Gökhan Özcan

Gökhan Özcan

2007'nin gayrı ciddi tarihi – 2

2007'nin gayrı ciddi tarihi – 2

Birkaç gün önce geride bıraktığımız 2007 yılının gayrı ciddi tarihini yazmaya kaldığım yerden devam ediyorum.

15 Mart... Bir arkadaşım çorum'dan epeyce bir leblebi getirdi. Açıp bir iki tane yedim. Güzeldi. Birkaç tane daha yedim. Sonra birkaç tane daha... Sonra saatler boyunca yedim, yedim, yedim. Yedi saat sonra gelip leblebi paketini elimden aldılar. Söylenene göre, eğer baskısına yetişebilseymişim bu senenin Guinness kitabına girebilirmişim. Kısmet işte, seneye artık!

6 Nisan... Bir süpermarketin alışverişim karşılığında verdiği çekiliş numarasından bir papağan kazandım. Dilimizi çok iyi konuşuyor ve neredeyse entelektüel... Kendisiyle uzun sohbetler ediyoruz. Mesela son olarak "tüketim toplumu" ile ilgili tartışmamız benim için çok yararlı oldu.

21 Nisan... Dün gece misafir olduğu için papağanı oturma odasına bıraktım. Sıkılmasın diye de televizyonu açtım. O zamandan beri konuşmuyor, yüzüme bakmıyor.

8 Mayıs... Dün bir liseler arası münazara yarışmasının finalini izledim. Cevabı aranan, kırk yıldır olduğu gibi yine "Türkiye sanayi ile mi kalkınır, tarım ile mi?" sorusuydu. Konuşulanları dinledikten sonra kesin kanaatim şu: Konuşmayı bir an önce kesersek Türkiye kendi kendine kalkınır!

24 Haziran... Telefonuma "Şu numarayı arayın Tarkan size merhaba desin" diye bir mesaj geldi. Dayanamadım aradım, Tarkan bana merhaba dedi. On çocuklu bir ailenin yedinci çocuğuymuş, İzmir fuarında simit satıyormuş.

7 Temmuz... Arabasını garaj kapımızın önüne parkeden münasebetsiz yabancı şahsa dördüncü kattan en gür sesimle "N'apıyorsun birader!" diye bağırdım. "İyidir abi, uğraşıyoruz işte, sen n'apıyorsun?" cevabını aldım.

22 Ağustos... Hava o kadar sıcak ki çalıştığı ortamda klima bulunan bütün dostlarımı ziyaret ettim. İyi oldu, çoğunu yıllardır görmüyordum. Hatta sanırım ziyaret ettiklerimden ikisini daha önce hiç görmemiştim. Neyse ki olgun insanlardı, bana iyi davrandılar.

19 Eylül... üst komşum gelerek çamaşır makinesinin birden bire LigTV'yi çekmeye başladığını söyledi. Söylediğine göre çamaşırları içine doldurup makinenin "başlat" düğmesine bastığında bir "gooolll" sesi duymuş. Bakmış ortadaki dönen kısımda Kayserispor-Ankaraspor maçı oynanıyor. O sırada televizyonda Galatasaray- Trabzonspor maçını izlemekte olduğumdan gidip bakamadım, komşuma da hiçbir şeye dokunmamasını, hemen servis çağırmasını tembihledim.

23 Ekim... Sinemaya gittim ve bir bilet alarak salona girdim. Yanlış salona girdiğimi film başladıktan sonra anladım. Ama çıkmayıp filmi izledim. Muhteşemdi doğrusu. Demek bazen ayaklar, dalgın bir beyinden daha iyi iş çıkarabiliyor.

29 Kasım... Yine de film seçimini öncelikle beyne bırakmak lazım... İnanamıyorum, fren balatalarının CIA'ye çalıştığı bir animasyon saçmalığı izlemek zorunda kaldım.

31 Aralık... 2007'nin gayrı ciddi tarihini yazmaya başladım. Biraz önce okuduğum gazete ilavelerinde gördüm ki, gayrı ciddilik konusunda 2007'nin gerçek tarihiyle rekabet etmem zor olacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Gökhan Özcan Arşivi