Mehmet Şeker

Mehmet Şeker

Doğan'abu ceza reva mı?

Doğan'abu ceza reva mı?

Aydın Doğan'ın dükkânına kesilen 826 milyon liralık ceza üzerine Deniz Baykal açıklama yaptı: “Bu olay, doğrudan, rejim sorunudur.”

Dolaylı bağlantıya razı değil...

Deniz Bey hep böyledir. İlla 'doğrudan' olacak. Mutlaka rejime yönelik olacak.

Yahu tamam, gel anlaşalım... Rejim sorununa bağlayalım ama doğrudan olmasın desek, kabul edecek gibi görünmüyor.

Hakem olsa “çift vuruş” vermez... “Direkt kaleye vuracaksan vur kardeşim!”


* * *
Meydanlarda olsun, Meclis kürsüsünde veya televizyon programlarında olsun, her liderin bir konuşma tarzı, bir üslubu, aşina olduğumuz bir ses tonu vardır.

Samimiyetle itiraf edeyim, Deniz Bey'in heyecanlı üslubuna, kendinden emin tarzına hastayım. Hele bir ses tonu var ki... Torununa masal anlatır gibi.


* * *
Asla yeknesak değil; inişli çıkışlı, vurgulu, tonlamaları ustaca.

Uzun kollu entarisi ve püsküllü şapkasıyla, büyükanne kılığına girmiş kurdun, kırmızı başlıklı kıza “Seni daha iyi bulabilmek için...” cevabını verdiği sahne, gözümüzün önünde canlanıyor onu dinlerken.

“Bu olay, doğrudan, rejim sorunudur” derken de o ses tonuyla konuştu.


* * *
Baykal doğrudan rejim sorununa işaret eder, Doğan Grubu da kesilen cezanın siyasi olduğunu söylerken...

Maliye tarafından yapılan incelemelerde “muhasebe hilesi, yanıltıcı belge ve örtülü sermaye transferi” suçlarının işlendiği...

Bu suçların belgelerle tespit edildiği ve tutanakla grup yöneticilerine imzalatıldığı açıklandı.

O halde, cezanın yerinde olup olmadığına karar vermek için bu açıklamaları netleştirmeli.


* * *
Her şeye rağmen şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki kayıtları incelendiğinde ceza kesilmeyecek şirket yoktur. İşlerini ne kadar düzgün yürütürlerse yürütsünler... Ne derece kitabına uygun yaparlarsa yapsınlar...

Mutlaka her işletmede büyük-küçük bir açık bulunur. İster bakkal dükkânı, isterse holding.

Yalnız, bir noktaya daha dikkat çekmek zorundayız...

Her işletmede, Doğan Grubu'nda olduğu gibi, “içeriden gelen bir ihbar mektubu” sözkonusu olmayabilir.


* * *
Bugün Aydın Doğan'ın avukatlığını üstlenen Deniz Bey, daha önce de Ergenekon davasının avukatı olduğunu açıklamıştı.

Terör örgütüne avukatlık yapacağına, teröristlerin öldürdüğü kişilerin, onların geride kalan yakınlarının, dosyaları “faili meçhul” denerek tozlu raflara kaldırılanların avukatlığını üstlenseydi keşke.

Ergenekon davasında yanlış tarafa meylettiği gibi, Doğan'a kesilen ceza konusunda da yanlışa düşüyor.


* * *
O grubu “özgür basın” sanıyor herhalde... Postmodern darbeci paşaların talimatıyla manşet atan, suçsuz kişileri andıçlayan gazeteleri savunuyor.

Ve Doğan Grubu'na kesilen cezada olsun, başka olaylarda olsun, ikide bir sözü aynı yere bağlıyor: “Bu bir rejim sorunudur...”

Tıpkı söyleyecek söz bulamayanların sıkıştıkları zaman “Her işin başı eğitim” demesi gibi...

Tıpkı “Vitamini kabuğunda” iddiası gibi...



Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Şeker Arşivi