Hasan Aksay

Hasan Aksay

Sabri Özey’le başka bir baharda tanıştık

Sabri Özey’le başka bir baharda tanıştık

Sabri Özey kardeşimizi inandığı bildiği “birincisinden daha güzel bir aleme” uğurladık. Binlerce mü’min, onu tanıyarak, bilerek gönülden dua ettiler. Sabri Bey kardeşimizin dava ve fedakarlıklarla, güzel nasiplerle dolu hayatı için, kırk yıl önce fikir, inanç ve dava heyecanı baharındaki tanışmamıza, ümit, iman ve gayretle aydınlanan günlere dönerek, onu, herkese iyilik, refah ve saadet için koşan, çırpınan haliyle anmak istiyorum.
Sabri Bey’le, Milli Nizam Partisi dava heyecanında tanışıp kol kola girdik. Ben MNP kurucularından, Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve İstanbul İl Başkanı idim. Sabri Bey, altı asırlık Cihan İmparatorluğu’nun, Bab-ı Ali’nin otağı Eminönü MNP Kurucu İlçe Başkanı oldu. Beş gün Ankara’da Genel Merkez’de çalışıyorum, her Cumartesi Pazar İstanbul Teşkilatı’nda çalışıyordum.
MNP’de yönetim seçimleri; dürüstlük ve güzel ahlak, olmazsa olmazlardı. İlçe büyüklüğü ve imkanlarına göre bir kısım kimseler önceden tespit ediliyor. Yönetime seçileceklerin, başta bu iki vasıfta tam olmaları aranıyordu. Fikir sahibi kimselerle görüşülüyor, cemaate soruluyordu. Sorulan kimseler genellikle, aleyhte konuşmayan kimseler olduğundan, “İyi ama, biraz daha bakalım” dese, yeni arayışlar başlıyordu. Sabri Bey, böyle bir ittifakın dürüstlük ve ahlakına şahitlikte ittifak ettiği bir kardeşimizdi. Allah mekanını cennet etsin.
MNP, adeta hassasiyetler partisi idi. İlk beyannamemizi yazarken başlangıç cümlesi için dört saat uğraşmıştık. Besmele, yani Allah’ın adıyla başlamak istiyorduk. Besmele kolaydı. Hıristiyan ve Yahudi dahi besmeleden alınmazdı. Ama bazı İslâm düşmanları olabilirdi. Onları da rahatsız etmeyelim dedik. Fakat büyük ve ümit dolu bir yola çıkıyorduk. Mutlaka Allah adıyla başlamak, onun yardımını dilemek, bile bile eksik yapmamak zorundaydık. Neticede Allah adıyla başlayan ve “irtica” feryatçılarına meydan vermeyecek cümleyi bulduk, “Allah’ın Hakkı tutma, iyiyi emretme, kötülüğü nehyetme yolunda seçtiği aziz ve mümtaz milletimiz” diye başladık beyannamemize.
Gösteriş, masraf ve külfet olmayacak. Parti çalışmalarında peynir ekmek gibi en sade ve külfetsiz ikramlar tercih edilecekti.
Gösterilen bu dikkat ve hassasiyetler, “Çarıklı Erkan-ı Harp” olan Anadolu insanı tarafından hemen fehm ediliyor, yorumlanıyordu. Birçok kimse partiye girmeye niyet ederken, bir yanlışı varsa dahi, hemen ona sırt dönüyordu. Birçok kimse içkiyi bıraktı, namaza başladı. Bir kısmı o zamana kadar bilmediği halde çok kısa zamanda Kur’an harfleriyle okumayı öğrendi.
Diyarbakır İl Başkanımız anlatıyor: “Parti kapatıldı. Belki götürürler diye bekledim. Gece yarıyı geçiyordu yattım, biraz sonra kapı çaldı. Herhalde götürecekler, giyinip açayım dedim. Hızla vurmaya başladı. Çıktım ki bir köylü. “Beni, MNP’ye kaydedeceksin” dedi. Kızdım, söylendim. “Başta anlayamadık. Geç kaldık ama anladık. Listede ismim mutlaka olacak. Siz ceza görecekseniz, ben de görmeliyim. Yarın kütükler gidebilir. Ben kaç saatlik köyden, gece karanlığında bunun için yürüdüm geldim. Senin evini sora sora buldum. Beni şimdi kaydedeceksin” diyor. Detaylarıyla anlatabilsem göz yaşartan, anlam ve inanç yüklü bir destandır bu olay...
MNP’nin fiili ömrü kısa oldu. Bu bir diriliş hareketiydi. Sağlam ve büyük bir medeniyetin kökleri filizleniyordu. Koparıldı. Yeni filizler çıktı, çıkacak. Sabri Bey, bu dirilişin Eminönü destanıydı. Başında bulunduğu ticaret, bir an ayrılmasına imkan vermeyen bir işti. Ama o, maddi bakımdan pahalıya mal olsa da, medeniyet yolunda zaman ve emek harcamak, fedakarlıkta bulunmaktan hiç geri kalmadı. Bütün bu koşturmalar arasında, ailesine de zaman ayırdı ve evlatlarını kendine layık yetiştirdi. Sabri Özey kardeşimizi anlatmak için başka söze gerek var mı!..
Mekanı cennet olsun. Kalanlarına sabır-ı cemil; en güzel ahlak ve medeniyeti, iki günü birbirine denk kılmayan bir gayretle yaşamak ve yaşatmak azminin sahiplerine güç, kuvvet, gayret vermesini Allah’tan niyaz ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hasan Aksay Arşivi