuru çıktı.  Kader rüzgarları ve hatta fırtınaları onu Afrin’den buralara savurmuştu. Yakınlarıyla birlikte parkta eğleniyordu. Laf döndü dolaştı Yezidilere geldi ve Suriye ve özellikle Afrin gibi yörelerde Yezidilerin varlığına dikkat çekti ve sözü bir kısmının öz Kürt kimliğini inkar ettiklerine getirdi. Ben de tasdik ettim. Gerçekten de Yezidilerden bir kısmı İslam-Sünni akidesi üzerine olan Kürtlerle ortak kimlik taşımamak için etnik olarak Kürt kimliklerini gizleme ve inkar etme gereği hissediyor. Kürt kimliklerinden sıyrılıyorlar. Özellikle Hıristiyan bölgesinde yaşayan Yezidiler dini kimlikleri dolayısıyla etnik kimliklerine de yabancılaşmışlardı. Dolayısıyla güçlü olan kimlikleri güçsüz olan kimliklerini bastırıyor ve zamanla ortadan kaldırıyordu. Yezidiler konusunda alan araştırması yapan Birgül Açıkyıldız Şengül bu konudaki tanıklığını şöyle dile getiriyor : “1989’den sonra Dağlık Karabağ savaşı sonucu Müslüman Kürtlerin büyük çoğunluğu Ermenistan’ı terk ederek, Rusya, Orta Asya ve Azerbaycan’ın farklı bölgelerine gitti. Yalnızca Ezidilerin Ermenistan’da kalmasına izin verildi ve onlar burada bir kez daha Kürtler’den farklı bir ulusal grup olarak tanımlandılar. Dillerine Ezidiki adı verildi. Böylece Ermenistan Ezidileri eski Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra siyasi olarak bölündüler. Bazıları Kürt kimliğini reddederek Ermenistan Cumhuriyeti’ne bağlılıklarını ifade etmekte, diğerleri ise Kürt kimliklerine sahip çıkmaktadırlar (Ezidiler, Birgül Açıkyıldız Şengül,s:106, Alfa Yayınları).

Çoklu kimlik kendi içinde ayrışmaya başlayınca baskın çıkan ötekini söndürüyor.  Yezidilerin etnik kökenleri ve akrabaları olan Kürtlere yabancılaşmaları gibi.  Bu dini olanın etnik olana baskın çıkmasının sonucudur. Yezidi kimliği ağır basınca İslam’ın içinde yeni kimlik kazanmış olan Kürtlere yabancılaşıyor. Bu Mısır’ın Müslüman olması sürecine benzetilebilir. Kıptilerin büyük kısmı İslam içinde erimiş ve Araplaşmış kalanı ise Hıristiyan Kıpti olarak kalmış ama Araplaşan Müslüman Kıptilere yabancılaşmıştır. Kimileri Kürtlerin asıl dininin Yezidilik olduğunu ileri sürüyor. Halbuki Yezidilik sürekli yenilenen, gelişen bir dindir. İslam’dan önce Zerdüştlük veya Maniheizm ile arasında köprü kurulabilir. Lakin İslam’dan sonra Kabelerini, zemzemlerini Laleş’e taşımışlar veya burada İslam’dan kopya ama ona zıt yeni bir din geliştirmiş, üretmişlerdir. Yezidilik eklektik, sözlü geleneğe dayalı ve toplama bir din olduğu oranda gelişen ve kendisine yeni unsurlar ilave eden bir dindir. Bidat ilavelerle çoğalan bir dindir. Hasan el Basri, Abdulkadir Geylani, Gazali gibilerini ululuyorlar. Bu açıdan İslam ile köprü kuruyorlar. Kadir Suresini de okuyorlar. Bununla birlikte Şeyh Adiy Türbesi’ndeki Ayete’l Kürsi kitabesini siliyorlar. Eklektik olduğu oranda çelişkiler yumağı.

***

 Yezidilik kimliği öne çıkan Kürtler, Kürt kimliğinden sıyrılıyorlar. Buna mukabil ulusal kimliği veya şuubi kimliği öne çıkan Kürtler de Yezidiliğin cazibesine veya Zerdüştlüğün cazibesine kapılıyorlar ve bu kimlikle bütünleşme arayışına giriyorlar. Ulusalcı veya şuubi damarlarla İslam’a yabancılaşan Kürtler Yezidiliğin veya Zerdüştlüğün çekim alanına giriyorlar.   

PKK odaklı bazı Kürtler de ulusalcılık damarı nedeniyle dini damarlarına yabancılaşmışlar ve Yezidilerle veya Zerdüştlerle yakınlık ve köprü kurmaya başlamışlardı. İslama veya dini zeminlerine yabancılaştıkça gayri Müslimlere yakınlaşıyorlar. Yezidiler Sihler gibi dinlerini İslam’dan kopya etmelerine rağmen insanoğlunun Allah’a düşman kesilmesi gibi zamanla İslam’a hasım ve düşman kesilmişlerdir. Her halukarda İslam’dan uzaklaşan Kürtlerin refleksleri milli kimliklerinden uzaklaşan Yezidilere benziyor. Birisi dini kimlik üzerinden etnik benliklerine yabancılaşıyor kimileri de etnik kimlikleri üzerinden dini benliklerinden uzaklaşıyor. Burada kimi PKK ekseninde devran eden ulusalcı Kürt hocaların da büyük vebali var. İşte bunlar bilerek veya bilmeyerek Zerdüştlük değirmenine su taşıyorlar. Nimetullah Erdoğmuş gibileri bunu gizleme gereği bile duymuyorlar. Kürtleri Zerdüştlük veya Yezidilik anaforuna düşürüyorlar. Bunlar Mankurtlaşmış Kürtlerdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
Mustafa Özcan Arşivi